Sosyal Medya

Yazarlar

On Çocuklu Doktor Hanım

23 Mayıs 2025’te İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği bir hava saldırısında, Dr. Alaa en-Neccar' hastanede görevdeyken evi hedef alındı. On çocuğundan dokuzu Yahya(12), Rakan(10), İf (9), Cubran(8), Rislan(7), Rifan(5), Sidin(3), Lokman(2), Sidra (6 aylık) ve eşi Dr. Hamdi en-Neccar katledildi. 11 yaşındaki çocuğu yoğun bakımda tedavi görmektedir. (Basından)

Bu kahredici haberi sosyal medyada, katledilen çocuklarının kefenli naaşlarının başında ağlayan Dr. Alaa en-Neccar'ın fotoğrafıyla paylaşanlar, işgalci ve soykırımcı siyonistleri kınamakla yetindiler. Paylaşılan bir fotoğrafta o çocukları katleden yoksa o fotoğraf eksiktir ve soykırımcı siyonistlerce istenen onlara karşı gelenin düşeceği zor durumu görmemiz ve hak yoldan ümidimizi kesmemizdir.

Gazze Şeridi’nin güneyinde Han Yunus şehrindeki Nasır Hastanesi’nde ve El-Tahrir Kliniği’nde zorlu koşullarda, hasta ve yaralı çocuklara bakım sağlamak için çalışan Pediatrist Dr. Alaa en-Neccar’ın meslektaşı Dr. Yusur Ebu er-Riş, “O ameliyathanede oğlunun başında dimdik duruyor. Dokuz çocuğunu kaybetmiş olmasına rağmen görevi başında. Çünkü o ve diğer doktorlar burada çocukları yaşatmak için kendi acısını bile erteliyorlar” diye demeç verdi.

38 yaşındaki Pediatrist Dr. Alaa en-Neccar hem mesleğini icra edip hem de nasıl 10 çocuk doğurup onları yetiştirdiği konusu ise gözlerden kaçtı. Çoğu mülteci kamplarında doğup büyüyen, Gazze’ye sürülen bu yetimler ve öksüzlerin zorlu şartlara ve acımasız düşmana rağmen mesleklerini icra ederken aynı zamanda ortalama 6-8 çocuk sahibi olma gayretlerinin üzerinde durulmadı. Gazze gibi küçücük bir yerleşim bölgesinde yaşayan Müslümanların 2.000.000 nüfusa sahip olmalarının arka planında doğurmaktan imtina etmeyen Gazzeli annelerin payı önemsenmedi.

Annesi ölene öksüz, babası ölene yetim denir. Ama çocuğu ölene hiçbir şey denmez. Zira bu acıyı tarif edecek hiçbir kelime yoktur. Gazzeli anneler çocuklarını iki defa taşımayı göze alırlar. Birincisi karınlarında ikincisi şehit olduğunda omuzlarında. Cephede savaşan mücahitler kadar bu zorlu şartlarda bir yandan cihada destek verirken diğer yandan doğurmaya ara vermeyen bu acılı anneler büyük bir iftiharla anılmayı hakketmiyorlar mı?

Düşük Toplam Doğurganlık Hızı, ya da kısaca düşük doğurganlık, kadın başına düşen ortalama çocuk sayısının nüfusun yenilenme düzeyinin altına düşmesidir. Yenilenme düzeyi genellikle 2,1 çocuk olarak kabul edilir, çünkü bu seviye, bir kuşak boyu sürdüğü takdirde nüfusun kendini yenileyerek sabit bir büyüklükte kalması için gerekli olan düzeydir. Türkiye’de toplam doğurganlık hızı son 10 yıl içinde yenilenme düzeyinin altında yıldan yıla azalarak 2025 yılında 1,41 seviyesine geriledi. Üstelik düşüş, sadece büyük kentlerde değil, Türkiye geneline yayıldı.

Ülkemizdeki doğum oranlarının düşüş nedenleri üzerinde konuşulduğu bu günlerde, zorlu savaş şartlarında 10 çocuk doğurmanın yanında mesleğini de icra etmeye çalışan Dr. Alaa en-Neccar’dan bahsedilmesi gerekmez miydi? Onu sadece çocuklarının naaşlarına sarılarak ağlayan acılı bir anne fotoğrafı üzerinden anmak onu gündem dışı bırakmak değil midir?

İşgalci ve soykırımcı siyonistlerin özellikle Filistinli çocukları öldürmeleri ve hastaneleri bombalamalarının arka planında bu doğurmaktan ve yetiştirmekten imtina etmeyen Gazzeli mücahide annelerin kararlı tutumlarının yatmasını gündemde tutmamız gerekmez miydi?

İsrail güçlerinin, drone saldırısıyla oğlu İbrahim'i katletmesine rağmen hastanenin avlusunda oğlunun cenaze namazını kıldırıp hastanesini terk etmeyen yeni doğan uzmanı Dr. Hüsam Ebu Safiyye (52) 150 gündür nerede tutulduğu ve hangi işkencelere maruz kaldığı ise bilinmiyor.Yeni doğum yapan bir anne ve bebeğiyle ilgilenmek için yaptığı ev ziyaretinde bombalanıp geriye sadece bir eli kalan yenidoğan uzmanı Dr. Sebat Salim (31) hanım ise unutuldu gitti.

Gazze’de çocuk doğuran, onlara iyi bir eğitim ve mücadele azmi kazandırmak için didinen anneler, babalar, hocalar, doktorlar yani bütün bir halk yardımlaşarak, paylaşarak ve birbirlerine sahip çıkarak haysiyetli ve şanlı bir cihat gerçekleştiriyorlar. Zorlu şartları ve soykırımcı siyonistlerin yaptıkları katliamların arkasına sığınmadan mücadelelerine devam eden bu müminleri örnek almalı ve kendimize çeki düzen vermeli değil miyiz? Gazze hakkında paylaşımlarımız ile onlara destek mi oluyoruz yoksa köstek mi oluyoruz konusunda düşünmeli ve soykırımcı siyonist medyanın tuzaklarına karşı uyanık olmak zorundayız.

Dr. Alaa en-Neccar'ın yoğun bakımdaki 11 yaşındaki çocuğunun adı ne mi?

Adı “Adem". 

Yaşarsa insanlık da yoğun bakımdan çıkacak ve…

Şevket Hüner / 4 Zilhicce 1446

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM