Sosyal Medya

Murat Sayımlar: Kendini nerede görüyorsun?



Konferans sonrası çay sohbetinde, gözleri çakmak çakmak, vakur bir özgüvene sahip, insanın içini umutla dolduran; "hayır hiçbir yere gitmeye gerek yok, biraz daha sabır" türü bir duygu uyandıran genç sordu o soruyu. 

-Üstad kendinizi nerede görüyorsunuz? 

Bu aslında muÄŸlak gibi görünen fakat apaçık, çığlık çığlığa bir soruydu. 

Soruyu savsaklamak, anlamamış gibi görünmek, topu taca atmaya çalışmak ya gerçekten idrak noksanlığından ya da kafayı kuma gömmek refleksinden kaynaklanabilir. 

**** 

Benim bu soruya mutlaka cevap vermem gerektiÄŸini biliyorum. Ancak en az benim kadar herkesin de bu soru üzerinde derince düşünüp, cevaplarını kesinlikle bulmaları gerekmektedir. 

Bunun neden gerekli olduÄŸunu bilmemek bile zaruretin ÅŸiddetine iÅŸarettir. 

Bunun sebebi; ya yaÅŸadığı koÅŸullardan hoÅŸnutluÄŸuna ve daha iyisi ve ötesiyle ilgili bir talebi olmadığına iÅŸarettir. Ya hangi ÅŸartlarda yaÅŸadığı ile ilgilenmediÄŸine, önemli olanın yerleÅŸik bir yapı olması ve kendisinin de buna her durumda adapte olabileceÄŸine iÅŸarettir. Ya da ideal koÅŸulların bu olmadığının farkında olmasına raÄŸmen; içinde bulunduÄŸu halin, talep etmesi gereken durumun, nasıl bilinip talep edileceÄŸine dair ne fikrinin ne de motivasyonunun olmadığına iÅŸarettir. 

EÄŸer yaÅŸanan koÅŸullar ideal, insan fıtratına uygunsa bir mahzur yoktur ve irdelemeden de yaÅŸanabilir. 

Ancak deÄŸilse ve fıtrat çerçevesinde inÅŸa ihtiyacı varsa, aynı zamanda insan için de mesele var demektir. İşte bu nedenlerle herkesin; kendini nerede gördüğü sorusuna cevap vermesi gerekmektedir. 

Bu soruyu sormak tek başına iÅŸe yaramaz ancak mecburi bir baÅŸlangıçtır. İnsanların bunun yanı sıra; nerede olması gerektiÄŸi ve bulunduÄŸu yerle, olması gereken yer arasındaki farkı ya da çeliÅŸkiyi nasıl ortadan kaldırabileceÄŸi sorularına da cevap bulması gerekmektedir. 

**** 

Ben kendimi; mahza hakikatin verileri ile inÅŸa edilmemiÅŸ bir atmosferde yaÅŸayan ve uzun zamanlara bâli olarak oluÅŸmuÅŸ katmanlar arasından, ışığın sızma ihtimali için, umuda tutunup, mücadele veren bir durumda görüyorum. 

Katmanlar üzerindeki ışık, gölge oyunlarından etkilenmeden; tahayyül ve tasavvur geliÅŸtirmek çabasına sahip birisi olarak görüyorum. 

Bu atmosferi oluÅŸturan nedenleri, basit ve lokal niyet ve çabalara baÄŸlamadan; ontolojiden baÅŸlayan bir süreçle, hakikate dair ortaya konulacak her ÅŸeyin; önce bu katmanlardan ışığın geçiÅŸine imkân saÄŸlayacağına; daha sonra bununla yeryüzüne fener olunabileceÄŸine inandığım bir yerde duruyorum. 

Bunu basit hamasetlerden ari bir samimiyetle görüyorum ve bu nedenle üslubumu, muarızlık yavelerinden ari tutmaya çalışarak; iÅŸ birliklerinin, kurtuluÅŸ ve yükseliÅŸ için lazım ÅŸart olduÄŸuna inanıyorum. 

Fakat bu durum, hâlihazırı, hamaset gözüyle görüp, propaganda diliyle dinlememi gerektirmiyor. Zira hakikatin izafiyeti olmaz ve membaı tektir. O nedenle öncelikle bu kaynaktan inÅŸa olup beslenen; gözle görmeyi, kulakla iÅŸitmeyi, kalple inanmayı saÄŸlamak mecburiyetinin olduÄŸuna inanıyorum. 

Hali olduÄŸu gibi görüp, bilmek; hakikatten perspektif inÅŸa edip, buradan bakmak ve anlamlandırmak; imal edilmiÅŸten, orijinale everilip, topyekûn yeniden inÅŸa mücadelesi vermek için; görünür ÅŸahitlikler, çalışan algoritmalar, bilgi-kültür ve sistemler ortaya çıkana; öncülerden olup, risk almak mecburiyeti ortadan kalkana, kitlesel sahih algı ve motivasyonlar doÄŸana kadar; geniÅŸ toplulukların destek ve katılımının beklenmemesi gerektiÄŸine inanıyorum. 

Sorumluluk ve görev, o ana kadar öncülerin omuzlarında olacaktır. Ancak yol açıldıktan sonra; geniÅŸ, aktif ve sahici katılımın esas olduÄŸu bir mahiyetle, bütün insanların bu süreçte yerlerini almalarının olmazsa olmaz olduÄŸuna inanıyorum. 

Bu katılımın, masal kıvamında, psikolojik saÄŸaltım ve stratejik konumlandırılmayla deÄŸil; insanların varlık nedenlerini gerçekleÅŸtirmelerinin ve fıtratlarına uygun yaÅŸamalarını saÄŸlamanın olmazsa olmaz koÅŸulu olarak inÅŸa edilecek hayat sisteminin bir doÄŸalı olarak gerçekleÅŸtirilmesi gerektiÄŸine inanıyorum. 

Bu inançlar çerçevesinde; öncüler olabilmek potansiyeline sahip olanların, farkındalıklarının geliÅŸmesi, fıtri sorumluluklarını üstlenmeleri, cesaretlerini toplayıp, misyonlarını yerine getirmek bilinç, kararlılık ve aksiyona sahip olmaları için gerekli tüm; uyandırma, destekleme ve alt yapı çalışmalarının; anın vacibi, her ÅŸeyden önemli ve stratejik olduÄŸuna inanıyorum. Bu nedenle sadece buna odaklanılması gerektiÄŸi inancımdan dolayı elimden geleni yapmaya gayret ediyorum. 

Bu ufuk, bilinç, niyet ve çabaların sadece belli inanç ve düşünce gruplarına ait olmayacağına ya bilinçli farkındalıkla ya da geliÅŸen ÅŸart ve olayların zorunlu yüzleÅŸtirmeleri ve zorlamaları ile bütün insaf, erdem ve akıl sahiplerinin de çok uzun olmayan bir sürede bu perspektifle bakmaya mecbur kalacaklarına inandıran bir noktada durduÄŸumu biliyorum. 

Tüm insanların iradesini aÅŸan süreçlerin ortaya çıktığı veya çıkması muhtemel bir dönemde; bütün insanların, kurumların ve toplumların; nerede durduklarını, nereye ulaÅŸmaları gerektiÄŸini ve nasıl ulaÅŸacaklarını bilmeleri gerektiÄŸinin; yaÅŸamsal, hayat-memat, beka meselesi olduÄŸunu bilen bir yerde duruyorum. 

Murat SAYIMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.