Sosyal Medya

Yazarlar

Fesad ve Fesadçılar

Yaşadığımız toplumda, yetki-etki sahipleri(!), aydınlar(!), okumuş, bilge kişiler(!), ağalar(!), büyükler(!) var. Ne kadar şükretsek az(!).

Bizim adımıza kararlar alan, kararlar verenler var.

Bizim için neyin iyi-faydalı, neyin de kötü-zararlı olduğunu bilen ve bunu tespit eden büyüklerimiz(!) var çok şükür.

Onlar, her şeyin en iyisini bilirler, çünkü tahsil görmüş-almış ve aydın(!) olmuşlardır.

Halk mı? Halk ne anlar, “cahil cühela grubudur” halk onlar için. Halk “yığın”dır, yığınlara düşense itaattir.

Halk nereden bilecek faydalı zararlıyı, nasıl seçecek iyiyi kötüyü?

Avama düşen köleliktir ve bunu yerine getirmek için elinden geleni yapmaktır.

Onlar, lordlardır, yani terbiye edici, rabb, efendi, sahip ve büyüklerimizdirler(!).

Milyon kere Tevbe estağfirullaah… Neuzubillah.

Çok rahatlıkla söyleyebilirim ki bu ülkede, adına aydın denen, tahsil görmüş, etki-yetki sahibi bilinen-denilen kesimlerin, kendilerini yoktan yaratan Allah’ın kitabını şöyle baştan sona anlamak (inkâr etsinler-edebilirler) niyetiyle okuduklarını asla söyleyemeyiz. Çünkü kurucu irade tümüyle vahiyden soyutlanmış, vahye muarız ve muhalefeti yaşam tarzı edinmiş bir zihniyetin, mantalitenin banisidir.

Zaten alınan eğitimin seküler olması da bunu doğrulamaktadır.

Düşününüz, adam toplum mühendisliğine soyunacak, toplumu şekillendirecek projeler ortaya koyacak, ama ana kaynağı bilmeyecek.

Adam, Yaratıcıyı tanımayacak, O’nu tanıtan kitabı okumayacak, yaratılan insanı tanımayacak, insanın tabiatını, donanımlarını, kabiliyetlerini, kapasitesini, zaaflarını bilmeyecek, fakat insan-insanlık adına bir şeyler söyleyecek ve projeler geliştirecek.

Burada kafadan bir yanlış var.

Bir makinanın bile rehberini, kullanma kılavuzunu hazırlayanlar o makinayı üreten ve onu en iyi bilen-tanıyanlar değil mi?

İnsanı tanımayan birinin, fesada yol açma ve fesadcı olma ihtimali çok büyüktür.

Nedir fesad?

İnsan davranışlarının neden olduğu, ferdi, ictimai ve tabii çözülmedir.

Anarşi, terör, bozgunculuk ve her türlü kokuşmadır. Bir şeyin aslını, doğal halini bozmak, onu doğasından ve yerinden etmektir.

İşleri güçleri bozmak, gerilim oluşturmak, strese-bunalıma sebebiyet vermek, huzur ortamını sabote etmek, kaostan rant devşirmek, gayrimeşru yollardan zengin olmaya çalışmak, insan fıtratına yabancı her türlü uygulamanın müsebbibi olmak, topluma bir gram fayda sağlamayacak şeylerin ardına düşmek olanların, yaptığı fesat değil de nedir?

Fesad ortamı çok işlerine yarıyor bu gibilerin, bu kesin.

Fesadçının, varlığını idame ettirmesi icin fesad ortamı şarttır.

İfsad: imhadır, tahribdir.

Toplumda huzurun değil de kavganın, toplumsal kalkınmaya katkı vermenin değil de ideolojik kamplaşmanın, birleşmenin değil de çatışmanın, kaynaşmanın değil de bozulmanın ardına düşen her kişi, kurum fesadcı (mufsid) olmuştur.

Çünkü ilahi olana tabi olmamak, Yaratıcıya ram olmamak zaten başlı başına ifsaddır. İfsad ise imhadır, tahribdir. 'O sizin inancınıza göre öyle' demesin hiç kimse, herkes ölünce görecek bu hakikati…

Salt akılla yola çıkınca, ilahi olanı referans almayınca sağdan ya da soldan alternatif sunmuşsunuz pek fark etmiyor.

İkisi de aynı kapıya çıkıyor, ifsad, imha, tahrib.

Çünkü sağdan da çekti-çekiyor, insanlık soldan da. Sağ da sahili selamete çıkmıyor-çıkarmıyor sol da.

Gelin! Allah’ın ipine sımsıkı sarılalım, Rabbimizin uyarılarına kulak verelim, vahyi dikkate alalım, birbirimize hak olanı tavsiye edelim, batıldan uzak duralım, aklımızı vahye bağlayalım, salt aklın kaza yapacağını unutmayalım, elimizde olanla yetinelim, kanaati ahlak edinelim, haksızlık etmeyelim, canlara kıymayalım, emanetleri hortumlamayalım, kimsenin malına göz dikmeyelim, gasp etmeyelim, kardeşliği hakim kılalım, dünyayı bayram yerine çevirelim, düşeni kaldıralım, ağlayanı güldürelim, mahrumu sevindirelim, mahkumu özgürlüğüne kavuşturalım, en azılı düşmanlarımız bizi öldürmek için geldiklerinde biz de dirilsinler, ikram edelim, sevginin muhabbetin tarafı-taraftarı olalım, korkmayalım bu dünya ve içindeki nimetler hepimize yeter. Sömürmeyelim artırıp muhtaçlara pay edelim, vermenin yoksulun yüzünü güldürmenin engin mutluluğunu yaşayalım.

Açlıktan korkmayalım, var olanlar bize yeter.

Hep kendi kasamızı kesemizi doldurmaya yeltenmeyelim, kefenin cebi yok.

Paylaşalım, bölüşelim, üleşelim, yardımlaşalım, verelim asla eksilmez.

Islah edelim, salah için çalışalım çünkü ıslah ihyadır, imardır, tamirdir, felahdır..

Fesadcıları felaha çağıralım, ifsada ıslahı alternatif olarak sunalım.

İntihar mı cinayet mi, bilmiyoruz ama ölenler-öldürenler-öldürülenler var ve bunlar nasıl, ne şekilde ilahi huzura göçüyorlar, bunu düşünelim ve birbirimize cehennem kesilmeyelim, birbirimizin cenneti olmanın erdemli çabasına soyunalım.

Gelin salahı hakim kılalım. İçimizdeki, kalbimizdeki, aklımızdaki, zihnimizdeki, dışımızdaki, toplumdaki fesadı elbirliğiyle yok edelim/etmeye çalışalım…

Yasin Aydoğan

2 Yorum

  1. tarık

    Ağustos 27, 2025 Çarşamba 11:10

    Allah razı olsun

  2. Vesselam

    Ağustos 27, 2025 Çarşamba 07:16

    fesadçılar, felaha ulaşır mı? neden olmasın... Islah olursak, salah ortamını da oluştururuz. İslah olduğumuz zaman da ihya süreci başlar demektir. kendimizde başlıyor kısaca. hadin islaha ... güzel bir hatlatma oldu.. muhabbetle

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM