Makale
Kuşatmayı yarmak
Deli saçması, "var olmak ihtimali olmayan" bazı sorular soralım ve bunları bir kenara koyalım. Bu soruları sormanın anlamlı olup olmadığına; bir gün koyduğumuz kenardan geri alıp almayacağımıza; hayatımızda, bu soruların sorulmasını gerektirebilecek nedenler olup olmadığına kendimiz karar verelim. Acele etmeyelim fakat soruları sorup bir kenara koyalım.
Mesela, hayatlarımızda olagelenlerin, olup bitenlerin, olup gidenlerin olması gerektiği gibi olmaması ihtimali var mıdır?
Bizim hayatı algılayışımızın, neyi-nasıl yapmamız gerektiğine dair farkındalığımızın olması gerektiğinden farklı olmak olasılığı var mıdır?
Kendi yaşadığımız hayata ne kadar dâhil ne kadar müdahil olabiliyoruz?
Hayatın, bu soruları sormayı gerektirici unsurları var mıdır? Varsa nelerdir?
Hayatımızı inşa etmek hususunda ne kadar bilgi sahibiyiz?
Bu soruları sorup, cevap aramayı nasıl tarif edebiliriz?
Bu soruları asla sormamaya ve hatta sorulması için kırıntı kadar da olsa farkındalığa sahip olmamaya hangi isimler verilebilir?
Bu soruların hayatın anlamı ve insanın varoluşsal arayışı ile alakası nedir?
İnsanların büyük bir bölümünün bunları hissedip, arayışa girmeleri ile aralarındaki mesafe, bugünle kıyamet kadardır.
Ya ben?
Bazı güdük ruhlar, hayatı, hakkı, hakikati; içerisinde yaşadıkları oyun çadırı ve oynadıkları oyunlardan ibaret gördükleri için var güçleriyle oyun çadırlarını ve oyunlarını kutsamanın ve korumanın kavgasını vereceklerdir. Hakka ve hakikate karşı işledikleri cürmü fark etmeden öbür boyuta geçenler için "din günü" vardır.
Ya ben?
Allah'ın samimi bulduğu ve lütfettiği latif ruhlar, rahmet edilenler ise bir gün inşallah doğru soruları sorup, arayışa geçecek ve yüzlerini doğru yöne döneceklerdir. Mutlaka; sürece, hayatlarına dâhil ve müdahil olacaklar; hakikati fark etmeyi engelleyen hususları anlayıp, arınmak için mücadele edeceklerdir.
Ya ben?
Bunu yapabilmek için Allah'ın lütfu-ihsanına liyakat kesp etmek, istemek, samimiyet izhar etmek ve bunu isteyenlerle refik olmak, iş birliği yapmak gerekmektedir.
Hakikat; zanlarla, imal edilmiş anlamlarla, kabullerle, alışkanlıklarla, sistemlerle, usullerle, tercihlerle, korkuyla, iradesizlikle, hevaya kulluk etmekle bulunamaz.
Hakikat; Hakka teslim olup, sadece O'na kulluk etmenin künhüne vakıf olmak, anlarda en doğru davranışla, itminana ulaşmak hedefi için mücadele etmekle bulunabilir.
Hayatı, şeytanın Allah'la aldatmasına karşı teyakkuzda bulunarak, zanna teslim olmamaya dikkat ederek yaşamak lazımdır.
Murat SAYIMLAR

Henüz yorum yapılmamış.