Sosyal Medya

Erdoğan: IŞİD'li tutukluların kaçtığı iddiası bir dezenformasyondur

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Barış Pınarı Harekat bölgesinde bulunan IŞİD'li tutukluların kaçtığı iddiasına ilişkin, "Bu bir dezenformasyondur. Bunu yapmak suretiyle şu anda Amerika'yı, Batı'yı tahrik etmek istiyor" dedi



Gazete, televizyon ve ajansların genel yayın yönetmenleriyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde basına kapalı toplantıda bir araya gelen Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
'ÖFKE DEĞİL, SABIR DİYECEĞİZ'
 
Erdoğan, harekata ilişkin ABD'den yapılan farklı değerlendirmelere ilişkin soruya "Öfkeyle kalkan zararla oturur. 'Öfke değil sabır diyeceğiz' ki inşallah zafere ulaşalım. Sayın Trump'la bu süre içerisinde birkaç görüşmemiz oldu. Malum ayın 13'ü için bir randevulaşmamız oldu. Washington'da bir araya gelme durumumuz söz konusu. Aynı şekilde Dışişleri ve Savunma bakanlarımızın görüşmeleri var. Hazine ve Maliye Bakanımızın görüşmeleri var." cevabını verdi.
 
AVRUPA MESAJI ALDI'
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, "Dünyada ciddi bir kara propaganda var ve Avrupa'ya bu konuda uyarınız oldu. 'Bize işgalci derseniz kapıları açarız.' dediniz Avrupalılar mesajı aldı mı?  Rusya konusunda Lavrov'un açıklaması oldu. 'Türkiye'nin endişelerini anlıyoruz' dediler. Siz de Putin'le görüştünüz. Moskova'nın yaklaşımından memnun musunuz?" sorusunu şöyle yanıtladı:
 
"Avrupa bu mesajı aldı. Bayağı da sıkıntıları var. Mesaja en ciddi cevabı da Boyko verdi. Boyko'nun verdiği cevap 'Türkiye bize Brüksel'den daha yakın' dedi. 'Komşumuz' dedi. Dolayısıyla Avrupa Birliği bu konuşmalarına dikkat etmesi lazım' dedi. Bulgaristan Başbakanı. Herhalde bu önemli bir şey. Diğer soru Rusya'yla ilgili. Putin şu ana kadar takındığı tavırlar özellikle tabii Astana Süreci ve Birinci Soçi Mutabakatı ondan sonra Ankara-Tahran, tekrar döndük Soçi, sonra Ankara, şimdi önümüzde Tahran var. Bütün bu çalışmalarımızı başarılı bir şekilde yürüttük. Başarılı şekilde de yürütüyoruz. Bütün talimatlara Rusya'da uyulması hassasiyetini görüyorum. Bu noktada biz 24 saat içerisinde Sayın Putin'le herhangi bir sıkıntı olduğu anda görüşmelerimizi yapıyoruz. Atılması gereken adımları da beraber atıyoruz. Gerek Dışişleri, Savunma bakanlarımızın birbirleriyle görüşmeleri, gerek istihbaratımızın birbirleriyle görüşmeleri gayet uyumlu şekilde devam ediyor. Burada herhangi bir sıkıntı söz konusu değil."
 
'CEZAEVİ DENEYİMİMİZ BURADA DA AYNEN UYGULANACAK'
 
"2 terör örgütü var. Biri PKK/PYD, biri DEAŞ. Bugün duyum olarak geliyor. Kesinleşmiş bir şey yok. DEAŞ'lıları salıverdikleri söz konusu Rakka'nın kuzeyinde. DEAŞ'lıların serbest bırakılması gerçekleşmesi durumunda Türkiye'nin bir B planı var mı?" sorusu üzerine ise Erdoğan, "Şu anda cezaevlerine yönelik tedbirimiz var. Bu noktada gerek askerimizin gerekse Adalet Bakanlığımızın cezaevleriyle ilgili deneyimi ve tecrübesi burada da aynen uygulanacaktır. Yapacağımız işimiz o." dedi.
 
PYD'nin 785 IŞİD'li tutuklunun kaçtığını açıkladığına işaret eden Erdoğan, "Tabii, bunu bilerek yapıyor. Bu aslında bir dezenformasyondur. Bunu yapmak suretiyle şu anda Amerika'yı tahrik etmek istiyor veya Batı'yı tahrik etmek istiyor. Çünkü, İngiltere'yle konuştuğumda, yani Boris aynı şeyi söylüyor. Merkel ile konuşuyorum aynı şeyi söylüyor. 'Peki, bu DEAŞ'lıları falan ne yapacaksın?' falan gibi ifadeler kullanılıyor. Biz bu noktada, bu karar açıklandığı anda -ki bunun cevabını verecek olan bize Amerika'dır- derse ki 'Tamam biz teslim ediyoruz.' teslim ediyoruz dediği anda biz gerekli tedbiri alır ve bunu yaparız." diye konuştu.
 
'SURİYE'YLE SINIRI OLMAYANLAR SURİYE'YE MÜDAHALE ETMEYE ÇALIŞMIYOR MU?'
 
Erdoğan, bir diğer konunun Fransa ile ilgili olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Fransa, burada çok garip. Yani öyle garip açıklamalar yapıyor ki bu kadar tecrübesiz, siyasetten bu kadar uzak. Yani, yanına biraz şöyle deneyimli, tecrübelerini birilerini al da öyle konuş, yok. Kendisine zaten söyledim bir keresinde, 'Ruanda'nın hesabını kim verecek?' dedim. Öbür tarafta Cezayir'in hesabını kim verecek? Senin geçmişin bu tür karanlık bir tarihe sahipsin. Bunun cevabını ver. Bizim geçmişimizde böyle bir şey yok. Bak şimdi, daha yeni Fransa, yani kendinden çok çok uzaktaki Mali'ye müdahale ediyor. Peki, Mali'ye müdahale ederken şimdi bu mücadeleyi Mali'de yapmazsak veya müdahaleyi yapmazsak Marsilya'da mücadele etmek zorunda kalırız.' diyor. Marsilya nerede, Mali nerede? Böyle bir devlet başkanı olur mu? Daha da önemlisi Mali'yle kendisi sınır değil. Şu anda Suriye'yle sınırı olmayanlar Suriye'ye müdahale etmeye çalışmıyor mu? Bunu kendisi, Sayın Trump söylüyor. Kilometresi doğru mu bilmiyorum da '9 bin kilometre uzaklıktayız.' diyor. 'Bizim orada ne işimiz var.' diyor. Bu güzel de bunun gerisini de getir işte. Ama gerisi gelmiyor. Ben tabii daha uzak olduklarını biliyorum da... Böyle bir durum var ve Fransa'dan Mali'ye füze atsan oraya düşmez. Ha belki nükleer başlıklı olsa düşebilir de ama füze oraya düşmez. Böyle bir durumda bakıyorsunuz, Mali'ye girmeyi kendine hak olarak kabul edebiliyor. Böyle bir durum söz konusu."
 
'7 BİNDEN FAZLA KİŞİYİ, YABANCI SAVAŞÇI OLARAK GÖZALTINA ALDIK'
 
Türkiye'nin IŞİD'le mücadelesine değinen Erdoğan, şunları kaydetti: "Bir tabii bizim yaptığımız güvenlik operasyonları, bunu yapıyoruz. İki, yabancı bir defa teröristler var ve biz bunlardan da çok ciddi sayıda deport ettik. Bunları da gönderdik. Bir başka adım, özellikle uluslararası koalisyon. Bunlardan destek istedik. 'Gelin' dedik bir uluslararası donörler toplantısı yapalım ve bu güvenli bölgeyi de biz inşa edelim, ihya edelim ve bu insanları çadırlardan kurtaralım. İlk etapta konteynırları düşünmüyoruz da çadırlarda yaşayanları oralardan kurtaralım. Ama karşımızda ya bunlar güzel de hadi adımı atalım. Mesela, Birleşmiş Milletler'de (BM) her birine kitapçıklar verdim bunları anlatan. Olumlu bir cevap yok ve örgüte, çok ciddi bunlardan finans akıyor. Bütün kaynak orası. Ayrıca zaten Deyrizor ve o civardaki petrolü de ağırlıklı olarak şu anda PYD/YPG bunlar alıyor, kısmen DEAŞ alıyor hatta daha ileri gideceğim bunları da rejime satıyorlar. Böyle de bir durumları var. Böyle bir kaynak akışı da söz konusu. Önemli bir adım da tabii biz 7 binden fazla kişiyi, yabancı savaşçı olarak gözaltına aldık ve bunların ciddi bir kısmını da geldikleri ülkelere gönderdik. Bunlarla birlikte bu attığımız adımlar da ne yazık ki karşılığını bulmuyor. 70 binden fazla kişinin ülkeye girişini yasakladık bu şekilde. 4 binden fazla kişi tutuklandı ve özellikle de bütün bunlar Fırat Kalkanı Harekatı ve Musul'daki operasyonlar dışında yaptıklarımız. Bu kadar kararlı olarak işin üzerine gidiyoruz, gitmeye de devam edeceğiz.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.