Türkiye sınırında bulunan Kobani’nin (Aynel Arap) IŞİD tarafından kuşatılması ile başlayan ve ABD ile birlikte koalisyon güçlerinin de havadan destek verdiği savunma hattına dahil olan Hür Suriye Ordusu’na ait birliğin komutanı Albay Abdulcebbar Ageydi Al Jazeera Türk'e konuştu. 

Halep’in kuşatıldığı günlerde Kobani’ye destek güç göndereceğine yönelik beyanları, daha çok Arap kamuoyunda yoğun tepki toplayan Ageydi, bu girişimi ‘salt vatansever duygular ve insani kaygılar’ şeklinde açıkladı.

“Aynel Arap Halep’in bir ilçesi ve biz burada vatan toprağını savunmaktan öte bir amaç gütmüyoruz” diyen Ageydi; asker, silah ve mühimmat ihtiyaçlarının tamamını kendilerinin karşıladığını, dışarıdan destek almadıklarını belirtti. Uluslararası topluma yardım çağrısında bulunduklarını ifade eden Ageydi, şu ana kadar bu taleplerine hiçbir yanıtın gelmediğini vurguladı.

Kobani’ye askeri güç gönderme projesine Suriye içerisinde bulunan etkin muhalif gruplarla görüşüldükten sonra karar verdiklerini belirten Ageydi, halktan  gelen tepkiler üzerine bazı grupların desteğini çektiğini ve şu an 300 kişilik bir grupla tüm cephelerde IŞİD’e karşı savaş verdiklerini söyledi.

‘ABD ile amaçlarımız farklı’

Kobani’de ABD ile aynı saftaymış gibi göründüklerini ancak ABD’nin Suriye içerisinde Esed’e karşı savaşan farklı muhalif grupları da vurduğunu hatırlatarak söze başlayan Ageydi, “Biz sadece kendi stratejimizi uygulamak için oradayız” dedi ve şu ifadeleri kullandı:

"Biz Aynel Arap’ta ABD ile aynı safta gözükebiliriz. Ancak amaçlarımız çok farklı. ABD ve müttefiklerinin IŞİD ve Esed dışında herhangi başka bir grubu vurmasını şiddetle reddediyoruz. Ancak ABD Suriye politikasını İran’la işbirliği içerisinde şekillendiriyor. Size şunu net ifade edebilirim ki, ABD de İran gibi direniş gruplarının tamamen tükenmesini hedefliyor. Şu ana kadar aradan geçen dört yıla rağmen hiçbir şekilde toplu katliam konusunda yüzyılın en vahşi tablosunu Suriye’de yaşatan Esed diktasını hedef almamaları da bunun çok açık göstergesidir. 

Ebul Fadl Abbas, Asaeb Ehlül Hak ve Hizbullah gibi Şii gruplar bizim topraklarımızda on binlerce katliamın apaçık müsebbibiyken her ne hikmetse kimse onları bertaraf etmek için herhangi bir girişimde bulunmuyor. ABD ve diğer Batılı güçler Sünnileri terörist ilan etmekte çok istekliler. Ancak aynı gayreti nedense Şii gruplar konusunda sergilemek istemiyorlar. Bunun da arkasında yaşanan reel durumdan ziyade politik hesapların yattığını biliyoruz. Bir yandan ılımlı muhaliflerin eğitilmesi ve silahlandırılması konuşulurken diğer taraftan cephede direnen grupların ABD bombalarına hedef olması amacın ne olduğunu yeterince açıklıyor."

‘Suriye Kürtlerini kazanmak zorundayız’

Bir yıl öncesine kadar Halep Askeri Meclisi'nde başkanlık görevini yürüten Ageydi, PYD ve muhalif gruplar arasında dönem dönem çatışmalar yaşandığını ancak bu durumun telafi edilerek yeniden birlikte bir güç oluşturmak için tüm ilişkilerin bitmediğini ifade etti. Ageydi’ye göre, Kobani’de iyi bir sınav verilirse Esed ve IŞİD  karşısında bundan sonra tüm cephelerde ortak hareket etmek mümkün.

‘Rejim aramızda fitne çıkarmak istiyor’

‘Baba Hafız Esed ve oğul Beşşar iktidarları süresince Kürtlerden hiç hazzetmediler. Ne zaman ki Suriye halkı ayaklandı, o zaman akıllarına Kürtleri muhatap almak ve onlara imtiyazlar tanımak fikri geldi’ diyen Ageydi bunun basit bir kafa karıştırma siyaseti olduğunu belirtti ve şu sözleri sarf etti:

"Suriye halkını bir bütün olarak görüyoruz. Bizim Kürt kardeşlerimizle herhangi bir kan davamız da yok. Bugün onların yanında saf tutmamız da gelecekte inşa edilecek sağlam bir toplumun temelini teşkil etmek adınadır. PYD yöneticileri bundan sonra Esed’e karşı bize her cephede destek olma sözü verdiler. Örneğin Afrin bölgesinde bulunan Nübbul ve Zehra isimli iki Nusayri köyü var. Şayet biz kuşatma altında tuttuğumuz bu köyleri ele geçirmek için ciddi bir saldırı başlatırsak, kendileri de bizim yanımızda yer alacaklar. İşte bu işbirliği adımlarından çekinen Baas rejimi birçok kez Kobani’ye destek açıklamaları yaparak, Kürtleri yanına çekmeye çalışmaktadır. İktidarını korumak için aramızda yeni fitne tohumları ekmekten vazgeçmeyeceklerini biliyoruz. Ben tüm bu kirli oyunları PYD yönetimi ile de paylaşıyorum. Bu tuzağa bir daha düşmemeliyiz. Şu an bizim sergilediğimiz bu yardım ve destek tavrı önümüzdeki dönemde çok daha iyi anlaşılacak önemli bir adımdır."

‘Sünniler destek vermese Esed iktidarda kalamaz’

Halen başta Afrin olmak üzere Haseke ve Kamışlı bölgelerinde ordu ile PYD’nin ittifak halinde olduğuna dair iddiaların bulunması hakkında Ageydi, Esed’e verilen Sünni desteğe de dikkat çekerek şunları söyledi:

"Şu an Esed ordusunun başında bulunan şahıs bir Sünni. Yine Meclis'te bulunan milletvekillerinin de büyük bir çoğunluğunu Sünniler oluşturuyor. Devlet Başkanı'nın vekilleri de Sünni. Kabineyi oluşturan isimlerden birçoğu yine Sünni. Buradan hareketle şunu rahatlıkla söyleyebilirm ki; şayet Sünni elit Esed’e destek vermekten vazgeçse bu adam iktidarda kalamaz.”

“PYD’nin rejime destek vermesine gelince; bazı bölgelerde bu ittifakın olduğunu kabul ediyorum. Ancak biz onlara el uzatmazsak bu ittifak daha tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Neden Kürt kardeşlerimizi onlara terk edelim? Üstelik Afrin’de kendilerini Hür Suriye Ordusu’ndan gösteren kişi ve grupların Nübbul ve Zehra köylerine destek verdiklerini biliyorum. PYD yönetimi şu an kendilerinin o bölgede Esed güçlerine herhangi bir lojistik destek sağlamadığını ifade etti. Ayrıca Afrin bölgesinde Baas ordusuna yönelik girişilecek her türlü operasyona da destek vereceklerini ısrarla belirttiler. Şimdi biz adil olmak zorundayız. Biz vaadimizde kararlı olursak onlardan da kendi vaadlerine sadık olmalarını bekleyebiliriz. Onun için de Kürtleri hedef tahtasına koyanların önce Sünni kanattan Esed’e verilen desteği de bilmelerini istedim."

"Aynel Arap’a desteğin Halep savunmasına olumsuz etkisi yok"

Başlarda Kobani’ye 1350 kişilik Hür Suriye Ordusu’ndan teşkil edilen bir güç göndereceklerini açıklayan Ageydi, sonrasında bu rakamın sahada PYD komutanları ile yapılan istişareler neticesinde 200’e indirildiğini söyledi. Türkiye’den herhangi bir yönlendirme ve desteğin olmadığını da vurgulayan Suriyeli komutan ‘Türkiye bize sadece 200 kişilik askerin geçişinde kolaylık gösterdi’ diyor. Sonradan katılımlarla birlikte 300 kişiye ulaştıklarını kaydeden Ageydi, Kobani’ye gönderilenlerin sıcak hatlardan değil arka planda duran savaşçılardan seçildiğini vurguladı ve şu ifadeleri kullandı:

"Bizi Halep kuşatması en tehlikeli boyuta ulaşmışken Aynel Arap’a destek vermenin gereksizliği ile suçluyorlar. Elbette Halep’in tamamen kuşatılması direnişe çok büyük zarar verecektir. Ancak ben özellikle arka planda duran askerlerden bir birlik oluşturdum. Bu durumun Halep savunmasına en küçük bir olumsuz etkisi olmadı. Peşmerge birlikleri Irak’tan yardıma gelirken bizim Suriye topraklarını savunma duyarlılığı göstermemiz niçin yadırganıyor? Olayın özünde PYD’yi değil kendi vatan topraklarını muhafaza etme bilincimizin olduğunu herkes bilmelidir."

Yaşanan durumun bir savaş hali olduğunu söyleyen Ageydi, şu an kendileri ve PYD arasında bir ittifakın bulunduğunu elbette bu ittifakın bozulma ihtimali bulunduğunu ancak bu durumun yaşanmaması için tüm güçleriyle çalışacaklarını belirtti.

‘En büyük sorunumuz birlik olamamak’

“Kendi içimizde birlik olamamanın faturasını ödüyoruz. Şayet birlik olabilseydik şu an Esed belasından çoktan kurtulmuş olacaktık. Kendi içimizde birliktelik sağlayabilmiş olsaydık hiçbir harici güce ihtiyaç duymadan devrim tamamlanabilirdi."

Ageydi, ABD öncülüğünde gerçekleştirilen saldırıların kesinlikle Esed’in işine yaradığını kaydetti. Ayrıca Ageydi’ye göre, IŞİD de bu süreçten güçlenerek çıkacak ikinci unsur. Suriye halkını IŞİD ve Esed arasında seçim yapmaya zorlayacak bir planın devrede olduğunu da belirten Ageydi, şimdiden birçok muhalif grubun IŞİD ile görüşme yolları aradığını söylüyor.
“Aynel Arap tamamen özgürleşene dek burada kalacağız” diyen Ageydi, bundan sonra da aynı kararlılıkla Kürt kardeşlerinin yanında olmayı sürdüreceklerini yineledi.

Kaynak: Al Jazeera