Yasin Aydoğan: Seküler Takas
Son dönemde, hikmetinden sual eylemek ve sorgulamak hususundaki çabalar, ikincisini yani sorgulamayı merkeze alıyor. Yeni jargon "sorgulamadığın şey gerçek değildir" şeklinde dillendiriliyor. İslami ilim adabının ve öğretinin birinciyi nazarlarımıza verdiği kanaatindeyim. Yani biz, teslimiyeti merkeze alarak hikmetinden sual eylemeyi öne çıkarmalı ve bu çaba içerisinde olmalıyız.
Seküler zihin, mevzu ile ilgili daha çok sorgu odasına alınmış bir muhatap gibi, işkenceyle, baskıyla, cebirle, zor kullanarak bir şeyler söyletmenin çabası içinde olan kolluk kuvveti konumunda görüyor kendisini.
Hikmetinden sual eylemek ile sorgulamak arasında çok fark vardır. İkisi de bir durumu ya da olayı anlamlandırma çabası gibi görünse de arkalarındaki niyet, muhataba yaklaşım ve zihinsel arka plan bakımından birbirinden çok farklıdır.
Hikmetinden Sual Eylemekte, kabul, teslimiyet ve saygı esastır. Olayın arkasında yatan derin, gizli veya henüz kavranamamış bir iyilik/gerekçe ("hikmet") olduğuna dair ön kabul vardır.
Soru sormaktan ziyade, kişinin kendi kavrayışının sınırlılığını itiraf etmesidir. "Neden bu oldu?" sorusu bir itiraz değil, "Aklım henüz yetmiyor ama vardır bir sebebi" yaklaşımıdır.
Bu açıdan hikmeti anlama çabası, elbette bilginin ardına düşerek ama haddini bilmek, tevazu, edep, ahlak, acziyeti itiraf gibi değerleri haizdir.
Sorgulamakta ise öncelikle eleştirel akıl merkezdedir. Ön kabul veya teslimiyet barındırmaz; her iddia, karar veya sonuç incelenmeye ve test edilmeye açıktır.
Şüphe ve merak üzerine kuruludur. Neden-sonuç ilişkilerini açıkça görmek, mantıksal tutarlılığı ve adaleti kendi aklıyla doğrulamak ister.
Bu yaklaşımda ?bakış açısı şudur: Mutlak doğru, teslim olunacak değerler manzumesinden bahsedilemez, muhatab veya otorite yanılabilir, hatalı veya eksik olabilir.
Bu yaklaşım gaybe dair, laboratuvara girmeyen metafizik inanç esaslarını onaylamaz.
?Özetle; hikmetinden sual eylemek var olan nihai doğruyu ve mantığı anlamaya/sezmeye çalışmakken, sorgulamak bir şeyin doğru ya da mantıklı olup olmadığını belirlemek için salt aklı devreye sokmaktır.
Hikmetinden sual, teslimiyeti referans alarak, aklı da devreye sokarak merak saiki ile mutlak muradı idrak çabasıdır ve çok değerlidir, aklın ve kalbin salih amelidir.
Sorgulamak ise itaati, teslimiyeti değil, rasyonel aklı mutlak temel esas alarak bir çaba içerisine girmektir ki çok riskler içeren bu yaklaşımın nerede, nasıl duracağının garantisi yoktur, seküler takas bu manada paslı teneke ile altını değiştirmiştir, çünkü hareket noktası yanlıştır merkezde ki bu sapma sahada kilometrelere tekabül etmiştir.
Salt sorgulamak mantığı bize yutturulmaya çalışılan bir zokadır.
Yasin AYDOÄžAN

Henüz yorum yapılmamış.