Murat Sayımlar: Özeleştiri
Konuşmalarımızda, yazılarımızda genellikle kendini Müslüman olarak vasıflandıranların hedef alındığı, eleştirildiği biçiminde eleştirilere muhatap oluyoruz.
Allah’ın Resulü’nün en önemli stratejilerinden birisi; pergelin iÄŸnesini saf tevhidi iman noktasına batırıp, diÄŸer ayağını, diliyle, "ben Müslüman'ım" diyenlere kadar açarak yarıçapı bu kadar büyük olan bir daire çizip; bu daire içerisindekileri Müslüman olarak nitelemesidir.
Zira daire içerisinde kalanlar, merkezcil kuvvete tabi, saf tevhid yani hakikatin çekim kuvvetinin etkisi altında olurlar. Dairenin dışında kalanlar ise merkezkaç kuvvete tabi olup; şirkin, küfrün, cehaletin, şeytanın etki alanına girerler.
Nitekim bir savaşta, kabilesinin cesareti ile övünerek kılıç sallayan birisini gören Hz. Resul, ona; müşrik, ırkçı filan dememiş; "sende hala cahiliye izleri görüyorum" demişti.
Topyekûn damgalayıcı, dışlayıcı, kategorize edip ötekileÅŸtirici tavır ve davranışlar; Hz. Resul’ün ÅŸahitliÄŸini kabul edenlerin tercih edebileceÄŸi bir stratejinin yaklaşımı olmamalıdır.
Bu elbette stratejik bir yaklaşımdır zira Allah; bu daire kapsamını ifade eden Hucurat suresi 14. ayette; "Bedeviler, dedi ki: "İman ettik." De ki: "Siz iman etmediniz; ancak "İslam olduk deyin. İman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah'a ve Resulüne itaat ederseniz, O, sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir." demektedir.
Dil ile Müslümanım denilen başlangıçtan, imanın saf tevhide ulaştığı ve teslimiyetin kemal bulduğu noktaya kadar ulaşmak potansiyelinin önünü kesmek hakkı kimseye verilmemiştir. Bu dairenin içerisinde olan birisi olarak, bu daire içerisinde bulunanlara yani kendimize hitap etmeye çalışıyorum.
Karşıdakinin, sana göre, olumsuz, yanlış ya da lüzumsuz gibi görülen hallerini eleştirmek, suçlamak ve yargılamanın pratik bir faydasının -velev ki iyi niyetle ve muhatabın halinin farkına varması için yapılmış olsun- olmadığı aşikârdır.
Zira negatif tabiatlı olan eleştiri, suçlama ve yargılama, muhatabın egosunu acıtacağından; muhatap eleştirileri dinleyip anlamak yerine, savunma hazırlığı yaptığı için, söylenenleri dinleyip anlamak imkânı bulamaz.
Bunun istisnası ise savaş zamanlarında bir propaganda silahı olarak kullanılması olabilir.
Aynı şekilde negatif tabiatlı eleştiri, suçlama ve yargılama; insanın kendisine karşı yapıldığında da benzer yıkıcı etkiler oluşturabilir. Fakat bunlar pozitif tabiatlı bir biçimde yapılabilirse fayda sağlayabilir.
Pozitif tabiat; eleştirinin, halin analizi, muhasebesi biçiminde tahakkuk etmesidir.
Bunun çevreye karşı yapılış biçimi; konu ile ilgili anlamlar, değer, ilke, sınır ve hukuk çerçevesinin, genele şamil olarak ortaya konması şeklinde gerçekleşmesidir. Muhataplar buradan payına düşeni alabilirler.
Bunun öze ilişkin yapılış biçimi de "özeleştiri" olarak tahakkuk eder.
Özeleştiri; görülen olumsuzlukları, kişinin ya da toplulukların kendilerini; suçlayıcı, cezalandırıcı, yaralayıcı bir alet gibi kullanmaları biçiminde yapılmaz.
Referans; anlam, ilke ve diğer hükümler çerçevesinde hal, muhasebe ve analize tabi tutulur. Çıkan sonuca göre düzeltici, tamamlayıcı kararlar alınır yani tevbe edilir. Allah'tan yardım istenir ve gayret gösterilir.
Özeleştiri pozitif, onarıcı bir tabiata sahiptir.
Kendini Müslüman olarak tanımlayan insanların bulunduğu daire içerisindeki fert ve toplulukların; eğer kurucu ilkelere, anlam ve inşa hükümlerine ilişkin düşünce, inanç, niyet, amaç, ilişki ve davranış sorunları varsa mutlaka özeleştiri yapmak ihtiyaçları da vardır.
Yazıp konuştuklarımızla bunu yapmaya çalışıyoruz.
Zira bütün cari hal ve davranışlarımıza rağmen; hakikati aramak ve hakikat yolunda yolcu ve refik olmak adına, bu daire içerisindekilerin bir irade beyanında bulunduklarına inanıyorum.
Bu irade beyanının, hakkın ve hakikatin şahitleri olmak; Hakk'ın emirleri doğrultusunda bir hayatın inşası sürecine dâhil olmak ve hakikate karşı savaş açan şeytan ve avanesine karşı savaşabilmek potansiyelini oluşturduğuna inanıyorum.
Bu potansiyelin harekete geçebilmesi için; sistemin önünü tıkayan unsurların temizlenip, akışın sağlanmasına ihtiyaç vardır.
Bunun için de özeleştiri ve tevbe gerekmekte ve hemen her durumda elzemdir.
Bu çerçevede özeleştiri yapmayı, hala bu daireye olan inancımız, umudumuz ve bağlılığımızın tezahürü olarak görmek iktiza etmektedir.
Murat SAYIMLAR

Henüz yorum yapılmamış.