Sosyal Medya

Güncel

Hayrettin Karaman / Kürtaj (2)

Hayrettin Karaman / Yeni Åžafak



Rûhun üflenmesi ile ilgili hadis

Buhârî ve Müslim gibi sahîh hadisleri toplayan kaynaklarda rivâyet edilen bir hadise göre Peygamberimiz (s.a.) insanların yaratılışlarını ve kaderlerinin (alınyazılarının) yazılmasını açıklarken ÅŸöyle buyuruyor: “Her birinizin yaratılması anasının karnında kırk günde toparlanır, sonra orada, aynı süre kadar “alaka” olur, sonra aynı süre kadar “muzÄŸa” (bir çiÄŸnemlik et) olur. Sonra melek gönderilir, ona rûhu üfler ve kendisine dört sözlük emir verilir: Rızkı, eceli, ameli (yapıp edecekleri) ve ebedî hayattaki durumu; cennetlik mi, cehennemlik mi olacağı yazdırılır...” (Buhârî, Bed’u’l-Halk, 6; Müslim, Kader, 1-5).

Buharî ile Müslim’de yer alan bu rivâyet dışında hadisin Müslim’deki baÅŸka rivâyetlerinde önemli farklılıklar görülmektedir:

a) Rûhun üflenmesine kadar geçen süre yukarıdaki rivâyette 120 gün olduÄŸu halde diÄŸer rivâyetlerde üç rakam daha zikredilmiÅŸtir: 40, 42, 45.

b) Rivâyetlerin birinde kırk iki günden sonra göz, kulak, deri, et ve kemiÄŸin yaratıldığı, sonra melek tarafından Allah’a “erkek mi, yoksa kız mı” diye sorulduÄŸu, Allah’ın hükmettiÄŸi ve meleÄŸin de yazdığı kaydedilmiÅŸtir.

Bu hadislerin yer aldığı kaynaklar saÄŸlam olduÄŸu için sened (rivâyet eden ÅŸahıslar) bakımından olumsuz ÅŸeyler söylemek, “bu hadisi uydurmuÅŸlardır, yalan söylüyorlar...” demek doÄŸru deÄŸildir. Ancak metin üzerinde yapılan inceleme sonunda hem birbiri ile çeliÅŸen farklı ifadeler, hem de ilim ve gerçeklik bakımından tutarsızlıklar tespit edilince hadisi, Peygamberimiz’den (s.a.) ilk nakleden râvilerin veya onlardan alanların “yanıldıklarını, olduÄŸu gibi nakletmekte hatâya düÅŸtüklerini” söylemek gerekir; aksi halde tutarsızlıklar ve gerçeÄŸe uymayan açıklamalar Hz. Peygamber’e (s.a.) ait olur ki, bunu bir Müslümanın kabûl etmesi mümkün deÄŸildir. ÇocuÄŸun rahimde geçen hayatının safhaları Kur’ân’da (meselâ Müminûn: 23/14), yukarıda naklettiÄŸimiz rivayetlerdeki detaylara yer verilmeden açıklanmış, bundan insanların ibret almaları, Allah Teâlâ’nın varlık, birlik, irâde ve kudretini anlamak için bu eserini de delîl olarak kullanmaları istenmiÅŸtir. Hadisleri nakleden râviler ise bazı kelimeleri, Hz. Peygamber’in (s.a.) aÄŸzından çıktığı gibi nakletme konusunda hatâya düÅŸmüÅŸlerdir. Hadisler konusunda böyle düÅŸünmemiz ve bu hükme varmamızın sebebi -aÅŸağıda sıralanacak olan- önemli çeliÅŸkiler (ıztırâb) ve bilinen gerçeÄŸe aykırı açıklamalardır:

a) Rûhun üflenmesine kadar geçen süre için verilen rakamlar 40, 42, 45 ve 120 gün ÅŸeklinde deÄŸiÅŸiktir. Rûhun üflenmesi olayı belli bir süre sonunda ve bir defa olduÄŸuna göre bu rivâyetlerin tamamının doÄŸru (sahîh) kabûl edilmesi mümkün deÄŸildir.

b) ÇocuÄŸun cinsiyetinin Yaratıcı tarafından belirlenmesinin kırkıncı günden sonra olduÄŸu açıklaması bilimin ortaya koyduÄŸu gerçeÄŸe aykırıdır; çünkü çocuÄŸun cinsiyeti, hattâ bazı kiÅŸisel özellikleri hâmileliÄŸin ilk gününden (döllenmenin gerçekleÅŸtiÄŸi andan) itibaren bellidir, sabittir.

c) Tıbbın ilgili dalında uzmanlaÅŸmış ilim adamlarının verdikleri bilgiye göre hâmileliÄŸin üçüncü haftasının sonunda kalp atmaya baÅŸlar, 24-25. günde göz ve kulakla ilgili ilk oluÅŸumlar, kol ve bacak tomurcukları, 30. günde gözdeki lens, 36-42. günlerde el ve ayaklarda parmakları ayıran oluklar ve dış kulak taslağı oluÅŸmuÅŸtur (yani bir iki.. kırk günde kan pıhtısı ve bir çiÄŸnemlik et parçası deÄŸildir. Kur’an’da geçen alaka ve mudÄŸa kelimeleri böyle tercüme edilmemelidir).

Konumuz bakımından daha da önemli olan husus, bu hadisin “cenini öldürme, cenîn üzerinde tasarrufta bulunma” konusu ile hiçbir ilgisinin bulunmaması, insanın yaratılmasına ve kaderinin belirlenmesine ait açıklamalar yapmak maksadıyla buyurulmuÅŸ olmasıdır. Bu sebepledir ki hadisçiler bu hadisi “Yaratılış” ve “Kader” bahislerinde rivâyet etmiÅŸlerdir.

FIKIHTA KÜRTAJ

Fıkıhta kürtajın câiz olup olmadığını tartışan fıkıhçıların hükümlerine dayanak kıldıkları akıl (bilgi) ve nakil (hadis) delilleri ile ilgili olarak yaptığımız bu giriÅŸ mâhiyetindeki açıklamalardan sonra mezheplere göre kürtajın hükmünü ÅŸöylece özetlemek mümkündür:

Hanefî mezhebinde

Bu mezhepte, 120 günden sonra cenînin imhâ edilmesi ve düÅŸürülmesinin câiz olmadığı hükmünde ittifak edilmiÅŸ, daha öncesi ile ilgili olarak da iki farklı görüÅŸ ortaya çıkmıştır. Birinci görüÅŸ bunun câiz olduÄŸudur. Câiz diyenler yukarıda zikredilen hadise dayanmış, 120 günden önce henüz çocuk olarak bir ÅŸeyin yaratılmadığını, mevcûdun insan olmadığını, kan, et gibi bir ÅŸey olduÄŸunu, organlarının belirmediÄŸini ileri sürmüÅŸlerdir (Ä°bn Âbidin, III, 176; Ä°bn el-Hümâm, II, 495).

Ä°kinci görüÅŸ câiz olmadığıdır. Bu görüÅŸü savunan Hanefî fıkıhçılara göre -önemli bir mazeret ve sebep bulunmadıkça- cenînin, 120 günden önce de imhâ edilmesi ve düÅŸürülmesi câiz deÄŸildir; çünkü hac ibâdeti yapmak üzere ihrama giren bir kimsenin avlanması yasak olduÄŸu gibi, kuÅŸun yumurtasını kırması da, “yumurta kuÅŸun temel unsurudur, kuÅŸ yumurtadan olmaktadır” denilerek câiz görülmemiÅŸtir. Burada da cenîn öldürüldüÄŸü veya düÅŸürüldüÄŸünde günah söz konusu olur, ancak bunu yapanın günahı ve suçu, doÄŸup yaÅŸayan bir kimseyi öldüren katilin günahı kadar deÄŸildir (el-Fetâvâ el-Hâniyye, III, 410). Bu eserde “önemli mazeret” için iki örnek verilmiÅŸtir:

a) Bir kadın çocuÄŸunu emzirirken hâmile kalsa ve bu yüzden sütü kesilse, kocasının da sütanne kiralayacak imkânı bulunmadığından çocuÄŸun açlıktan ölme tehlikesi belirse, bu durumda, 120 günü doldurmadığı ve organları belirmediÄŸi için henüz kan sayılan cenîni, dışarıda ve yaÅŸayan bir çocuÄŸu kurtarmak için düÅŸürmek câiz olur.

b) Çocuk yolda takılsa ve doÄŸum mümkün olmasa bakılır; eÄŸer çocuk ölmüÅŸ ise bunun parçalanarak çıkarılması câizdir. Çocuk yaşıyorsa, anayı kurtarmak için onu parçalayıp çıkarmak câiz deÄŸildir; çünkü buradaki iki can birbirine eÅŸittir ve öldürülenin bunu hak edecek bir suçu yoktur.

GörüldüÄŸü üzere Hanefî mezhebi fıkıhçılarının bir kısmının 120 günden önce çocuk düÅŸürmeyi câiz görmeleri, rahimdeki varlığın insan mı yoksa bir kan kümesi veya et parçası mı olduÄŸu konusundaki yanlış bilgilerine dayanmaktadır. “Rahimdeki kütle hareket etmedikçe ve hareketin gaz vb.’den deÄŸil de çocuktan geldiÄŸi bilinmedikçe çocuk olduÄŸuna hükmedilemez” denilerek bu bilgi eksikliÄŸine açıklık getirilmiÅŸtir. Günümüzde ise rahimde oluÅŸan ÅŸeyin çocuk olup olmadığı yaklaşık on beÅŸ gün sonra muayene ve test ile tespit edilmektedir ve birçok organın ilk kırk gün içinde belirmeye baÅŸladığı da bilinmektedir. Bu bilgiler karşısında günümüzde, Hanefî mezhebi adına, 120 günden önce çocuk aldırmanın câiz olduÄŸunu söylemek mümkün deÄŸildir, böyle bir fetvâ cinayete iÅŸtirak sayılır.

Malikî mezhebi

Bu mezhebin fıkıhçıları kırk günden önce de olsa cenîni öldürme ve düÅŸürmenin câiz olmadığını açıkça ifade etmiÅŸlerdir (Derdîr, II,266-267).

Åžâfiî mezhebi

Bu mezhebe baÄŸlı bulunan bazı fıkıhçılar kırk günü tamamlanmamış bulunan cenînin düÅŸürülmesinin -Hanefîlerinkine benzer gerekçelerle- câiz olduÄŸunu söylerken, Gazzâlî gibi fıkıhçılar bunun haram olduÄŸunu ifade etmiÅŸlerdir ve bu görüÅŸün mûteber olduÄŸu kaydedilmiÅŸtir (Åžebrâmellesî, VI, 179).

Hanbelî mezhebi

Hanbelî mezhebi fıkıhçılarına göre hâmilelik üzerinden kırk gün geçtikten sonra çocuk düÅŸürmek câiz deÄŸildir. Kırk günden önce câiz olduÄŸunu söyleyen fıkıhçılar ise -yukarıda açıklanmış bulunan- eksik bilgilere dayanmışlardır.

Zâhiriyye mezhebi imamlarından Ä°bn Hazm, 120 günden önce çocuÄŸunu düÅŸüren anneye mâlî cezâ, daha sonra düÅŸürene ise kısas veya diyet gerekeceÄŸini ifade etmiÅŸtir; bu ifade onun, baÅŸtan itibaren çocuk düÅŸürmeyi câiz görmediÄŸini göstermektedir (Muhallâ, XI, 31; Zeydân, el-Mufassal, III, 119-127).

SONUÇ

Zigot (döllenmiÅŸ yumurta) rahime yerleÅŸip geliÅŸmeye baÅŸladığı (embriyo olduÄŸu), amiyane deyiÅŸle hamilelik baÅŸladığı andan itibaren onu öldürmek cinayettir, kürtaj haramdır.

Tüpte yapılan dölleme cenin sayılmaz; çünkü burada bırakıldığında bundan çocuk olmaz, rahimde bırakıldığında ise geliÅŸmeye devam eden cenin sonunda çocuk olarak doÄŸar.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.