Mücahit Bilici: İslam ve düşüncede yerlilik
Düşünce sadece yerli olduğunda düşüncedir ve evrenseldir. Marx Avrupalı olduğu için yerli ve evrenseldir. Türkiye’de Marx olunamaz, Marx evrenselliği yakaladığında bile Türkiye’de yerliliğin yerini alamaz. Türkiye’den Marx çıkmaz. Çıkarmaya çalışan Marx’ı anlamamıştır.
Yerlilik ile millilik birlikte vurgulandığı için çok sık karıştırılıyor. Lakin farklı şeyler. Millilik bazı düşüncelere kapı açar ancak başka bazı düşüncelere de kapıyı kapatır bir gafilane aidiyettir. Yerlilik ise düşüncede tevazu ve duyarlılığı doğuran bir farkındalık halidir. Yerlinin aidiyeti haddini bilmesidir. Haddini bilen her yerde hürmet görür. Haddini bilmeyen ise etrafına mutabakat sağlayamaz. Yerini bilenin bir dünyası vardır. Dünyada yeri olmayan ise dünyanın her yerinde olsa bile yersizdir.
İslam hem yerli hem de evrenseldir. Yerli olduÄŸu için evrenseldir. İslam, Arap dilinin ve kültürünün içinden zuhur ettiÄŸi için evrensel olabilmiÅŸtir. İslamın coÄŸrafya ve zaman içindeki yayılış ve geniÅŸlemesine baktığınızda da bu yerliliÄŸin hep hükümferma olduÄŸunu görüyoruz. Muhtelif mezhepleri, çeÅŸitli İslami disiplinleri doÄŸuran ÅŸey yerliliktir. Mesela Arapça grameri Arap Müslüman için yerlilik deÄŸildir, dini bir ihtiyaç da deÄŸildir. Fakat Arapça dilini ve gramerini öğrenmek Fars Müslümanı için yerliliktir. Arap deÄŸilsen, Arap olmamanın sonuçlarını gözetmek, gereÄŸini yapmak yerliliktir. Ceziretül Arab’da yaÅŸayan, Peygamber zamanındaki besatetten (basitlikten) henüz uzaÄŸa gitmemiÅŸ olan Müslümanların “ehl-i hadis” olması doÄŸru olandır. Ondan farklı bir mekan ve baÄŸlamın Müslümanı olanların “ehl-i rey” olması aynı ÅŸekilde doÄŸru olandır. İslamiyet yer’den yer’e evrenseldir. Yerlilik yerlilik büyüyen/yayılan bir İslam vardır.
Düşünce sadece yerli olduÄŸunda düşüncedir ve evrenseldir. Marx Avrupalı olduÄŸu için yerli ve evrenseldir. Türkiye’de Marx olunamaz, Marx evrenselliÄŸi yakaladığında bile Türkiye’de yerliliÄŸin yerini alamaz. Türkiye’den Marx çıkmaz. Çıkarmaya çalışan Marx’ı anlamamıştır.
Türkiye’de Said Nursi çıkar, İsmet Özel çıkar, Ali Bulaç çıkar, Sevan Nisanyan çıkar ama Marx çıkmaz, çıkamaz, çıkmamalı. Türkiye’nin bir Marx’a ihtiyacı yoktur. Türkiye’de Marx’tan istifade edilir ama Marx olunmaz. Bizde düşünür kıtlığının sebebi akredite edilmeme korkusuyla baÅŸkası olma çabasıdır. Orhan Pamuk akredite olduÄŸu için bir Avrupalıdır. Belki sadece NiÅŸantaşı’nda yerlidir. Avrupa’nın Avrupa dışına sadaka verme lüzumu (çokkültürcülük, çeÅŸitlilik kontenjanı) kapsamında Nobel alabilir. EÄŸer Avrupa’yı hesaba katmasaydı (yani İngilizce yazıyor olmasaydı) ve iki kat daha yetenekli ve usta bir yazar olsaydı yine de Nobel alamazdı. Ya Nobel’i almak için yerlilikten kayıp yaÅŸarsın ya da yerli olup farkedilmemeyi göze alırsın.
Yanlış hatırlamıyorsam İmam Åžafii’nin güzel bir sözü var: EÄŸer içtihada kabiliyetin varsa taklide hakkın yok diye. Yani eÄŸer sen kendin mevcut bir baÄŸlam için içtihada kabil isen o konuda sen baÅŸka birini taklid etmemelisin. Bu hem özgürleÅŸtirici hem infirad ile ittihadı cemeden muazzam bir yaklaşım.
Düşünce düşünmeyle ulaşılan birşey değildir. Düşünce, tarihin (mekanın ve zamanın) kesişim noktasında ihtiyaçların çekim kuvveti altında insanın istidatlarının müsaade ettiği bir imla ile telaffuzunu bulan bir nazarın ortaya çıkmasıdır. Düşünür cesur olmak ama aynı zamanda ibnüzzaman ve ibnülmekan olduğunu bilmek zorundadır.
Yerlilik aslında belağata dair bir ilkenin fikre uygulanmasıdır. Bu aynı zamanda radikal bir tarihselleştirmedir. Nedir bu ilke: Mukteza-yı hale mutabakat. Halin, bağlamın gerektirmelerine denk düşecek fikir yerli fikirdir. Gerçek fikir bir ihtiyaca cevap verir. Muhatapta makes bulur. Bir içtihadın neticesidir.
Bu ne demektir? Gerçek fikir esasen her vakada tazelik ÅŸartını yerine getirmektir. Düşünce Ramazan pidesi gibi taze olmak zorundadır. Düşüncenin isabeti üstünde zaman ve mekanın damgasını taşıyor olmasında gizlidir. Sanıldığının aksine Kur’an’ın deveden bahsetmesi ve bilgisayardan veya F-35’ten bahsetmemesi onun hakikiliÄŸinin ve belaÄŸatının gereÄŸidir. Bu, deve bilgisayara veya F-35’e göre daha organik olduÄŸu için deÄŸil, deve Kur’an’ın muhataplarının tecrübelerine tetabuk eden bir yerli gerçeklik olduÄŸu için böyledir. Bugünden bakıp deveden ürkmek, Kur’an’dan bilgisayar beklemek belaÄŸatı ve hakikati bilmemektir. (Kur’an’ı deveyle maziye gömmek isteyen tarihselcilik ile Kur’an’a zorla bilgisayarı da sokmak isteyen Kur’ancılık ekollerinin ikisi de nakıs yaklaşımlardır.)
Sadece hakikaten yerli olan şeyler gerçekten evrensel olabilir. Evrensel olan şey yerlilikle en az sorunu olandır. Dünyada şüphesiz pekçok evrensel olmak istemeyen yerelcilikler vardır. Onların varlığı yerin önemini ortadan kaldırmıyor. Milliyetçi olmadan yerli olmak ve evrensel olmak için yerli olmak. İhtiyaç duyulan şey budur.
İslami düşüncede yerlilik aynı zamanda baÅŸka yerlerin hakkını verebilmektir. Kendisini mutlaklaÅŸtırmayan baÅŸkasının nasibine karşı da daha müsamahali olur. Ali Åžeriati’yi bugün çok sofistike bulmayabiliriz. Ama bu onun kendi zaman ve ÅŸartları açısından yerli ve samimi bir teÅŸebbüs olduÄŸu gerçeÄŸini deÄŸiÅŸtirmez. Muhammed İkbal Nietzsche’den etkilendi diye onu kıymetsizleÅŸtiremeyiz. Düşünce kendi zamanının çocuÄŸudur. Bu yüzden fikrin ayağı yere deÄŸmeli.
Mücahit BİLİCİ
https://serbestiyet.com/gunun-yazilari/islam-ve-dusuncede-yerlilik-236124/

Henüz yorum yapılmamış.