Sosyal Medya

Kürsü

Halil İnalcık’ın büyük keşfi: Arvanid defterleri

Halil İnalcık, "Osmanlı ve Modern Türkiye -Araştırmalar-" kitabında dopdolu bir içerikle okuyucuya Osmanlı tarihine daha farklı ve derinlikli bakma imkânı sağlar. Metin Uygun kitabı Dünyabizim için değerlendirdi.



Halil İnalcık Türk tarihçiliğinin önemli simalarındandır. Bu yüzden kendisine “Tarihçilerin Kutbu” payesi verilmiştir. Daha doğrusu İnalcık, farklı tarih anlayışıyla, eserlerinde sosyal ve ekonomik tarih yaklaşımını merkeze almasıyla bu payeyi hak ederek kazanmıştır. Timaş Yayınları tarafından 2013 yılında ilk baskısı yapılanOsmanlı ve Modern Türkiye Araştırmalar isimli kitabında yer alan konular onun çok yönlü bir tarih araştırmacısı olduğunu gösteriyor. Zira tarih konularının yanında, sosyoloji ve siyaset bilimiyle ilgili olarak da önemli değerlendirme ve analizler yapıyor, yorumlarda bulunuyor. Buna örnek olarak Türkiye ve Avrupa ilişkilerinin tarihini incelediği konu içinde yer alan Samuel Huntinton’un ünlü Medeniyetler Çatışması tezini değerlendirmesini verebiliriz. Ziya Gökalp’le ilgili olarak, Gökalp’in Türk sosyolojisindeki yerini ele alan ve Gökalp’in Türk düşünce hayatına etkilerini ortaya koyan analizini de bu çerçevede değerlendirebiliriz. Osmanlı başlığını oluşturan bölümde Osmanlı’nın Balkanlardaki yayılışı, Ahilik Teşkilatı, Vakıflar gibi konuların yanında Osmanlı Ekonomi ve Para Tarihine, Vergi Sistemi ve Osmanlı’da İstatistik konularına dair önemli araştırmalar yer alır. Son bölümde ise “Tarihçiliğimiz” başlığı altında “Fransız Annales Ekolü ve Türk Tarihçiliği” bölümünde Türk tarih yazcılığı hakkında bilgi verir.

Osmanlı, istatistik sisteminden etkin olarak faydalanmış

Osmanlı iktisat sistemiyle ilgili olarak çeşitli başlıklar altında geniş malumat verilenkitapta incelenen konulardan birisi de Osmanlı istatistik sistemi, tahrir defterleridir. İnalcık, Osmanlı Devleti’nin merkeziyetçi ve bürokratik yapısından dolayı bu alandan etkin bir şekilde faydalandığını ve istatistikle ilgili kayıtların arşivlerde geniş yer tuttuğunu belirtir. Bu alandaki çalışmaların yalnız Osmanlı istatistik tarihi bakımından değil, genel istatistik tarihi bakımından da büyük önem taşıdığına dikkat çeker. Osmanlı’nın istatistikle ilgili tuttuğu kayıtların, bu alanda uygulanan usul ve metotların, 15. yüzyılda Avrupa’da görülen benzeri örneklerden daha gelişmiş ve daha karmaşık olduğunu öğreniyoruz. İnalcık bu metotların İslam Halifeliği, İran, Orta Asya örneklerinin bir devamı olarak Mezopotamya medeniyetlerine kadar izlenebileceğini ifade eder.

Sistemin kontrolü icmal defterleriyle sağlanırdı

İnalcık’tan öğrendiğimize göre Osmanlı’nın klasik döneminde (1300-1600), devletin zırhlı süvari ordusunu oluşturan sipahilerin ihtiyaçları, köylüden ayni olarak tahsil edilen vergilerden karşılanıyordu. Zira bu dönemde para ekonomisi geri bir durumdaydı. Devlet miri (toprağın mülkiyetinin devlete ait olması) sistemiyle mülkiyeti altına aldığı tarıma elverişli arazilerde buğday ve arpa üretimini garanti altına alarak halkın ve ordunun temel ihtiyacını gidermek ister. Geniş bir coğrafyaya yayılan imparatorlukta bu sistemin kontrol edilmesi, tımarların intikalleri ve değişiklikleri icmal defterleriyle sağlanır, değişiklikler ise derdest ve tevcihdefterleriyle takip edilirdi. Bu defterler merkezdeki bürokrasiye sistemi takip etmek ve gereken kararları alma yönünde büyük kolaylıklar sağlıyordu. Bir sancakta hangi köyde ne kadar nüfus var, köylülerden kimin ne kadar toprağı var, topraksız olanlar, ürünlerin miktarı ve fiyatı bu sayede kısa bir zamanda bulunur ve gereken kararlar kolayca alınırdı. İnalcık, bu metodun merkeziyetçi bürokrasinin son derece etkin bir aracı olduğunu, tahrir defterleri ve defter-i hakaninin bu sistemin uygulanmasında, doğru ve kapsamlı verilere ulaşmada ihtiyacı karşılayan özgün bir istatistik sistemi olduğunu vurgular.

Halil İnalcık’ın büyük keşfi

İnalcık, Osmanlı arşivlerinde defter-i hakanilerden en eskisi olan 835/1431 tarihli Arvanid (Arnavud) Sancağı icmal defterini kendisinin yayınladığını belirtir. Bu defter bir tımar icmal defteridir ve Osmanlı bürokrasisinde bu tarihe doğru tahrir istatistik metodlarının kesin biçimde uygulandığını kanıtlamıştır. II. Murad ve Fatih dönemine ait başka defterlerin de tespit olunduğunu, Arvanid defterlerindeki göndermelerden Osmanlı tahrir sisteminin Yıldırım Beyazıd (1389-1402) dönemine kadar izlenebileceğini açıklar.

Söz, Arvanid defterlerinden açılmışken Taşkın Takış, Halil İnalcık’ın tarihçiliği hakkında değerlendirmelerde bulunduğu Tarihyazımının Rönensansı başlıklı yazısında, Arvanid defterini, bir belgeden tarih yazma metodolojisinin en güzel örneği olarak tarif eder ve bunu İnalcık’ın ilk büyük keşiflerinden sayar. Bu defter Osmanlı’nın Balkanlarda yayılışı hakkında önemli bilgiler verir. “Genç yaşta bir araştırmacı, Osmanlı tarihi üzerinde deyim yerindeyse parlak fütuhatını yapmış, arşivlerdeki en eski sayılabilecek bir defter bulmuştur: Suret-i Defter-i Sancak-i Arvanid. Bu defter, bir tımar defterinin sureti, yani icmal defteridir. Osmanlı Arnavutluk’u fethettikten sonra bölgeyi kayıt altına almıştır. O döneme ait nüfus ve gelir kaynaklarıyla ilgili bilgileri buradan ediniyoruz. Bir bölgenin Müslim ve gayrımüslim kişileri köy köy, hane hane bu deftere kaydedilmiştir. Kimin nereden geldiği, gelir düzeyleri hakkında bilgiler mevcuttur…” sözleriyle Takış, hem Halil İnalcık’ın Osmanlı tarihi alanında gerçekleştirmiş olduğu bu büyük buluşa ve hem de Osmanlının erken döneminde bile istatistiğe verdiği öneme, istatistikten ne derece etkin bir şekilde faydalandığına dikkat çeker.

Birbirinden değerli analizlerin yer aldığı eser, dopdolu bir içerikle okuyucuya Osmanlı tarihine daha farklı ve derinlikli bakma imkanı sağlıyor.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.