Sosyal Medya

Mehmet Beyhan: 'Masada Değilseniz Menüdesiniz'



Kanada BaÅŸbakanı Mark Carney’nin, Dünya Ekonomik Forumu Davos’ta 20 Ocak 2026 günü yaptığı konuÅŸma, bir dönemin bittiÄŸini ilan etti. Aslında BaÅŸbakan Carney’nin konuÅŸması, bu meseleleri ciddi takip edenler açısından bir sürpriz deÄŸil, sadece malumun ilanıydı.

‘’Kurallara dayalı uluslararası düzen’’ diye yıllardır tekrar edilen o güvenli cümle, Davos’un soÄŸuk salonlarında ilk kez bu kadar açık biçimde yankılandı. Carney’in konuÅŸması bir yönüyle itiraftı, diÄŸer yönüyle ise batılı politikacıların her zamanki çifte standart tutumunu yansıttı.

Zira KarabaÄŸ iÅŸgal edildiÄŸinde uluslararası hukuk Kanada’nın aklına gelmemiÅŸti. Hatta topraklarını iÅŸgalcilerden temizlemeye çalışan Azerbaycan’a, yardım eden Türkiye’ye ambargo uygulamıştı. Ne zaman ki Trump, ‘’Kanada Amerika’nın bir eyaleti olmalıdır’’ deyince uluslararası hukuku hatırladı. Caney, şöyle dedi: ‘’Büyük güçlerin çıkarlarla ÅŸekillendirdiÄŸi, kuralların pazarlık konusu olduÄŸu bir çaÄŸdayız ve bu çaÄŸda, masada yer almayanların menüde olacağı bir mecaz deÄŸil, acı bir gerçektir.’’

Kanada BaÅŸbakanının söyledikleri doÄŸru da, Irak menü edilince Kanada neredeydi? O zamanlar Kanada için uluslararası hukuk, ne yazık ki baÅŸka milletlerin kapısını çalan bir yabancıydı. Grönland ilhak edilmeye çalışılırken bağıranlar, yıllardır Filistin toprakları iÅŸgal edilirken, göğü titreten masum bebeklerin, annelerin çığlıkları yükselirken neredeydiler? Ama ne zaman tehdit kendilerine yönelince, uluslararası hukuku hatırlıyorlar(!)

Adalet, yalnızca kendini koruduÄŸunda anlamlıysa, ortada ne ‘’evrensel’’ hukuk ne de tutarlı bir vicdan vardır. Mazlumder’in zihinlerde yer eden ÅŸu muhteÅŸem sloganında olduÄŸu gibi, ‘’kim olursa olsun, zalime karşı mazlumdan yana’’ ilkesi, özümsenmedikçe hukuk cihan şümul olamaz.

Carney’nin ÅŸu ifadesi: ‘’ Masada deÄŸilseniz menüdesiniz” Ã§arpıcı bir itiraftı. Bu cümle, dünyadaki güç dengelerinin ahlâk ya da hukuktan çok çıkar ve güç üzerinden iÅŸlediÄŸini ima eder. Yani uluslararası siyasette karar alma sürecinde özne olamazsanız, alınacak kararların nesnesi olursunuz. EÄŸer kuralları yazan tarafta yer almazsanız, o kurallar sizin için yazılır.

Böyle bir dünyada güvenlik, ittifaklardan çok akla ve dengeye dayanır. Türkiye, ne ‘’yalnız kurt’’ olmalı ne de koÅŸulsuz bir bloka baÄŸlanmalı diye düşünüyorum. Masada olmak ve kimseye menü olmamak için, bir yandan askeri yetenekleri geliÅŸtirmeli, diÄŸer yandan çok yönlü diplomasi yürütmelidir. Zira askeri kapasite caydırıcılık saÄŸlar, diplomasi yalnızlaÅŸmayı önler.

Bununla birlikte finansı, enerjiyi ve tedarik zincirlerini sağlamak gerekir. Bunlar, ekonomik bağımsızlığı, ekonomik bağımsızlık ise, siyasal bağımsızlığı mümkün kılar. Bunları doğru yönetemeyen bir ülke, masada olsa bile etkisi az olur. Onun için üretim, teknoloji ve enerji güvenliği artık dış politikadan bağımsız düşünülemez.

Etkin bir dış politika için güçlü olmak lazım. Güçlü olabilmek için de ilke ve çıkar dengesine dikkat ederek her alanda ilerlemek gerekir. Bunun için de, ortak bir irade ÅŸarttır. Zira her zaman vurguladığımız gibi, iç çekiÅŸmeler bir ülkeyi dış baskılara açık hâle getirir. BirliÄŸini güçlendiren, planlayan, üreten, adil paylaÅŸan, vicdanıyla yön veren bir Türkiye, masanın menüsü deÄŸil, maliki olur. Türkiye’nin bu potansiyeli vardır. Yeter ki bu potansiyel, iç çekiÅŸmelerle heba edilmesin. Åžikago’dan güzel ülkemizin güzel insanlarına selam ve sevgiler…

Mehmet BEYHAN

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.