Sosyal Medya

Mehmet Beyhan: Amerikan 'OrtadoÄŸusu'nun Sonu



Yukarıdaki baÅŸlık, Amerikan dışiÅŸlerine düşünce üreten dış politika dergisi Foreign Affairs’in 18/08/2026 tarihli sayısında yazar Marc Lynch’e aittir. Her ne kadar yazar küresel bir gücün geri çekiliÅŸini bu baÅŸlıkla ilan etmiÅŸ olsa da bize göre "OrtadoÄŸu", dışarıdan çizilen yapay sınırların ya da jeopolitik haritaların çok ötesindedir.

"Ortadoğu", bu coğrafyada yaşayan halkların öz malıdır. Tarih boyunca muktedirlerin kendi isimleriyle damgalamaya çalıştığı bu topraklar, üzerinde yükselen egemenlik illüzyonlarını her zaman yutmuş ve geriye yalnızca kendi kadim ruhunu bırakmıştır. Zira bir coğrafyanın kaderini, okyanus ötesinden gelen geçici stratejiler değil, o toprağa kök salmış halkların hafızası ve iradesi belirler.

Nitekim Marc Lynch’in sahadaki askeri ve siyasi gerçeklere dayanarak yaptığı analizler, okyanus ötesinden dayatılan bu egemenlik illüzyonunun nasıl çatırdadığını çarpıcı bir biçimde gözler önüne sermektedir. Yazar, on yıllardır bölgeyi yaptırım, ÅŸiddet ve yapay ittifaklarla dizayn etmeye çalışan Washington aklının iflasını ÅŸu sözlerle itiraf ediyor:

“1991'den beri ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaÅŸ baÅŸarısız oldu. ABD ve İsrail'in Tahran'daki rejimi devirmekteki baÅŸarısızlığı, on yıllardır süregelen yaptırım ve ÅŸiddet politikalarının iflasını gözler önüne serdi. Amerika BirleÅŸik Devletleri'nin Körfez'deki müttefiklerini İran saldırılarına karşı koruyamaması veya Hürmüz BoÄŸazı'nı açık tutamaması, bölgedeki askeri üs ağını meÅŸrulaÅŸtıran temel güvenlik mutabakatını ölümcül bir ÅŸekilde sarsarken; İsrail'in giderek saldırgan tutumu ve Filistinlilerle bir uzlaşı niyetinin dahi olmayışı, ABD'nin Arap müttefikleri ile İsrail arasında kalıcı bir güvenlik çatısı altında birleÅŸme yönündeki on yıllara dayanan misyonunu sona erdirdi.”

Türkiye, ABD’nin Filistin meselesini yok sayarak yürütmeye çalıştığı ve Arap dünyasını “İbrahim AnlaÅŸmaları” ile İsrail’e eklemleme çabalarının kalıcı olamayacağını uzun süredir savunuyordu. Nitekim Ankara’nın öngördüğü gibi de oldu. Lynch'in bu misyonun sona erdiÄŸini belirtmesi; Türkiye’nin adil ve bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan OrtadoÄŸu’da istikrarın imkânsız olduÄŸu yönündeki tezini tam anlamıyla teyit etmektedir.

ABD’nin müttefiklerini korumakta yetersiz kalması ve yaptırım/baskı politikalarının iflası, bölge ülkelerini kendi göbek baÄŸlarını kesmeye itmiÅŸtir. Bu durum, Türkiye’nin son on yılda titizlikle geliÅŸtirdiÄŸi "stratejik özerklik" politikasının önemini daha da artırmaktadır. Ankara, Amerikan boÅŸluÄŸunu ve baÅŸarısızlığını öngördüğü için kendi savunma sanayisini devasa oranda büyütmüş; Körfez ülkeleriyle iliÅŸkilerini doÄŸrudan ikili eksene taşıyarak bölgede tek bir güce bağımlı olmayan çok yönlü bir diplomasi yürütmeye baÅŸlamıştır.

Bugün gelinen noktada Ankara'nın ekonomik istikrarını pekiÅŸtirmek için Körfez’in yatırımlarına ve enerjisine; Körfez'in ise Türkiye’nin geliÅŸmiÅŸ savunma sanayii ve lojistik kabiliyetlerine ihtiyacı vardır. İsrail'in Gazze ve bölgedeki saldırgan tutumu, Körfez yönetimleri için İbrahim AnlaÅŸmaları ekseninde yürüyen normalleÅŸmeyi kamuoyu nezdinde ciddi bir siyasi yüke dönüştürmüştür. Bu durum, Körfez ülkeleri açısından İsrail yerine Türkiye ile stratejik koordinasyonu artırmayı çok daha güvenli ve sürdürülebilir bir seçenek hâline getirmektedir.

Günün sonunda Tarih, masa başında çizilen yapay sınırların ve harici güçlerin kibirli vaatlerin değil, toprağa kök salmış hakikatlerin hükmünü yazar. Amerikan 'Ortadoğusu' denilen o yapay illüzyon çökerken, geriye ne üslerin gölgesi ne de zorbaların namlusu kalacaktır. Geriye yalnızca bu kadim coğrafyanın kendi çocukları, onların bin yıllık hafızası ve asla teslim alınamayan adalet arayışı kalacaktır. Zira tapusu kanla, sabırla ve inançla mühürlenmiş bir toprağın geleceğini, yabancı başkentlerin garnizon bekçileri değil, bu coğrafyayı evi bilenler tayin edecekler...

 

Mehmet BEYHAN

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.