Sosyal Medya

Yüzden fazla uluslararası kuruluş: Gazze’de ateşkes kâğıt üzerinde kaldı



Yüzden fazla uluslararası insani yardım, insan hakları ve sivil toplum kuruluşu, Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının Filistinlilerin acılarına son vermediğini, yürürlüğe girmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen sivilleri korumayan göstermelik bir anlaşma olarak kaldığını vurguladı. Kuruluşlar, İsrail’in öldürmeye devam ettiğine, insani felaketin derinleştiğine ve yardımlar ile yeniden imar malzemelerinin girişine kısıtlamalar uygulandığına dikkat çekti.

Kuruluşlar 9 Ekim Cuma yayımladıkları ortak açıklamada, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail işgal güçlerinin, aralarında en az 327 çocuğun bulunduğu 1.400’den fazla Filistinliyi öldürdüğünü belirterek, Gazze Şeridi’ndeki öldürme ve mahrumiyetin ateşkes kılıfı altında olağan bir gerçekliğe dönüşmesine izin verilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Açıklamada, yaklaşık 2 milyon Filistinlinin hâlâ barınağa ihtiyaç duyduğu, Gazze Şeridi’ndeki 36 hastanenin hiçbirinin tam kapasiteyle çalışmadığı, yaklaşık 1,4 milyon kişinin ise kriz seviyesinde ya da daha ağır düzeyde akut açlıkla karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Anlaşmanın birinci yılı: Katliam sürüyor, koruma yok

Kuruluşlar, İsrail’in hava saldırıları, açtığı ateş ve askeri operasyonları sonucu geçen bir yılda 1.400’den fazla Filistinlinin şehit olduğunu belirterek, bunun ateşkes ilan edilmesine rağmen sivillerin karşı karşıya olduğu tehlikenin sürdüğünü gösterdiğine dikkat çekti.

Açıklamada, enkazı kaldırmak ve kayıplara ulaşmak için gerekli iş makineleri ve ağır ekipmanın girişine İsrail’in getirdiği kısıtlamalar nedeniyle Filistinli ailelerin ve kurtarma ekiplerinin yüzlerce şehidin cenazesini, çoğu zaman çıplak elleriyle enkaz altından çıkarabildiği belirtildi.

Bazı kurbanlar hâlâ enkaz altında bulunuyor. Arama kurtarma çalışmaları büyük zorluklarla karşılaşırken, gerekli ekipmanın girişinin engellenmesi cenazelerin çıkarılmasını tamamlamayı imkânsız kılıyor ve pek çok aileyi, evlatlarının akıbetini öğrenmeyi beklemekle süregiden kayıp arasında askıda bırakıyor.

Kuruluşlar, işgal ordusunun “Sarı Hat” olarak bilinen hattı, anlaşmada belirlenen çekilme hattını aşarak Gazze Şeridi’nin daha da içlerine ittiğine dikkat çekerek bunun sahadaki durumu daha da tehlikeli hale getiren bir gelişme olduğunu dile getirdi. Bu durum Filistinlileri daha dar ve daha kalabalık bir coğrafi alana sıkıştırdı.

Büyük yıkım, iki milyon civarında insan barınaksız

İnsani ve yapısal açıdan, yakın zamanda çekilen uydu görüntüleri Gazze Şeridi’nin uğradığı yıkımın boyutunu ortaya koydu. Mahallelerin tamamı enkaza dönerken, yapıların yüzde 80’inden fazlası hasar gördü, yaklaşık üçte ikisi ise tamamen yıkıldı.

Kışın yaklaşmasıyla birlikte yüz binlerce Filistinli aile hâlâ çadırlarda, geçici barınma merkezlerinde ya da hasarlı evlerde kalıyor. Uygun barınak bulunmaması ve yıkılan evleri onarmak için gerekli imkânların eksikliği nedeniyle soğuk, yağmur ve sellerin bu ailelerin acılarını derinleştirmesinden endişe ediliyor.

Kuruluşlar, Gazze Şeridi’ndeki hanelerin yaklaşık dörtte birinin geçimini kadınların sağladığına dikkat çekti. Bu durum, özellikle geçim istikrarının olmadığı ve temel ihtiyaçlara erişimin zor olduğu koşullarda bu ailelerin yükünü daha da artırıyor.

Kuruluşlar ayrıca, Filistinli ailelerin çökme tehlikesine rağmen bombardımanda hasar görmüş binalara sığınmak zorunda kaldığı uyarısında bulundu. Geçen eylül ayında Gazze kentinde hasarlı bir binanın çökmesi sonucu aralarında 12 çocuğun bulunduğu 21 Filistinlinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Bu olaylar, sivillerin güvenlik arayışıyla sığındıkları bölgelerde bile hayatlarını tehdit eden risklerin sürdüğünü gösteriyor. Öte yandan çökme tehlikesi taşıyan binaları terk etmelerine imkân verecek yeterli konut alternatifi bulunmuyor.

Bedeli Gazzeli çocuklar ödüyor

Çocukları Kurtarın (Save the Children) örgütünün İcra Kurulu Başkanı Inger Ashing, çocuklar şehit olmaya ve aileler hayatlarını yeniden kuramamaya devam ettiği sürece ateşkesin anlamını yitirdiğini söyledi. Ashing, anlaşmanın ilan edilmesinden bu yana çocukların öldürülme oranının günde bir çocuğa yaklaştığına dikkat çekti.

Ashing, anlaşmayı destekleyen hükümetleri öldürmeyi durdurmak ve Filistinli çocukların gıda, sağlık hizmeti, barınak ve eğitime erişimini güvence altına almak için nüfuzlarını kullanmaya çağırdı. Çocukların güvenlik içinde yaşama ve kayıp ve mahrumiyet sarmalından uzak bir geleceğe sahip olma hakkı olduğunu vurguladı.

Bu uyarılar, yaşam koşullarının kötüleşmeye devam ettiği, çocukların ve yerinden edilmiş ailelerin ihtiyaçlarının arttığı ve yardımlar ile temel malzemelere uygulanan kısıtlamalar nedeniyle asgari yaşam koşullarının yeniden sağlanmasının zorlaştığı bir dönemde yapıldı.

Sağlık sistemi çöküşün eşiğinde

Sağlık alanında kuruluşlar, hastanelerin ilaç, tıbbi malzeme, ekipman ve yakıtta yaşanan ciddi eksiklik nedeniyle son derece zor koşullarda çalışmaya devam ettiğini vurguladı. Bu durum hastaların ve yaralıların hayatını tehdit ediyor ve sağlık ekiplerinin gerekli bakımı sağlama kapasitesini sınırlıyor.

Kuvöze ihtiyaç duyan yenidoğanlar, oksijene ya da yoğun bakıma bağımlı hastalar, yaşlılar ve engelliler, uzmanlık gerektiren tıbbi hizmetlerin, rehabilitasyon ve bakım imkânlarının kısıtlı olması nedeniyle artan risklerle karşı karşıya.

Açıklamaya göre, aralarında en az 4 bin çocuğun bulunduğu 18 bin 500’den fazla hastanın hâlâ Gazze Şeridi dışına tıbbi tahliyeye ihtiyacı var. Tedavi için tahliye edilmeyi beklerken hayatını kaybeden hasta sayısı ise binin üzerinde.

Bu rakamlar, Gazze’de bulunmayan hizmetlere ihtiyaç duyan hastaların yaşadığı trajedinin boyutunu ortaya koyuyor. Tıbbi tahliyeye yönelik kısıtlamalar ve imkân yetersizliği, binlerce hastanın gerekli tedaviye zamanında erişmesini engellemeye devam ediyor.

Açlık ve kirli su felaketi derinleştiriyor

Gıda alanında kuruluşlar, yardımların girişine yönelik kısıtlamaların sürmesi ve ekonomik ve yaşam koşullarının kötüleşmesi nedeniyle yaklaşık 1,4 milyon kişinin yıl sonuna kadar kriz seviyesinde ya da daha ağır düzeyde akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

Kuruluşlar ayrıca, güvenli olmayan suyun ve tahrip olmuş kanalizasyon şebekelerinin önlenebilir hastalıkların yayılmasına katkıda bulunduğuna, bunun da başta çocuklar, yaşlılar ve hastalar olmak üzere nüfusa yeni sağlık yükleri getirdiğine dikkat çekti.

Kuruluşlar, bu koşulların gıda, barınak ve sağlık hizmetlerindeki eksiklikle birlikte sürmesinin Filistinli aileleri en temel yaşam koşullarından mahrum bıraktığını ve insani yardımlar ile yeniden imar malzemelerinin yeterli ve düzenli akışı olmadan toparlanmayı imkânsız hale getirdiğini vurguladı.

Hesap verebilirlik ve cezasızlığa son verilmesi çağrısı

Kuruluşlar, öldürme, mahrumiyet ve yıkımın sürmesinin, BM Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun Eylül 2025 ve Haziran 2026’da İsrail’in Gazze Şeridi’nde soykırım işlediği sonucuna varmasına yol açan koşulların devam ettiğini gösterdiği görüşünü dile getirdi.

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard ise hesap verebilirliğin enkaz altına gömülmemesi gerektiğini vurgulayarak, Gazze’nin toparlanmasının ve geleceğinin uluslararası hukuktan, adaletten ve mağdurların haklarından ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.

Callamard, İsrail’den hesap sorulmasında ve Uluslararası Adalet Divanı’nın bağlayıcı kararlarına uyması için İsrail’e baskı yapılmasında süregelen başarısızlığın, Filistinlilere yönelik geniş çaplı suçların devam etmesine katkıda bulunduğunu ekledi.

Kuruluşlar, uluslararası sorumluluğun yalnızca bir ateşkes anlaşmasına varılmasıyla sona ermediği sonucuna vardı. Bu sorumluluğun, sivillerin öldürülmesini durdurmak, yardımlar, tıbbi malzemeler ve yeniden imar ekipmanlarına yönelik kısıtlamaları kaldırmak, Filistinlilerin korunmasını güvence altına almak ve toparlanma ile savaşın yıktıklarının yeniden inşası için gerekli koşulları hazırlamak üzere somut adımlar atılmasını gerektirdiğini vurguladı.

Anlaşmanın üzerinden bir yıl geçmişken rakamlar ve olgular, ateşkesin halk için gerçek bir korumaya dönüşmediğini ortaya koyuyor. Öldürmelerin devam etmesi ve insani ihtiyaçların artması, uluslararası toplumu siyasi taahhütleri acılara son verecek ve Filistinlilerin temel haklarını güvence altına alacak adımlara dönüştürme kapasitesi konusunda gerçek bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.

Filistin Enformasyon Merkezi

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM