Sosyal Medya

Rasim Özdenören: Zemheride bahar düşleri

Zemheride bahar düşleri kurabiliyorsam; bu, bahar da yok, zemheri de yok demektir… Dahası zaman da…



Zemheride bahar hayalleri kurmak…
 
Sıcacık bir bahar sabahı güneşine gözler kapalı, yüzünü o sıcaklığa çevirmek…
 
Bir gençlik enerjisi ile denize, dağ tepelerine doğru koşuya hazırlanmak…
 
Bütün dünya benimdir duygusuyla hayata asılmak…
 
Yerinde duramayan, zıplayıp fırlayan bir tay çevikliği ile sevgi ovasına atılmak…
 
Bu, yürek aydınlığıdır…
 
O aydınlık ve sevgi dolu yürek yöneleceği sevgiliyi bilir. Onu ilkin bir nefes hâlinde ciğerlerinde solur…
 
Bunun bir başka adı aşktır…
 
Yüreğine aşk duygusunu, onun tüm çeşitlemelerini, hicranını ve saadetini yerleştirmiş olan ovalarda koşarken de mağarasına kapandığında da sevgiliyle baş başa soluklandığını duyumsar…
 
O, belki Tanrı’dır…
 
Tabii, elbette… Sevgili sevenin tanrısı değilse başka hiçbir şey demek değildir…
 
Ne ki Tanrı, sevmenin son durağında yer alır…
 
Son durak: ulaşılmayan yer…
 
Ondan ötesine yol bulunmayan…
 
Miraçta bile mesafenin en fazla iki yay aralığında bırakıldığı yer…
 
İki yay aralığı nedir, bilmek lazım…
 
O yayı, avcının elindeki yay olarak düşünen fena hâlde yanılır…
 
O yay, belki “yakınlığı” ifade sadedinde öyle de yorumlanabilir… Ancak bizim dünyamızın ölçümleriyle hesaplanamayan bir mesafenin adıdır o…
 
İlla bizim dünyamızın mesafesine nispet edilecekse uzaydaki iki galaksi arasındaki mesafe diye tahayyül etmek yeter…
 
Ama bu mesafeyi sevilen uygun görmüşse ve sevenin kalbine onu ilham etmişse, bütün mesafeler sıfıra müncer olur…
 
Orada sevenle sevilen aynı boş mekânın mesafesizliğinde karşı karşıya gelir…
 
Orada iki gönül bir olur. Nasıl mı?
 
O birliktelikte ne seven kalır ne sevilen…
 
O birlikte mesafe yok olur…
 
Ve dahası: sevgi diye bilinen duygu da ortadan kalkar.
 
Tümünün yerini bir başka olgu alır: hakikat…
 
Orası, Mevlana’nın: “Aşık da benim, maşuk da…” dediği yer…
 
Her şey sende düğümlenir. Bu cümlenin hakikat diline tercümesi şudur: her şey bende düğümlü…
 
Şairin: “Hep ben, ayna ve hayal; hep ben, pervane ve mum…” diye betimlediği yerdir orası: tüm varlık aleminin, evrenin Bir’de temerküz ettiği yer…
 
Zemheride bahar düşleri kurabiliyorsam; bu, bahar da yok, zemheri de yok demektir… Dahası zaman da…
 
Bir başına, sipsivri bir hakikat evreni var, o da benim… Seni kendinde içkinleştirmiş olan Ben…
 
 
Yenişafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');