Sosyal Medya

Huawei’yi bitirmeye giderken evdeki Boeing’den olmak

Endonezya’da faaliyet gösteren Lion Havayolları’nın Boeing 737 Max tipi uçağının 29 Ekim 2018’de geçirdiği kaza ile 10 Mart 2019’da Etiyopya-Kenya seferini yaparken düşen Etiyopya Havayollarına ait aynı tipteki uçağının uğradığı kazanın ardından, Boeing 737 Max uçaklarının, uçuş kontrol yazılımlarında sorun olup olmadığı konusu küresel bir histeri dalgasına dönüştü.



Max serisi uçakların karşı karşıya kaldığı krizin çözümsüz kalması halinde, kısa vadede Çin’in kendi geniş gövdeli uçak projeleri ile ortaya çıkması sürpriz olmayacaktır. ABD’nin endüstriyel casusluk ve siber saldırı suçlamalarına muhatap olan Çin’in, üretimine ortak olduğu bir yolcu uçağının sırlarına vakıf olmasının uzun bir süre almayacağını tahmin etmek zor değil.
 
Tüm dünyaya rest çeken, “Ben tek siz hepiniz” diyerek küresel ticaret savaşını başlatan Amerika Birleşik Devletleri, Çin Halk Cumhuriyeti’nin telekomünikasyon ve bilişim alanındaki sancak gemisi Huawei’yi torpillerken, sürpriz darbeyi, beklemediği ve en güçlü olduğunu düşündüğü cepheden, sivil havacılık sektöründen yedi. Geniş gövdeli uçak pazarının yarısını elinde tutan Amerikan Boeing firmasının medarı iftiharı Max 737-8 modelinin 5 ayda geçirdiği iki kaza sivil havacılık sektörünü 48 saatte alt üst etti.
 
Endonezya’da faaliyet gösteren Lion Havayolları’nın Boeing 737 Max tipi uçağının 29 Ekim 2018’de geçirdiği kaza ile 10 Mart 2019’da Etiyopya-Kenya seferini yaparken düşen Etiyopya Havayollarına ait aynı tipteki uçağının uğradığı kazanın benzerlik göstermediği iddia edilse de soruşturmalar henüz sonuca ulaşmış değil. Ancak Etiyopya’daki kazanın ardından Boeing 737 Max uçaklarının, uçuş kontrol yazılımlarında sorun olduğu yönündeki endişeler kısa sürede küresel bir histeri dalgasına dönüştü.
 
Boeing hisseleri geriledi
 
Çin Halk Cumhuriyeti’nin başını çektiği Asya-Pasifik bölgesi ülkeleri kazanın üzerinden 24 saat geçmeden hava filolarındaki Boeing 737 Max tipi uçakları uçuştan men etti. 12 saat sonra ise Latin Amerika ülkeleri bu sürece dâhil oldu. Takvimler 12 Mart Salı gününü gösterdiğinde ise Avrupa Birliği ülkelerinin yaklaşık yarısı bu şüpheli uçakların kullanımını ya yasaklamış ya da onlara hava sahalarını kapatmıştı. Türkiye’de ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın kararıyla Boeing 737 Max 8 ve Max 9 tipi uçakların uçuşları tedbir amaçlı olarak durduruldu.
 
2017 yılında piyasaya sürülen Boeing’in Max serisi sektördeki yolculuğuna erişilmesi zor bir rekorla başladı. 100’den fazla havayolu şirketi bu uçak için 5 bine yakın sipariş verdi. Boeing fabrikalarının üretim bantları 2018 yılında ayda 52 Max üretecek kapasiteyi yakaladı hatta 2019 yılında bunu ayda 57 uçak üretimine ulaştıracak seviyeyi hedefledi. Yalnızca 2018 yılında 256 uçak müşterilere teslim edildi. Ancak 5 ay gibi kısa bir zaman diliminde meydana gelen kazalar Boeing’in yeni uçak serisi ile başlayan rüyanın kesintiye uğramasına yol açtı. 8 Mart Cuma günü New York borsasının kapanışında 422 dolar 42 sentten alıcı bulan Boeing hisseleri, Avrupa hava sahası Max serisi uçaklara kapanırken 370 dolar seviyelerine kadar geriledi.
 
Dünyanın çeşitli havalimanlarında yolcuların binecekleri uçağın Boeing Max serisi olduğunu gördüklerinde yolculuktan vazgeçtiklerine dair mesajların internetteki sosyal medya mecralarında alıp yürümesiyle beraber sivil havacılık sektörü daha önce tecrübe etmediği bir krizle karşı karşıya kaldı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ise tüm bu kargaşanan ortasında, ülkesinin en önemli şirketlerinden biri ölüm kalım savaşındayken, twitter vasıtasıyla egzantrik çıkışlarından birini daha yaptı. Trump, günümüz uçaklarını içerdikleri yüksek teknoloji nedeniyle kullanmanın çok karmaşık olduğunu, pilotlar yerine kokpitte MIT’ten ( Massachusetts Institute of Technology ) bilgisayar mühendislerinin bulunması gerektiğini ileri sürerek kazalara bambaşka bir bakış açısı getirdi.
 
Pilotum idaresiz olmasın
 
Trump’ın konuyla ilgili unutulmayacak yorumu ise herhalde şu cümleler olacaktır: “Sizi bilmem ama ben pilotumun süper zeki olmasını istemezdim. Benim tercihim uçağın kontrolünü hızlı ve kolayca sağlayacak profesyonel ekiplerdir.” Trump bu ifadeleriyle her gün yeni bir aşama kaydeden uçuş teknolojilerine meydan okurken, aslında havacılık sektöründe devam eden bir tartışmaya da parmak basmış oldu. Boeing 737 Max gibi uçakların içerdiği yüksek teknoloji benim de aklıma 2015 yılında Tayvan’da meydana gelen bir uçak kazasını getirdi.
 
4 Şubat 2015’te Taipei-Kinmen seferini yapmak üzere havalanan turbo motorlu ATR 72-600 tipi yolcu uçağı kalkışından yalnızca 3 dakika sonra kentteki bir viyadüğe de çarptıktan sonra nehre düştü. Uçaktaki 58 yolcu ve mürettebattan 43’ü hayatını kaybetti. Kazayla ilgili soruşturma, neredeyse insana ihtiyaç duymayacak kadar yüksek teknolojiye sahip bu uçağın, yeterli donanıma sahip olmayan pilotun yanlış bir müdahalesi sonucu düştüğünü ortaya koydu. İnsan hatasının yüksek teknolojiyi kifayetsiz bıraktığı bu kaza, havacılık sektöründe teknolojinin üstleneceği rolün ciddi bir şekilde tartışmaya açılmasına da vesile olmuştu.
 
Boeing Max serisinin Endonezya ve Etiyopya’daki kazalarına dair soruşturmaların sonuçları bu tartışmayı yeni boyutlarıyla gündemimize taşıyabilir. Peki, Boeing Max’in başına gelen bu kazalar küresel ticaret savaşının gidişatını etkileyecek mi? Max serisinin uçuşlarını durduran ilk ülke olan Çin Halk Cumhuriyeti bu kazaları ABD’ye karşı bir avantaj kazanmak için değerlendirecek mi? Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang 12 Mart’ta Pekin yönetiminin konuya ilişkin ilk resmi açıklamasını yaparken, Boeing Max serisine yönelik uçuş yasağının ne kadar süreceğine dair bir tarih veremeyeceklerini vurgularken havayolu ile seyahat edenlerin can güvenliğini hiçbir şart altında riske atmayacaklarının altını çizdi.
 
Çin, Boeing uçağını kopyalar mı?
 
Burada Çin’in sivil havacılık sektöründe attığı adımlara bir parantez açmakta fayda var. Kendi yolcu uçaklarını üretme yolunda önemli adımlar atan Çin henüz dar gövdeli yani 150 ila 180 yolcu ve mürettebat taşıyan Comac C919 uçağının test uçuşlarını sürdürüyor. Comac C919’un testleri başarıyla tamamlanırsa piyasaya sürülmesi 2021 yılında mümkün olacak. Ve kendi sınıfındaki rakipleri Airbus 320 ile Boeing 737 olacak. Havacılık uzmanları Çin’in kendi üretimi olacak bu uçağın fiyatının Avrupalı ve Amerikalı muadillerinin altında olacağına dikkat çekiyorlar. Geniş gövdeli uçak üretiminde dikkat çeken nokta ise Boeing’in ABD toprakları dışındaki ilk ve tek ortak üretim üssünün Çin’de olması.
 
Boeing tarafından Seattle’da üretilen uçaklar, Çin’in doğusundaki Zhoushan kentine gönderilerek buradaki tesislerde iç donanımları ve boyama işlemleri tamamlanarak alıcılara teslimatları yapılıyor. Boeing’in Çin’in COMAC şirketi ile ilk ortak üretimi olan Boeing Max 8 tipi uçağın teslimi 2018 yılının Aralık ayında yapıldı. Çin’deki 14 havayolu şirketinde 97 adet 737 Max 8 tipi uçak bulunuyor. Bu model uçaktan 24 tane işleten China Southern Airlines ilk sırada. Air China 15, Shanghai Airlines ve Hainan Airlines ise 14’er adet Max 8 tipi uçağa sahip.
 
Boeing, küresel sivil havacılık pazarında ikinci sırada yer alan Çin’e 2017 yılında farklı tiplerde 202 uçak siparişini teslim etti. 2020 yılı ortalarında Çin’in küresel sivil havacılık pazarında ilk sıraya yerleşmesi bekleniyor. Savunma sanayinde uçak gemisinden, saldırı helikopterlerine kadar pek çok ürünü kopyalama kapasitesine sahip olan Çin’in, bir Boeing uçağını kopyalaması ihtimal dışında olmadığı gibi, küresel çelişkilerin tırmanışa geçtiği günümüzde ABD şirketi ile ortaklığı sürdürmesine gerek kalıp kalmayacağı da bir soru işaretidir.
 
Max serisi uçakların karşı karşıya kaldığı krizin çözümsüz kalması halinde, kısa vadede Çin’in kendi geniş gövdeli uçak projeleri ile ortaya çıkması sürpriz olmayacaktır. ABD’nin endüstriyel casusluk ve siber saldırı suçlamalarına muhatap olan Çin’in, üretimine ortak olduğu bir yolcu uçağının sırlarına vakıf olmasının uzun bir süre almayacağını tahmin etmek zor değil.
 
Bu skandalın dünyaya maliyeti ne?
 
Gözler şimdi uçaklarının ve hisselerinin irtifa kaybına karşı Boeing şirketinin kısa vadede nasıl bir çözüm üreteceğine çevrilmiş durumda. Uçaklarının güvenliği konusunda ısrarlı olan Boeing, Amerikan Federal Havacılık İdaresi’nin desteğiyle Amerika kıtası semalarında havada kalmak için direnişini sürdürüyor.
 
Endonezya’daki ilk kazanın ardından uçuş yazılımlarının yenilenmesi için başlatılan çalışmanın hız kazanacağı anlaşılıyor. Yeni Boeing serisinin tasarımında motorların bulunduğu konumun sorun yarattığı ve bu sorunu çözmek için yerleştirilen sensörlerin verimli olmadığı yönündeki iddialar da yanıtlanması beklenen diğer sorular.
 
Max 8 serisi için güncellenen yeni yazılımların en iyi ihtimalle Nisan ayında tamamlanabileceği belirtiliyor. Bu durumda, Boeing’in güven tazelemesi için gereken süre 1 ayı bulabilir. Bunun Boeing firmasından başlayarak, müşterisi olan hava yolu şirketlerine ve küresel havacılık sektörüne maliyetinin ne olacağı ise cevabı bilinmeyen sorular listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Ancak daha şimdiden Boeing’e maliyeti 30 milyar doları buldu.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.