Coğrafyamız
İşgale devam eden İsrail'i kim durduracak?
İsrail güvenlik bahanesiyle Filistin'i adım adım işgal ediyor. Metal dedektörler de bu planın bir parçası. Peki İsrail'i kim durduracak?
Birinci Paylaşım Savaşı’nın ardından Osmanlı idaresinden çıkan Filistin 1947’ye kadar İngiltere himayesinde kaldı. 1947 Kasım’ında Birleşmiş Milletler’in Filistin önerdiği iki devletli çözüm önerisi orantısız toprak taksiminden dolayı Araplar tarafından haklı olarak reddedildi.
Bu orantısız taksim Filistin işgalinin sadece başlangıcı idi. 1948 ve 1967’deki Arap -İsrail savaşlarının ardından İsrail, Filistin’i parça parça işgal etti.
İsrail 1948 Savaşı’nın ardından işgal ettiği Batı Kudüs’ü de facto olarak başkent olarak ilan etti. 1968’deki Arap – İsrail Savaşı’nın ardından doğu Kudüs’ü de işgal etti.
Doğu Kudüs’ün de dahil edildiği bütün Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasını ABD dahil hiçbir ülke tanımasa da İsrail anayasasının değiştirilemez bir maddesi olarak bu de facto sürdürülmekte.

ADIM ADIM İŞGAL
1947 Savaşı'nın ardından İsrail ile Ürdün arasında gerçekleşen anlaşma gereğince Mescid-i Aksa’nın korunmasından, İslam ülkelerinin desteklediği uluslararası bir vakıf olan Mescid-i Aksa Vakfı sorumlu.
Ancak İsrail, Filistin’de BM kararlarını ve ikili anlaşmaları sürekli ihlal ederek Kudüs’te Yahudileştirme politikası uyguluyor.
Güvenlik bahanesiyle Kudüs ve çevresindeki Müslüman mezarlıklarını yıkarak yaşam alanları ve sinagoglar inşa ediyor. Müslüman Arapların Kudüs’e ulaşımını sağlayan kapıları kapatarak erişimi engelliyor.

14 Temmuz'da iki İsrail polisinin Harem el-Şerif bölgesinde Kudüs'te yaşayan Arap bir saldırgan tarafından öldürülmesinin ardından hükümet yeni tedbirler alınacağını açıklamıştı.
Batı Basını İsrail’in işgal poliitkasını güvenlik gerekçesiyle yapılmış gibi lanse ediyor.
Müslümanlar İsrail’in Harem-i Şerif etrafındaki metal dedektörlerin yeni bir işgal planının parçası olduğunu bilerek karşı çıkıyor.

İSRAİL'İ KİM DURDURACAK
İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Bora Bayraktar, Anadolu Ajansına yaptığı analizde, Ortadoğu bölgesinde Mısır’da Müslüman Kardeşlerin darbeyle uzaklaştırılmaları, Suriye’deki iç savaş ve son olarak Körfez ülkeleri arasındaki krizin İsrail’i rahatlattığına vurgu yaptı.
“Türkiye oluşturduğu uluslararası kamuoyuyla İslam ve Arap dünyasına yön verebiliyor” diyen Bora bayraktar, “Harem-i Şerif konusunda atacağı adımlarda İsrail'in cesaretini belki de en çok kıracak şey İslam dünyasından gelen sert tepkiler olacaktır.
Bu açıdan Türkiye'nin konumu, Türk yetkililerin açıklamaları, Türk kamuoyunun tepkileri büyük önem taşıyor. Her ne kadar bugün Kudüs hassasiyetinde tepkilerin başını Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti çekiyor olsa da, Türkiye'de tüm kesimler, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları bu hassasiyeti paylaşıyor.” dedi.

Henüz yorum yapılmamış.