Sosyal Medya

Tercüme Haber

Amerika ırkçılığa karşı bir devrimin eşiğinde

Ülkede ayrımcılık meselesiyle ilgili olarak, gelin bundan elli sene önce yaşanmış Rosa Parks olayını yeniden hatırlayalım. Rosa Parks Alabama Montgomery’de yaşayan ve terzilik yapan siyah bir kadındı. 1 Aralık 1955’te iş çıkışı otobüse bindi ve beyazlara yer verme kuralına uymadı(!) Parks’ın isyanı, bu ayrımcı uygulamayı ortadan kaldıracak eylemler için ilk kıvılcımı çaktı.



ABD’nin Minneapolis şehrinde beyaz bir polisin Afrika kökenli bir Amerikan vatandaşını yere yatırıp diziyle boğmasının ardından ülkede ayaklanmalar ve huzursuzluklar halen devam ediyor.
 
Cep telefonu kamerasıyla yoldan geçen bir kişinin görüntülediği bu korkunç cinayet, ABD’de ırkçılık ve ayrımcılık ile ilgili yasaların bir yılı aşkın zamandır yürürlükten kaldırılmış olmasına rağmen, siyahilere karşı ayrımcılığın halen devam ettiğini gösteriyor.
 
Amerika'da Başkan Barack Obama, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Colin Powell ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice gibi siyahi asıllı kişilerin Amerikan siyasetinin üst kademelerinde görev almış olmalarına rağmen son yaşanan olayla birlikte ülkede siyahilere uygulanan ayrımcılık meselesi yeniden gündeme geldi.
 
Resmi istatistikler siyahi Amerikalıların beyazlara oranla ömürlerinin altı yıl daha az olduğu gösteriyor. Ayrıca siyahi Amerikalılar ülkede nüfusun yüzde 13’ü oluşturmalarına rağmen, Amerikan cezaevlerindeki siyahların oranının yüzde 43 olduğu görülüyor. Temsilciler Meclisi içerisinde toplam 435 milletvekilinde sadece 44 milletvekili siyahilerden oluşuyor.
 
Sosyal medyada bir orman yangını gibi yayılan videoyu, George Floyd'un boğuk ve yalvaran bir sesle “nefes alamıyorum, nefes alamıyorum, anne... anne...” sesleri içinde hayat veda edişini izlediğimde öfkeden deliye döndüm.
 
Trump bu cinayetin ardından attığı tweetle “yağmalama başlarsa ateş açarız” diyerek adeta polisi Minneapolis’teki protesto eylemlerindeki göstericileri öldürmeye teşvik ediyor.
     
Irkçı beyazlar tarafından iktidara getirilen Trump’ın izlediği aptalca, nefret dolu ve ırkçı politikalardan dolayı onu Amerika’nın Gorbaçov’u olarak nitelememiz bir gerçeği yansıtıyor. ABD tarihinde ilk kez profesyonel yalancı bir lider, ülkede koronavirüsün yayılmasını önlemek amacıyla Demokratlar tarafından alınan önlemlere karşı, halkı sokağa çıkıp gösteri yapın yasağı çiğneyin diyerek kışkırtıyor.
 
Ülkede ayrımcılık meselesiyle ilgili olarak, gelin bundan elli sene önce yaşanmış Rosa Parks olayını yeniden hatırlayalım. Rosa Parks Alabama Montgomery’de yaşayan ve terzilik yapan siyah bir kadındı. 1 Aralık 1955’te iş çıkışı otobüse bindi ve beyazlara yer verme kuralına uymadı(!) Parks’ın isyanı, bu ayrımcı uygulamayı ortadan kaldıracak eylemler için ilk kıvılcımı çaktı.
 
1900 yılından itibaren uygulanan yasaya göre otobüslerin ilk sıraları beyazlara, son sıralar siyahlara ayrılmıştı. Arada kalanlarsa beyazların sıraları doluncaya kadar siyahların da oturabileceği koltuklardı. 
 
Ayakta kalan beyaz olduğunda, şoför siyahlarla beyazların oturduğu koltukları birbirinden ayıran ‘colored’ işaretini otobüsün arka tarafına doğru götürüyordu. Siyahlar arkada yer yoksa ayakta durmak, ayakta duracak yer yoksa da otobüsten inerek bir sonrakini beklemek zorundaydı. Yasa, siyah yolcularla beyaz yolcuların aynı koltukta yan yana oturmasına da izin vermiyordu.
 
1 Aralık 1955 günü Rosa Parks işte bu yasaya uymadı! Bazı beyaz yolcular ayakta kalınca şoför Rosa Parks’ın ve onunla aynı sırada oturan diğer siyahların arka sıraya geçmesini istedi. Rosa Parks’ın yanında cam kenarında oturan erkek yolcu kalktıktan sonra Parks onu takip etmek yerine onun kalktığı yere kaydı. Rosa Parks, otobüs şoförünün neden kalkmadığını sorması üzerine “Çünkü kalkıp yerimi bir başkasına vermem gerektiğine inanmıyorum” diye cevap verdi. Bunun üzerine şoför polis çağırdı ve Rosa Parks ‘kamu düzenini bozmak’ suçundan tutuklandı.
 
Bu olay Amerika’daki siyahi nüfus arasında bir isyan hareketini tetiklemişti. George Floyd'un vahşice öldürülme olayının, yaklaşan başkanlık seçimlerinde Trump’ın ve onu çevreleyen grubun, seçimlerde devrilmesine ve ırkçılıkla ilgili birçok yasanın değişerek Amerikan vatandaşları arasında gerçek eşitliğin sağlanması noktasında devrim niteliğinde bir değişimin başlangıcı olacağını düşünüyorum.
 
 
Müellif: Abdulbari Atvan / raialyoum.com / Mütercim: Hasan Kanat-Düşünce Mektebi
 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');