Sosyal Medya

Ramazan Kayan: Kanka



GeçmiÅŸ yıllarda bir grup genç arkadaÅŸ ile birlikte umredeyiz... AkÅŸamları yatsıdan sonra kaldığımız otelin lobisinde bilinç sohbetlerimiz oluyor… Umrenin ruhunu ve ÅŸuurunu anlamaya yönelik... Malumunuz gençler ile umre daha bir heyecanlı ve anlamlı...

Bir akÅŸam sohbetten önce Kâbe’den otele dönen doÄŸulu genç bir kardeÅŸimiz gergin bir haleti ruhiye ile o gün yaÅŸadığı bir olayı anlattı ve bir soru sordu:

— Hocam bugün nafile bir umre yapmak için mikat mahalline gittim, ihrama girdim. Kâbe’de tavafımı yaptım, tavaf namazımı kıldım. Biraz dinlenip sa’y yapacaktım. O sıra Türkiye’den geldiÄŸi belli olan bir genç, o da ihramlı ve yakınımda bulunuyordu. İhramı çözülmüş, düzeltmeye çalışıyordu fakat zorlanıyordu. Döndü benden yardım istedi:

— Kanka ÅŸu ihramımı düzeltir misin?

— Tabii yardımcı oldum, fakat Kâbe’de böyle argo konuÅŸması canımı sıkmıştı. Henüz ben argo hitabının sıkıntısı içinde iken kalkıp ÅŸunu demez mi?

— Kanka, dün kendim için umre yaptım, bugün de kız arkadaşım için umre yaptım demez mi? Sinirlerim iyice gerildi... Allah’ın evinde, üzerimizde ihram, Türkiyeli umreci genç, kız arkadaşı muhabbeti yapıyor ve oldukça rahat... Dondum kaldım bu saygısızlık karşısında... DoÄŸrusu nasıl tepki vereceÄŸimi de bilemedim, öfke ile yanından uzaklaÅŸtım, hâlâ olayın etkisindeyim. Ne yapmam gerekirdi? Siz olsaydınız nasıl davranırdınız?

Evet, böylesi bir durumda ben olsam nasıl tepki verirdim?

Genç kardeşime şunu ifade ettim:

— Önce ÅŸunu belirtmek isterim; muhtemelen bundan sonra Türkiye’den gelecek genç jenerasyonun umreci profili ile karşılaÅŸmışsınız… Maalesef modern zamanların gençlerinde görebileceÄŸimiz tipik bir anlayış... Bu delikanlı yıllarca sevdiÄŸi kızın etrafında dönmüş durmuÅŸ… Dini inancı olduÄŸu için, bir de gidip Allah’ın evinin etrafında döneyim, umre yapayım demiÅŸ ve sana denk gelmiÅŸ... Bu delikanlıya şöyle yaklaÅŸabilir ve güzel bir uyarıda bulunabilirdin...

— Bak güzel kardeÅŸim, ne güzel bir yerdeyiz... Allah’a inandığımız için buradayız… İman ettiÄŸimiz Allah karşı cins ile iliÅŸkimiz konusunda bizden nasıl davranmamızı istiyor?

Allah’ın evinde, Allah’ın sınırlarını güzelce anlatabilirdin, keÅŸke yüz çevirmeseydin... DoÄŸruları güzelce paylaÅŸmış olsaydın... Ayağına kadar gelen bu fırsatı, yani davet ve irÅŸad sorumluluÄŸunu yerine getirmiÅŸ olsaydın çok isabetli bir iÅŸ yapmış olurdun...

Kızmak neyi çözer ki?

Bir yanlışı düzeltmek, bir insanı kazanmak için gerekiyorsa kanka takılalım ne olacak ki?

Hikmetli bir dokunuÅŸla bir delikanlının tefekkürüne ve toparlanmasına vesile olabiliriz…

Bazen usul ve üslup hatalarımız, çoğu zamanda toplumsal ıslah ve uyarı görevimizi ihmal ettiğimiz için vebal altındayız...

İnsanları günahlarından dolayı yargılamak, sorgulamak, suçlamak kolayımıza geliyor... Halbuki esas olan onlara yakınlaÅŸmak ve kazanmaktır… Kızmak, kırmak, kovmak, korkutmak sorunu çözmüyor… Mesele insanları kuÅŸatabilmek ve dokunabilmektir…

Yüz çevirmekle, çekimser kalmakla, kayıtsız davranmakla biz de kaybediyoruz, bir farzı ihmal etmiÅŸ oluyoruz…

İnsanları etiketliyoruz, etkileme yoluna gitmiyoruz…

İletişim çağında iletişim sorunu yaşıyoruz...

İslami davetin amacı nedir?

Modernitenin uyuÅŸturduÄŸu insan ruhunu tekrar fıtratı ile buluÅŸturmak deÄŸil midir? Mesele “bilgi aktarımı” deÄŸil, bir “uyandırma ameliyesi”dir.

Bunun için de hikmetli bir dil, merhamet yüklü bir yürek lazım...

Geleneksel bir tebliÄŸ tarzından ziyade modern dünyanın getirdiÄŸi “yalnızlaÅŸma” ve “anlamsızlık” krizlerine karşı geliÅŸtirilmiÅŸ bir yaÅŸam estetiÄŸi sunabilmektir…

Beton duvarlar arkasında kendini toplumdan izole etmiş gençlere hayat iksiri olabilmektir...

Davetçi; arenaya tartışmak için değil, yüreklere su serpmek, şifa sunmak, huzur taşımak için alanda olacak...

Evet, mesele sesimizi duyurmak değil, yitik yüreklere dokunmak, dert ortağı olmaktır...

Ramazan KAYAN

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.