[Fotoğfar:Al Jazeera-Ola Karakurt]
Daha sonra konuştuğumuz Ebu Dayya, Kuveyt’ten geldiğini söyledi. İki buçuk yıldan beri yüz yüze görüşemediği torunu ise bu konferansa katılmak için İngiltere’den geldi.
Ancak daha da uzak ülkelerden gelenler de vardı. Gabriel Cisnero Abedrabbo bunlardan biri. Konferansa katılmak için Latin Amerika’dan geldi.
Dedesinin 1947’da Ekvador’a bir Türk pasaportla göç ettiğini anlatan Abedrabbo, köklerinin Filistin’in Beyt Cala bölgesine dayandığını ifade ediyor. 3 çocuk babası 44 yaşındaki Abedrabbo, sadece İspanyolca konuştuğunu ve Arapça bilmediğini anlatırken üzüntüsünü dile getiriyor. Heyecanla telefonundan çeviri uygulamaları yardımıyla Filistin ile ilgili yazdığı Arapça şiiri gösteriyor.
Önce Filistinli olduğunu bilmediğini ifade eden Abedrabbo, köklerini keşfediş hikayesini şu sözlerle anlatıyor:
"Ben küçükken Lübnanlı olduğumu zannediyordum. O zamandan beri Filistin davasına sempati duyuyordum. Ancak 20 yaşıma geldiğimde Filistinli olduğumu keşfettim. Bir insan kimliğini, dilini, kültürünü kaybedince eksik hissediyor. Ben bugün Filistinli kimliğimi bulmak için buradayım"
Abedrabbo, tüm Filistinlilerin ülkelerine geri dönme özgürlüğüne sahip olması gerektiğini savunuyor:
"Ben Filistinlilerin haklarını savunmak için bugün buradayım. Tüm insanlar gibi onların da bir ülkelerinin olması gerekiyor. Tüm Filistinliler ülkelerine geri dönme hakkına sahip olmalı."
Razan Zueyteri ise Ürdün’de yaşayan bir Filistinli kadın; ziraat mühendisi. Kimliğini mesleğiyle buluşturmayı tercih etti. Filistin’de İsrail işgal yönetiminin zorla söktüğü Filistinlilerin ağaçlarının yerine yeni ağaç diken bir yardım kuruluşunu kurdu.
Zueyteri bu amaçla başlattığı ‘Bir Milyon Ağaç’ projesinin hedefinin iki buçuk katını, yani iki buçuk milyon ağaç dikmiş olduklarını grururla anlatıyor.
Zueyteri’nin hemen yanında oturan bir başka Filistinli olan Naila Vairi ise Bahreyn’den gelmiş.
Kendisinin Filistin tarihi konusunda uzman bir doktor olduğunu ve yıllardır üniversitede hocalık yaptığını anlatan Vairi, şimdilik emekli olduğunu, "Kudüs’u Korumak için Kadınlar Örgütü" adında bir kuruluşa başkanlık yaptığını ifade ediyor.
"Bugün neden buradasınız?" sorusuna ise şu yanıtı veriyor:
"Bizim örgütümüz, Kudüs’teki Filistinlilerin okullarına ve kültür derneklerine destek vermek alanında çalışıyor. Özellikle çocuklara ve kadınlara önem veriyoruz. Bugün diğer Filistinlilerle hep beraber bir arada olmak için geldim. Geri dönüş hakkımız ve ülkemizin kurtuluşu için buradayım."
Hamza Abbas Mansur, 73 yaşında. Ürdün’den gelen bir katılımcı ve daha önce oradaki parlamentoda 3 dönem milletvekilliğini yapmıştı. Şimdi ise emekli ancak hâlâ davasına duyarlılığını kaybetmedi.
Konferansı çok olumlu, tüm konuşmacıları da samimi bulduğunu ifade eden Mansur, konferansın başarısının devamını şu sözlerle diliyor:
"Konferansın genel sekreterliği, buraya gelip katılan tüm Filistinlilerin emeklerini birleştirmek için gece gündüz çalışmalı. Yaklaşık bir yıl sürecek hazırlık döneminde ortak bir ulusal proje ortaya koymalı. Filistin Yönetimi’ndeki bazı güçlü figürler baskı uyguluyor. Filistin halkının teslim olmasını ve beyaz bayrağı kaldırmasını istiyor. Ancak biz buradan Filistin’deki kardeşlerimize ‘Biz sizinleyiz’ mesajını veriyoruz. Hep beraber tek milletiz."
Mansur, Türkiye’ye teşekkürlerini de sunmayı ihmal etmeden "Türkiye mazimizi geleceğimize bağlayan köprü oldu. Bugün bu konferansı ağırladığı için Türkiye’ye çok minnettarız" ifadelerini kullanıyor.
Henüz yorum yapılmamış.