Ramazan Kayan: Hız Limiti
Malum hız çağındayız… Sanki bu zamanda her ÅŸey ve herkes daha hızlı olmak zorundadır... Geride kalanın yaÅŸama hakkı yok gibi... Adeta bu amansız koÅŸuÅŸturmaya herkes katılmak zorunda... Hızlı yaÅŸam o kadar sürükleyici ki, kaçarı yok… Dur-durak yok... Mutluluk daha hızlı olmakla aranıyor… Aldatıcı dünya cenneti hayali içinde, çılgınca bir koÅŸuÅŸturma ile insan hızla yok oluyor...
Acaba İlahi iradenin bu konuda bizlere sunduğu disiplin nedir?
Kur’anî bakış ile hız sınırımızı nasıl ayarlamamız gerekiyor?
Yürüyüşte denge ve düzen, kural ve kalite, gaye ve ilke, ölçü ve özen, ahlak ve adab nasıl olacak?
Canımızın çektiği gibi yürüyebilir miyiz? Yoksa Rabbimizin istediği gibi mi yürümek zorundayız?
Konuya beş ayeti kerime ile açıklık getirmeye çalışalım...
Bir... “O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi, onun üzerinde YÜRÜYÜN ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’ nadır.” (Mülk,15)
Rızkınızı temin etmek için yürüyünüz... Panik telaÅŸ, korku ve kaygı taşımadan, rızkın Allah’tan olduÄŸunu unutmadan hareket geçin... Siz sadece sakin ve yakin üzere yürüyün, yüzünüzü âlemlerin Rabbine yöneltin… Sayısız nimetlerin size sunulduÄŸunu göreceksiniz...
Rızk korkusu, geçim derdi, maiÅŸet telaşı ile kendinizi tüketmeyin… Rezzak olana güvenin...
“FemÅŸu/yürüyün”, pasif bir bekleyiÅŸte kalmayın, gerekli adımları atın gerisini Allah’a bırakın... Helal ve temiz talebi ile meÅŸruiyet zemininde meÅŸguliyetinizi sürdürün...
Alnımın teri, aklımın gücü, bileÄŸimin hakkı, zekâmın ürünü, üstün yeteneklerimin sonucu demene gerek yok... ‘Allah’ın lütfu ve ihsanı ile’ dememiz yeterli...
Demek ki iÅŸ dünyamızda canhıraÅŸ koÅŸuÅŸturmalara gerek yok, belki biraz tempoyu düşürmemiz, tevekkülü yükseltmemiz gerekiyor... Biz sebeplere tevessül eder, müsebbibü’l-esbâbın gücüne inanırız...
İki… “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çaÄŸrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine KOÅžUN ve alışveriÅŸi bırakın… EÄŸer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” (Cuma, 9)
“Fes’av/gayret etmek, çaba sarfetmek, hızla hazırlanmak, harekete geçmek”
Anlıyoruz ki, söz konusu namaz ve Allah’ın zikri olunca iÅŸi durdurun, namaza durun... Sakın ne ticaret ne de alışveriÅŸ sizi Allah’ın zikrinden, davasından alıkoymasın...
Allah’ın emrini önemseyin, önceleyin, ötelemeyin...
Mesaiyi, meşgaleyi ezanı göre ayarlayın yoksa şeytan sizi ayartır...
İşte “FemÅŸi/yürüyerek” gidilir; namaza “fes’av’ daha bir gayretle” gitmek durumundayız...”
Üç… “Hayırlı iÅŸlerde YARIÅžIN”, (Bakara, 148)
Bir yarış ki teşvik edeni Allah... Taltif edeni de O...
Bu müsabakada hayır, hasenat, iyilik, ihsan, infak, insanlık, hakkaniyet, adalet, İslami amaçlar söz konusu... Hemen harekete geçmek gerekiyor... Yarışı önde götürmek icap ediyor...
Çıkarlar değil, değerler konuşuyor...
Ulu bir yarış... Rabbani bir müsabaka... Kutsi bir maraton...
Seyirci kalmak caiz deÄŸil, sahaya inme zorunluluÄŸu var...
“İstibak/yarışmak” Haksız rekabet için deÄŸil, hakkı ayaÄŸa kaldırmak için...
İşte Kur’an’ın bize sunduÄŸu perspektif… Erdem, eylem, edep, ilim, irfan, hikmet, iyilik, insaf için rekabet...
Bu müsabakanın başarı kriterleri farklı... Kazanç felsefesi başka...
Dört... “Rabbinizden bir maÄŸfirete ve eni göklerle yer kadar olan cennete doÄŸru yarışır gibi KOÅžUÅžUN. O, takva sahipleri için hazırlanmıştır.” (Ali İmran, 133)
Bir yarış ki ucunda Allah’ın maÄŸfireti ve cenneti var... Tüm gücünüzle süratlenin... Seferber olun...
“Ve sariû/acele etmek, öne geçmeye çalışmak, süratlenmek.”
Tüm beşeri tutku, korku, kaygı, bağ ve bağlantılardan sıyrılın, özgür iradenizle öteler ötesine kanatlanın... Kim tutar sizi?
Komutu veren Allah... Hız limitinizi arttırın... Sakın yavaşlamayın... Gevşemeyin... Oyalanmayın, cennete odaklanın...
BeÅŸ... “O halde Allah’a koÅŸuÅŸun, KAÇIN!” (Zariyat, 50)
Günahtan, gafletten, ÅŸeytandan tüm ÅŸerlerden Allah’a sığının... O’na yönelin... Tüm varlığınızla, benliÄŸinizle, yüreÄŸinizle... O’na firar edin...
İstiaze ile... İstiane ile... İstiğfar ile... İhlas ile...
Hani Kur’an bize soruyor ya!
“Eynel meferr / Kaçış nereye?” (Kıyamet, 10)
Anlaşılan o ki, yürüyüşün temposu, güce hedeflere göre belirleniyor... Hız limiti gayenin güzelliğine bağlı... O halde menzile, maksuda bakmak lazım... Ödül de ona göre değişiyor...
Şimdi herkes kronometresini yeniden gözden geçirsin...
Ramazan KAYAN

Henüz yorum yapılmamış.