Sosyal Medya

Yazarlar

Ebu Ömer es-Suri hepimize diyor ki;

Her gün Gazze’den işittiğimiz bir şehadet haberiyle yeni yüzler tanıyor ve hayatlarını incelediğimizde bu eğitimli ve kaliteli kardeşlerimize hayranlığımız bir kat daha artıyor.

Ebu Ömer es-Suri,gerçek adı Hakim el-İsa’dır. 1967’de Kuveyt’te doğmuş, Suriye kökenli olup Filistin’in Nablus kentine bağlı Burka köyünden bir aileye mensup. 2005 yılında ailesiyle birlikte Gazze Şeridi’ne hicret etmiş. Ebu Ömer, cihat yanlısı faaliyetlere genç yaşta başlamış ve Afganistan, Çeçenistan, Suriye ve Lübnan gibi bölgelerde deneyim kazanmış. Kassam Tugaylarında askeri altyapı, eğitim merkezleri ve tesislerin geliştirilmesinde önemli rol oynamış,

Ebu Ömer yalnızca Askeri eğitim sisteminin kurulmasında saha komutanı değil, aynı zamanda stratejik planlamacı olarak öne çıkmış, tünel sistemlerinin geliştirilmesi ve asimetrik savaş taktikleri konusunda uzmanlaşmıştır. Gazze’nin coğrafi koşullarını avantaja çeviren yeraltı ağlarının tasarlanmasında en etkili isimlerden biri olmuştur. Bu, Hamas’ın İsrail’e karşı yürüttüğü operasyonlarda lojistik ve taktik üstünlük sağlamasında kritik bir rol oynamıştır. Özellikle Aksa Tufanı Operasyonu’nun planlamasında kilit bir figürdür. Ebu Ömer, 28 Haziran 2025’te soykırımcı İsrail’in Gazze’deki Sabra mahallesine düzenlediği hava saldırısında eşi ve torunuyla birlikte şehit oldu.

Ailesiyle hicret etmiş. Zulme uğrayan kardeşlerine tecrübelerini aktarmış. Bir ve beraber olarak daha büyük potansiyellere ulaşacakları konusunda kardeşlerini yüreklendirmiş. Düşmanın her türlü kısıtlamasına rağmen soykırımcı siyonistlerin yüreklerine korku salan yeni savunma ve saldırı stratejileri üretmiş ve öğretmiş. Yaptıklarıyla adeta Enfal suresinin 65. ayetini tefsir etmiş. Sonunda ailesiyle birlikte biricik önderi Muhammed’in (as) yanına cennetteki makamına hicret etmiş.

“Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.” (Enfal /65)

20 Müslüman’ın 200 düşmana bedel olacağından bahseden ayette insanın vahyin gösterdiği yolda kardeşleriyle beraber direnirse normal gücünün zirvesine çıkacağı müjdelenir. Üstelik vahiy, özel bir insan tipi aramadan sıradan insanların, iyilikte, yardımlaşmada, varlığını paylaşmada, direnişte ve zulmü engelleyip yok etme çabasında cem olup sabrettiklerinde sınırlarının üzerine çıkarılacakları müjdesi hepimizi ümitlendirmelidir.

Ama bu örneği verilen salih insanların kişisel takvasının daha da ötesinde, sahabe, beraberliklerin takvasıyla potansiyel gücünün zirvesine ulaşmıştır. Fakat ne yazık ki günümüzde birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmek terk edilince takva kişiselliğe mahkûm edildi. Bunda gelenekten gelen ve ters motivasyonla ayağa kaldırmak diye bilinen “Bizden adam olmaz” söylemi ve değersizleştiren, ümitsizleştiren, cesaret kıran vaazların, nutukların etkisi de inkâr edilemez.

Günümüzde mümin olma iddiasında bulunan kişilerin bir kısmı vahiy esaslı beraberlikler yerine ulu zatlara sığınmayı tercih etmekteler. Zira çocukluktan itibaren adam yerine konulmadıklarından dolayı öz güveni olmayan, modern ve rekabete dayalı eğitimle yalnızlaşan, Kuranî beraberliklerin eriştireceği potansiyel güçten habersiz insanların yapacağı ancak bu kadardır. Diğerleriyse bütün güçleriyle, paralarını arttırmak, makam sahibi olmak veya bilgisiyle en yüksek rütbeden anılmak için ömürlerini heba ediyorlar. Ama akıllarını kiraya verenlerin de dünyevileşenlerin de kalpleri mutmain olamıyor. Tüm çabaların karşın kimselere yaranamayınca, psikologların terapi koltuklarına veya derin nefesli “cinekologlara” muhtaç kalıyorlar.

Hâlbuki iman iddiasındaysanız bu Allah’ın size hidayet ettiğini gösterir. Yani Allah tarafından seçilmişsinizdir. Bütün hayatıyla örnek olan Resulullah (sav) size önder olarak gönderilmiştir. Sizin gibi iman iddiasındaki her erkek ve kadın sizin kardeşinizdir. Böylece dünyadaki en büyük ailenin bir ferdi kılınmışsınız. İftihar edilecek bir doğru yolun bugünü olmak ise gayretinizi arttırmalı. Bu yolda çekeceğiniz bütün eziyetler dünya hayatıyla sınırlandırılmış. Gelecekte Allah’ın bütün seçkin kullarıyla beraber olacağınız cennet ise sizi bekliyor. Yani cennetle müjdelendiniz. Yaptığınız her salih amel, Âlemin sahibi Yüce Allah’ın yardımına mazhar olacak olması ise şereflerin en büyüğüdür.

Ama tabi ki nasıl dünyada büyük kazançlara ulaşmak için ekipler kuruyor ve krizlere sabrediyorsak, Salih amelleri de mümin kardeşlerinizle beraber yapmayı denemeli ve zorluklara karşı direnmeliyiz. Beraberce mücadele etmeyi nasıl yapacağımızı canları bahasına gösteren Gazzeli kardeşlerimizden ders alarak… Ayrıca sizi değersizleştiren ve ümitlerinizi kıran bütün şeytani propagandalara beraberce tepki koymayı ihmal etmeksizin…

Gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer, gerçekten inanmışsanız, üstün olan sizsiniz.(Ali İmran/ 139)  

Şevket Hüner / 10 Muharrem 1447

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM