Yazarlar
Arkamıza Bakmayalım
Hud Suresi 81: "Artık, ailenle beraber gecenin bir vaktinde yola çık; aranızdan kimse arkasına bakmasın"
Hz. Lut'a (as) Rabb'imiz mezkûr ayetin bir bölümünde öyle bir talimat veriyor.
İnşirah suresi 7: “Bir işten yorulunca başka bir işe koyul”
İleriye bakmayı, hep ileri dönük olmayı, önümüze bakmayı ihsas-ihtar ediyor Ayeti Celile.
Yaratılışa uyanda budur. Önümüze bakmalı, önümüzde olana yoğunlaşmalıyız. Öne-ileriye-geleceğe dair plan ve programlar dahilinde yaşamalıyız.
Toplum olarak, yaşadığımız hayat içerisinde sıkça düştüğümüz yanlışlardan birisi de budur.
Arkamıza çokça dönüp bakmak.
Haliyle, arkaya çok dönüp bakınca gitmemiz gereken yer, varmamız gereken menzil unutuluyor. İş farklı mecralara kayıyor ve mesafe kat etme imkanını elden kaçırıvermiş oluyoruz.
Yola çıktıysak, yolun kararını aldıysak, yolun gerekli olduğuna ikna olduysak, yürümemiz ve varmamız gerektiğinin bilincine erdiysek neden arkaya bakalım ki?
Kilitlenmemiz ve kendimizi kilitlememiz gereken yön bellidir. Menzil ilerde-önümüzde, adres belli vira Bismillah demek ve adım atmak, yola revan olmak. Yapılacak iş budur.
Acaba arkadan başkaca gelen var mı? İşte bu soru bizi vuruyor-yıkıyor.
Bir kelamı kibar: “Işığı önüne al ve yürü, gölgen arkandan ister gelsin ister gelmesin” der.
Çok kararlar alıyoruz, plan ve projeler geliştiriyoruz. Birlikte hareket etme aşkı ve şevkiyle bulunduğumuz meclisin de bereketinden istifade ile aldığımız kararlar var. Lakin ondan sonra iş çatallıyor.
Sonra ilginçtir hep arkaya bakıyoruz. Gözler arkada, gelen var mı, kaç kişi, kimler geliyor acaba?
Düşününüz karar aldık birlikte, bir hayırlı işe vesile olacağız. Karar alan tüm şahıslar uygulama günü geldiğinde arkaya gözlerini dikmişler gelen var mı? diye bakınıyorlar. Ne olur sizce?
Muhakkak tebessüm etmişsinizdir.
Karar almak sorumluluktur. Sorumluluk da neyi gerektiriyorsa ona uyulmalıdır.
Önümüze bakıp “ben varım ya bu yeter” diyeceğimiz yerde arkaya bakıyoruz. Hele arkadan gelen kimse yoksa veya sayı azsa, dizlerin feri kesiliyor, yığılıveriyoruz olduğumuz yere.
Arkadan gelen insanların bizim aşkımıza aşk, şevkimize şevk, gücümüze güç katacağını elbette inkar etmiyorum-edemem. Bu haksızlık olur. Ama tek başımıza ümmet olma, tek başımıza cemaat olma becerisini, liyakatini, dirayetini neden ortaya koyamıyoruz. Ben onu sorguluyor ve tartışmaya açıyor-açmak istiyorum.
“Önce ben varım, ben var olmalıyım” demek en doğru-çok doğru olandır kanaatimce. Kaldı ki Kutlu Elçilerden (salat cümlesine) bunu öğreniyor onlarda hep bunu görüyoruz.
Onlar bize arkaya bakmayın uyarısı yapıyorlar hayatlarıyla.
"Kavminin karşısına tek başına dikil, dava yoluna tek başına çık, arkana bakmadan yola revan ol. Menzile kilitlen". İşte budur işin püf noktası.
Sonrası mı?
O Yüce kudretin yasasına göre şekillenecektir.
Eskiler eskimez kelamla ifade ederlermiş ya kendilerini. “Zaferle değil, seferle mükellefiz.”
Yani yola çıkmakla, önümüze bakmakla, öncü olmaya çalışmakla mükellefiz. Bırakın zaferi, zaferden bile sorumlu değiliz. Zaferden dahi sorumlu tutulmayan bizlerin, geriye, arkaya takılması, gözleri arkaya dikmesi neyle-nasıl izah edilebilir?
Biz işe önce kendi aşkımızı koyalım, Allah Teâlâ yanımıza bir vezir-yardımcı-ardıl ihsan edecektir. Arkamızda birçok değeri var edecektir.
Arkaya bakan, yanlış yere baktığı için işe yanlış başlar.
Arkaya bakan, yolu unutur.
Arkaya bakan, sorumluluğunu ıskalar.
Arkaya bakan, yol alamaz.
Arkaya bakanın istikbali olmaz.
Önümüzde vahy gibi bir yol haritası, Vahy’in mücessem timsalleri, Enbiya gibi Kutlu Rehberler var.
Önümüzde olan bizi menzili maksuda vasıl eyleyecektir.
Yeter ki biz yanlış yere bakmayalım.
Bakmamız gereken yere müteveccih olalım.
Yasin Aydoğan

Yasin Aydoğan
Haziran 09, 2025 Pazartesi 19:28
Değerli yorum yapan kardeşlerime müteşekkirim
Vesselam
Haziran 09, 2025 Pazartesi 10:08
Arkaya bakma yol yürümeyi önler. yolda kalma ile sonuçlandırır. arkaya bakma kadar sağa sola bakmanın da yol yürümeye engel olduğunu düşünürüm. yola koyuldun, sürekli sağa sola bakarak zaman kaybettiğini de farketmezsen daha acı ve daha kötüsü.. vesveseye, korkuya, endişeye sürekli başka gündemlerle meşgul olmaya yol açar..oysa hedefin belli ise yola revan oldu isen, arkana bakmak niye, sağa sola bakmak niye? Geçmiş geçmişte kalmıştır. Geçmişle övünmenin sana bir fayda sağlamayacağı gibi geçmişin yöntemleri de günün şartlarına uymaya bilir. günün teknolojileri karşısında çözüm üretemeyebilir. tavrını, yöntemlerini güncellemek durumundasın. Yada sürekli sağa sola bakarak, gündemlerini kendin değil de sağ sol belirliyorsa yerinde saymak durumunda kalıyorsun demektir. eline sağlık muhabbetle
İsmail
Haziran 05, 2025 Perşembe 11:57
Hocam kaleminize yüreğinize sağlık.