Sosyal Medya

Güncel

Esad yapmamıştır lobisine duyurulur: 214 kere yaptı

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Esad rejiminin İdlib’e bağlı Han Şeyhun’a düzenlediği kimyasal silah saldırısının 1. yıldönümünde, daha nisan ayının başında yayınladığı raporda, Esad rejiminin iç savaşın başlamasından bu yana ülkenin farklı bölgelerinde toplam 214 kez kimyasal silaha başvurduğunu açıkladı.



Haber Türk yazarı Nihal Bengisu Karaca Esad'ın kimyasal silah kullanmadığına dair propaganda yürüten kesimin argümanlarının aksine Esad'ın katliam çetelesini köşesine taşıdı.

Yazının İlgili Kısmı

19 Mart’ta klor gazı saldırısına uğramış olan Doğu Guta’ya bağlı Duma İlçesi, hafta sonu yeniden zehirlendi. Bir helikopterin klor veya sinir gazıyla dolu bir varil bombasını Doğu Duma’nın üzerine bırakmasıyla gerçekleşen saldırıda en az 78 kişinin öldüğü, binin üzerinde kişinin etkilendiği yazıldı. Ancak saldırı, Moskova tarafından sıradan bir provokasyon muamelesi gördü. Lavrov, Şam rejimine koruma sağlamakta gecikmedi. Hadiseyi kınayan ve Batı’yı yıllardır sessiz kalmakla suçlayan Erdoğan’a da kibarca Afrin’i hatırlattı. “Türkiye hiçbir zaman Afrin’i işgal etmek istediğini söylemedi. Biz Türk temsilcilerinin önlerinde duran başlıca hedeflere ulaştıklarını söyledikleri şu zamanda, Afrin’deki kontrolün Suriye hükümetine geri verilmesi olduğunu düşünüyoruz.” Meali şu: Doğu Guta’daki “tatsızlıklara” dikkat çekme işine fazla girmeyin.

Daha kötüsü Rus komploculuğunun ve teorilerinin ülkemizde de epey alıcısının olması. Suriye’de ne zaman bir kimyasal silah kullanılsa hep aynı argüman devreye giriyor:“Şam rejimi salak mı ki böyle bir hareket yapıp kendisini bütün ülkelerin gözünde kötü duruma düşürsün.” Dolayısıyla bunun sonucu şu oluyor: Esad rejimi kimyasal silah kullandığında insanların böyle düşüneceğini, dolayısıyla hem saldırı yapabileceğini hem de “yırtabileceğini” biliyor.

Ayrıca şunu da biliyor: Batı eski Batı değil. Obama’nın İsrail’i dengeleme, IŞİD’le mücadele ve İran’a yol verme politikası günün sonunda Esad’ın işine yaramıştı. Şu an ise ABD’nin başında Rusya’nın müdahaleleri sayesinde seçim kazanıp kazanmadığı hâlâ tartışılan bir adam var. Avrupa ise tartışmaktan başını kaldırıp karar alamayan papyonlu mirasyedi görüntüsü veriyor. Dahası bunların tamamı tek dertleri “enerji kaynakları ve yolları” imiş gibi davranıyorlar. Sadece “Dikkat cihatçı var”uyarısıyla harekete geçiyorlar. Başta mülteciler olmak üzere hayati konularda meşruiyet üretemiyorlar. Diktatörün zindanlarında yaşanan işkencelerin fotoğrafları tek tek önlerine düştüğünde bile kılları kıpırdamadı. Esad rejimi buna güveniyor; buna oynadı ve Batı’nın sessizliğini ve iktidarsızlığını, arkasına aldığı Moskova ve Tahran’ın iştahlarına kaldıraç yaparak ayakta kaldı.

 

GÖÇ ETTİRMEK İÇİN

Ortada somut rakamlar var.

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Esad rejiminin İdlib’e bağlı Han Şeyhun’a düzenlediği kimyasal silah saldırısının 1. yıldönümünde, daha nisan ayının başında yayınladığı raporda, Esad rejiminin iç savaşın başlamasından bu yana ülkenin farklı bölgelerinde toplam 214 kez kimyasal silaha başvurduğunu açıkladı. Şam ve kırsalında 99, İdlib’de 45, Hama’da 29, Halep’te 27, Humus’ta 7, Dera’da 4, Deyrizor’da ise 3 defa! Giderek hafiflemiş, azalmış mı peki? Hayır. Rejim sadece son bir yıl içinde 11 kez kimyasal silah saldırısı yapmış.

Raporun şu kısmı özellikle ilginç: “2015’te Suriye’ye müdahale eden Rusya’nın kimyasal silah saldırısı düzenlediğine rastlanmadı. Ancak Rusya’nın, rejimin bazı kimyasal silah saldırılarına destek verdiğini gördük. 4 Nisan Han Şeyhun ve 4 Şubat Serakib saldırılarında bu desteği kanıtladık.”

Yani… Rejimin düzenlediği bütün kimyasal saldırılar evet, Batı’nın sessizliği eşliğinde, ama Moskova’nın koruduğu rejim tarafından gerçekleşti.

Yazının devamı için

 

 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM