Bünyamin Doğruer: Modern Hayat
Modern hayat insanın Allah ile ve kainatla ilişkisini kopardı.
Modern hayat, insanın yalnızca konforunu arttırmıştır. Mutluluğunu, huzurunu ve anlamını değil. Modern teknoloji kazandıkça insan anlam kaybına uğramıştır. İnsanın imtihan araçlarından biri olan eşya hiç bu kadar insanı kendisine bağımlı köle yapmamıştır.
Modern hayatta, insanın dışı güzelleştikçe içi çirkinleşti. Bedene yatırım yapıldıkça, ruhu açlıktan öldü. Ruhsuz canlı cenazeler çoğaldı. Ölmüşte haberi yok dediğimiz insan müsveddeleri çoğaldı.
Modern hayatta insanın imkânı büyüdükçe özgüveni zayıfladı. Ahlakın yerine çıkar menfaat kondu.
Modern hayat, seküler ÅŸirke sürükledi insanları. Åžirkin bir türü de Allahtan bağımsız bir hayat alanı olduÄŸunu tasavvuf etmektir. Bütün bir varlık aleminde Allah’tan bağımsız bir tek alan yoktur. Hayat alanı da öyledir. Allah hayata müdahildir. Allah’ın hayata müdahil olmadığını düşünmek ÅŸirktir.
Modern hayat ve seküler düşünce hayatın bazı alanlarına Allah’ın müdahil olmadığını düşünmekle kalmamakta bu zehabını hayata geçirmek için Allah’ı hayattan soyutlamaya kalkışmaktadır.
Allah’tan, kutsaldan arındırılan hayat alanının hızla kokuÅŸması ve o alanda yaÅŸayan herkesi ve her ÅŸeyi amansız biçimde çürütmesidir. Allah’tan koparılmış bir hayat, ruhunu yitirmiÅŸ bir ceset gibi kokuÅŸur.
Modern hayat, insanı yaratılış amacından saptırmıştır. İnsan öz elleriyle hayatını kaybetmiş, dünyevileştikçe bireyselleşen, bireyselleştikçe şahsiyetini kaybeden, sorumluluklarını yerine getirmeyen, insan kalamayan, aşağıların aşağısına yuvarlanan, esfeli safilin derecesine düşen bir yaratık olup çıkıyor.
Modern hayat, insanı hem kendi içinde hem dışında yabancılaştırdı. İnsansızlaştırılan hayatta oluşan boşlukları, sanal dünyalar kapladı ...
İnsanı kendisinden hem cinsinden uzaklaştıran modern hayat kendisi ve çevresiyle kaygılı hale getirmiştir. Daha 17 yy. da Thomas Hobbes diliyle bu sapmayı (Herkesin herkesle savaşı) şeklinde formüle etmiş.
Yeniden kaybettiğimiz insanı elde etmemiz lazım. Modernizmin yok ettiği insanlığı diriltmemiz lazım. İnsanın fıtrata bakan yüzünü, terbiyeye bakan yüzünü elde etmemiz lazım. İnsan hayatın öznesi olsun diye yaratılmıştır.
İnsanın öz benliÄŸine kavuÅŸması, kalbinin, yüreÄŸinin ve fıtratının sesine kulak verecek her ÅŸeye ve herkese kulluk yapmaktan kurtulması, özgür olması, aklı, kalbi, vicdanı, ruhu ve bedeni ile adaletin, hakkın, merhametin kaynağına yönelmesi gerekir. Allah ‘a kayıtsız, ÅŸartsız teslim olması…
Vesselam.
Bünyamin DOĞRUER

Henüz yorum yapılmamış.