M. Bayram Ayaz: Ateş Hattında Bayramlar
Barut kokusu eksik olmayan coÄŸrafyada nasıl bayram yapılabilir? İnsanlık yoruldu! Batılılar kendi itikatlarında buna, “tanrıyı kıyamete zorlamak” diyorlar. Teknoloji bütün ruhlar üzerinde bir tehdit unsuru iken dönem dönem bedenler üzerine yöneliyor. Sürekli hızlanan bir trende olmanın verdiÄŸi ürküntü içindeyiz. Hayatın yavaÅŸ aktığı elli yıl öncesinde bir baÅŸka zihin dünyasına tanık oluyoruz. Tanpınar’ın "atalarımız inşâ etmiyorlardı, ibâdet ediyorlardı; çünkü taÅŸa bile sirâyet etmesini istedikleri saÄŸlam bir ruhî deÄŸere sahiptiler."İki yüz yıldan beri hüküm süren Batının ışığı sönmek üzere. Bu durum ister istemez bir soruyla gündeme taşıdı; ÅŸimdi ne olacak? Her ÅŸeyi elde ettik. Dünyayı iki yüz yıl sömürdük, sanayileÅŸtik, bilgi toplumu olduk, uzaya çıktık, siber aÄŸlar kurduk, peki ÅŸimdi ne olacak? Bizim dünyamız onlardan farklı, peki nasıl bir duruÅŸ gerekli? Nasıl bir fikir?
Fikri fildiÅŸi kulesinden indiren deÄŸer davadır. Bir fikrin ruhu iddia ettiÄŸi ÅŸey ile ölçülür. Fikri felsefeden ayrıştıran ÅŸey hayatın gerçekliÄŸine vurgu yapmasıdır. Zihin eÄŸer bencil bir çerçevede kalmıyorsa bu durumda meÅŸgul olduÄŸu ÅŸey toplumun deÄŸerine ait ise bu durumda orada fikirden söz edebiliriz. Bu durumda “düşünüyorum o halde varım” belirsizliÄŸinden “bir derdim var o halde varım” kararına yol almış oluruz. Adem’den baÅŸlayarak dünyaya gelip te bir dert ile imtihan olmayan kiÅŸi yoktur. Nebilerin hayatları buna örnektir. Zaman ve mekanın belli bir coÄŸrafya etrafında dönmesi bizi Mescid-i Aksa’da devam eden derdimize götürür. Sürekli gasıplar tarafından destabilize edilmesiyle İslam dünyasının ilgisine mazhar olur. Bir mescidin prangalarından kurtuluÅŸu deÄŸildir mesele. O kutlu mescid üzerinden dünyaya ve ukbaya, bireye, aileye ve topluma dokunan bir anlayış var. Taraf olmanın, hakkı savunmanın, dertlerimizi konuÅŸmanın ve insanlığa bir çaÄŸrı sunmanın yolu Aksa davasına çıkmaktadır.
Derdimiz ve davamız ile bayram yapacak bir bütünlüğe sahibiz. Öyle ki hayatına gözyaşı düştüğünce hikmet ile mana inceliklerine ram oluruz. Mutluluk verici tablolar ise şükür ve tefekkürün kapılarını aralar. İki yıldan beri başımıza bir ateş düşebilir beklentisi içinde yaşayan insanlara da bayram gelmiş olabilir. İslam coğrafyasında tepesine inecek kötülüklerin yaygınlaştığı bir zamanda hayat mücadelesi verenlerde barut gölgesinde bayram yapmaktadırlar. Ümmet adına ödenecek bedelleri bizim adımıza omuzlarında taşımaktadırlar.
M. Bayram AYAZ

Henüz yorum yapılmamış.