Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) bugün (17 Kasım Pazartesi) ilerleyen saatlerde ABD’nin Gazze’yle ilgili sunduğu karar tasarısını oylamaya hazırlanıyor.
Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, devlet süreci ve yardımlara yönelik kısıtlamaların hafifletilmesi üzerinde yoğunlaşan bir takım değişikliklere rağmen Filistin direnişinin gücünü elinden almayı hedefleyen ve Gazze’nin geleceğini uzun süreli güvenlik anlaşmalarına bağlayan tasarı özünü koruyor.
Filistin Enformasyon Merkezi
ABD’nin BMGK’ya sunduğu tasarı, hukuki kimliğe ve Gazze Şeridi’ndeki işleri idare etmek, hükümet kurmak ve yargıyı kontrol etmek gibi geniş yetkilere sahip bir “geçici barış konseyi” oluşturulmasını, güvenliği sağlayacak ve direniş güçlerini silahsızlandıracak bir uluslararası gücün teşkilini öngörüyor.
Tasarı İsrail’in Gazze Şeridi’nden çekilmesini “istikrar” hanesine koyarak işgal rejimini güvenlik konusunda baş oyuncu konumuna yerleştiriyor.
Gözlemciler tasarının kabul edilmesinin Gazze Şeridi’nin işgalden uluslararası vesayet yönetimine geçmesi anlamına geleceğini, egemenlik ve geleceğini belirleme hakkının Filistin halkının elinden alınacağını, Filistin davasının ABD ve İsrail öncülüğünde bir yönetim sorununa dönüşeceğini söylüyor.
Yazar Visam Afife, önerilen planın Gazze Şeridi’nin yıllarca uluslararası vesayetin eline terk edilmesine ve Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ne dışarının koşullarıyla dönmesine kapı araladığını, bağımsız Filistin devleti kurulmasıyla ilgili belirli bir takvim ortaya koymadığını ve herhangi bir garanti vermediğini ifade etti.
Yazar Iyad Kara de tasarının özünü “insani görev” adı altında direnişin silahsızlandırılmasının oluşturduğunu, İsrail’in çekilmesi konusunda herhangi bir bağlayıcı madde bulunmadığını, bunun da uzun süreli askeri ve siyasi vesayet anlamına geldiğini kaydetti.
Muhammed Hamid El-Iyle ise tasarının tehlikesine dikkat çekerek, Gazze Şeridi’nde Tony Blair tarafından icat edilen “barış konseyi” adı altında Amerikan vesayetinin kurulacağına işaret etti.

Henüz yorum yapılmamış.