Sosyal Medya

Güncel

'Başbakan olmasaydım aranızda olurdum'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Dolmabahçe'deki Başbakanlık ofisinde Akil İnsanlar Heyetinde konuştu. Davutoğlu, Akil İnsanlar Heyeti'nin, çözüm sürecinde oynadığı rolün büyüklüğüne dikkat çekerek, "Başbakan olmasaydım, ben de sizin aranızda olurdum" dedi.



Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları;

"Akil insanların kurulmasında hedeflerimiz belliydi. Sizler yoğun çaba sarfettiniz. Sizler, ortak bir vicdanı harekete geçirmek üzere tereddütsüz adım attınız. Çözüm süreci, bu toprakların en önemli projesidir. Sizlere, bu sürece sunduğunuz değerli katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Başbakan olduğum dönemde, hafızamı tazelemek için sizin hazırladığınız bu değerli raporların hepsini okudum.

"Yaptığınız hiçbir şey rafa kaldırılmadı"

"Son gelişmeler olmasaydı da, zaten sizinle bir araya gelecektik, bu buluşma kesinlikle konkjonktürel bir buluşma değildir, bunu da vurgulamak istedim. Eğer bugün ben Başbakan olmasaydım, bir akademisyen olarak, sizlerin arasında olurdum. Şunun bilinmesini istiyorum, Akil İnsanlar'ın yaptığı hiçbir şey, hazırladıkları hiçbir rapor, rafa kaldırılmamıştır."

"Sizin hazırladığınız raporlarda belirtilen birçok madde, demokratikleşme paketinde yer aldı. Çözüm süreci, artık Bakanlar Kurulu'nu da bağlayan temel bir umde haline gelmiştir. Çözüm sürecinin tarihi bir gelişme olduğunu özellikle vurguluyorum."

'Zamana mekana ve insana selam olsun'

"Hatırlarsanız, Kongre konuşmama 'Zamana mekana ve insana selam olsun' diye başlamıştım. Bizim büyük resimde gördüğümüz şudur, insanlığın en temel evreleri, kadim, modernite, küreselleşme. Küreselleşmenin getirdiği bazı olumsuz durumlar, bizim yapmak için uğraştığımız bazı şeyleri zarara uğrattı."

"Biz Latin Amerika ülkesi değiliz"

Herhangi bir coğrafyayı tahkir etmek için söylemiyorum ama biz Latin Amerika değiliz. Ancak bizde bin yılı devirmeyen şehir yoktur. Dolayısıyla bizde, şehirlerin tek bir mezhebe, tek bir topluma ait olması söz konusu değildir. Modernite kelimeleri içinde, süslü görünse de, devleti sadece bir etnik grubun malı olarak görmesi halinde anlamını yitirir. Bizler şunu keşfetmek zorundayız, tekçi yapılar, nerede olursa olsun acı ve hüzün getiriyor. Sadece Balkanlarda ve bizde değil, Pakistan-Hindistan bölgesinde de bu acı olmuştur."

"Vatandaşlık kimliği tarihdaşlık kimliği ile desteklenmek zorundadır. Kadimle modernitenin en doğru sentezi buradadır. Tek bir modernite için kadimin değerlerini yok ediyorlar, toplumun birikimini yok sayıyorlar. Biz reformcu devrimci ve evrensel bir dille hareket edip diğer taraftan da Kadim kültürümüzü destekleyen bir dil kullanmaya dikkat ettik."

"Bu kapsamda, Irak'ı en çok bölen aktör nedir diye sorsalar, ben, Musul'u Şii, Basra'yı Sünni, Erbil'i de Kürt şehri olarak tanımlayanlar" derdim. Bakınız bugün, bir Arnavut ile bir Azeri'nin, bir Boşnak'ın aynı apartmanda olduğu tek yer İstanbul'dur."

"Kürtlerin devleti Türkiye'dir"

"Kürtlerin devleti yok, devlet arayışı var diyenlere ben şunu söylüyorum, Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyeti'dir."

"Biz daha Arap baharından çok önce, barışçıl bir yollarla bunu halletmeye çalıştık. Vizeleri kaldırdık, ortak bir havza kurduk. Bizim vizyonumuz buydu, barışçıl, ekonomik, siyasal çözümler üzerine kurduk. "

Çözüm sürecine üç açıdan dikkat çekmek istiyorum, çözüm süreci millidir, tektipçi bir anlayışla değil, özgün bir anlayıştır. Bu yol, bu toprakların çocuklarının el ele yürüyeceği bir yoldur."

"Biz hiçbir zaman Kobani'yi hafife almadık, Suriye'deki hiçbir vatandaşın canını, malını diğerinin üstünde tutmadık. Ancak bizim başlattığımız çözüm süreci, Kobani'den önce de vardı."

"Diyarbakır buluşması, devrimci bir adımdı"

"Diyarbakır'da, IKBY Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'nin gelmesi, orada o dönem Başbakan olan Sayın Cumhurbaşkanımız ile konuşma yapması 'devrimci bir adımdı."

"Tarih Kobani'ye yaptıklarımızı yazacak"

Yapmamız gereken şu, Türkiye'de çözüm süreci ne kadar kısa sürede başarıya ulaşırsa, çevre ülkeler ve kardeş halklar da o kadar başarıya ulaşacaktır. Çözüm süreci, bir emanettir, tarihi bir projedir. Yeni hükümet görevini aldıktan sonra 1 Eylül'de hükümet programını açıkladığımızda, çözüm sürecine ilişkin bakış açımızı çok net bir şekilde ortaya koyduk.


 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.