Sosyal Medya

Kürsü

Fransız sömürgeciliğinin Paris Katliamı

1961 yılının 17 Ekim'inde Paris’te yaklaşık 30 bin Cezayirli göçmen savaşı protesto için büyük bir gösteri başlattı. Polislere ateş açma emrinin verilmesiyle büyük bir katliam gerçekleşti. Binlerce Cezayirli yaralandı, yüzlercesi öldürüldü. Saint Michelle köprüsünde katledilenlerin cesetleri Seine nehrine atıldı.



1830 yılında başkent Cezayir’in de Fransız kuvvetleri tarafından işgal edilmesiyle Cezayir halkının yaklaşık 130 yıllık esaret süreci başlamış oldu. II.Dünya savaşına kadar geçen sürede Cezayirli Araplar kurdukları birçok direniş örgütüyle mücadele ettiler. Ancak Fransız işgal güçleri Cezayir halkının direnişini kırmak ve bağımsızlık yanlısı direnişe destek vermesini engellemek amacıyla askeri, siyasi, dini, kültürel ve ekonomik her baskı yolunu denediler.  İsyanları ise ülkenin her tarafını kan gölüne çevirme pahasına vahşice bastırdılar, yüz binlerce insanı öldürdüler.

1948-52 yılları arası Cezayir’de işgale karşı isyana hazırlık yılları oldu. Messali Hac’ın önderliğinde kurulmuş olan Demokratik Özgürlüklerin Zaferi Hareketi (Hareketu’l-İntisar li’l-Hurriye ve’d-Dimukratiyye) adlı örgüt bünyesinde faaliyetler yürütüldü. Bu örgüt 1950 yılında Fransız yönetimine karşı eylemlere başladı. Messali Hacın önderliğinden ve barışçı demokratik yöntemlerinden memnun olmayan bir grup ise ayrılarak Milli Kurtuluş Cephesi  ((FLN-Front de Libération Nationale) adıyla yeni bir örgütlenmeye gitti. 1 Kasım 1954’te FLN’nin kurulması ve militanlarının Cezayir’in çeşitli yerlerindeki askeri tesislere,depolara,haberleşme tesislerine ve kamu işletmelerine karşı giriştikleri saldırılar ile Cezayir Bağımsızlık savaşı resmen başlamış oldu.

                    Milli Kurtuluş Cephesi -FLN

Fransa İçişleri bakanı Fransuva Mitterand’ın bu gelişmelere karşı cevabı ise şuydu:“Anavatanın düşmanları ile görüşme ve müzakere etmeyi asla kabul etmeyeceğim. Onlarla tek müzakeremiz savaş olacak!” Cezayir halkının bağımsızlık mücadelesine Fransızların cevabı savaştı. Yalnızca 1960 yılında Fransa 360 bin askeri Cezayir’e sevk edecek ve bölgeyi kanlı bir şekilde de olsa elinde tutmaya çalışacaktı.

Cezayir’de soykırıma varan savaş Fransa’da yaşayan yüz binlerce Cezayirlinin de tepkisini çekmekteydi. FLN örgütü Fransa’da yaşayan Cezayirleri harekete geçirmenin iyi bir fikir olduğuna karar verdi. Paris’te yapılacak barışçıl gösteriler savaşın son bulmasını ve konunun Avrupa’nın gündeminde daha fazla yer tutmasını sağlayabilirdi.   FLN gösterinin güçlü bir şekilde geçmesi için gizli bir şekilde uzun süre faaliyetlerde bulundu ancak Fransa gösteri için izin vermeyi kabul etmedi. İzin vermek istemeyenler arasında Paris Valisi Maurice Papon’da vardı. İçişleri bakanı ile yaptığı son görüşmede Paris’te gerçekleşecek her türlü gösteriyi gerektiğinde şiddet kullanarak önleme yetkisi almıştı.

17 Ekim günü Paris’te yaklaşık 30 bin Cezayirli göçmen savaşı protesto için büyük bir gösteri başlattı. Fransa polisi hazırlıklıydı. Göstericilerin etrafını çeviren polisler Papo’nun emri ile bu barışçıl gösteriye sert bir şekilde müdahale ettiler. Polis göstericileri dağıtmıyor,kaçanları kovalıyor ve yakaladıklarını öldüresiye dövüyordu. Papon polislere ateş açma emrini vermesiyle de büyük bir katliam gerçekleşti. Binlerce Cezayirli yaralandı yüzlercesi öldürüldü. Saint Michelle köprüsünde katledilenlerin cesetleri Seine nehrine atıldı.  Yaklaşık 14 bin kişi ise gözaltına alındı. Günlerce açık hava hapishanesinde tutuldular.

                      "Cezayirlileri burada boğduk"

Fransa tarihinin kara lekelerinden biri olan bu katliam Fransız basını tarafından görmezden gelindi, resmi  kurumlar ölenlerin sayısını yalnızca 3 kişi olarak açıkladılar. Fransa’da bir tabu gibi günümüze gelen bu konuyla Cumhurbaşkanları, başbakanlar özür dilemekten bile uzak bir tavır sergilediler.Yakın zamanlarda ise konu daha objektif bir şekilde ele alınmaya başlandı. 2001 tarihide Paris belediye Başkanı Bertrand Delanoë, katliamı anmak için Pont Saint-Michel'e bir anıt diktirdi. Yine Fransa devlet başkanı Hollande da 2012de, ‘17 Ekim 1961 dramında hayatını kaybedenleri saygıyla andığını” ifade etti.

Cezayir’in bağımsızlık mücadelesine gelince. Sorununun gitgide derin bir krize dönüşmesi üzerine Fransa politikasını değiştirmek zorunda kaldı ve  FLN ile görüşmelere başladı. 1962 yılında ateşkes sağlandı. 1 Temmuz 1962’de ise Cezayir’de bağımsızlık referandumu yapıldı. Bu referandumun ardından 3 Temmuz günü Fransa devlet başkanı De Gaulle Cezayir’in bağımsızlığını kabul etti. 

Ömer Aymalı

Kaynak: Dünya Bülteni

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.