Sosyal Medya

Yazarlar

Dijital Muhasaraya Hayır

Gazze kıyamı, bedeli çok ağır olan bir turnusol kâğıdı olmakla birlikte değeri hiçbir şey ile ölçülemez bir gerçekliktir. Her gün küresel sistemin bizi nasıl muhasara altına aldığını gösteren bu şanlı direnişi iyi izlememiz ve her imkanımızla desteklememiz elzemdir.

Ibtihal Abou El Saad hanım, 1999’da Fas’ın başkenti Rabat’ta doğmuş. 2016 yılında Moulay Youssef Lisesi öğrencisiyken, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenen TechGirls programına katılmış ve teknoloji alanındaki yolculuğuna başlamış. Harvard Üniversitesi’nde bilgisayar bilimi ve psikoloji alanında çift anadal yaparak 2021 yılında mezun olmuş. Yazılımcı ve yapay zekâ mühendisi olarak Microsoft'ta işe başlamış.

Ibtihal Abou El Saad hanım, şirketin 50. yıl dönümü kutlamaları sırasında Bill Gates’in de bulunduğu bir ortamda sahneye çıkarak yapay zeka CEO'su Mustafa Süleyman'a karşı Microsoft'u Azure hizmetleri, sunucular ve askeri teknoloji sözleşmeleri aracılığıyla İsrail'in Gazze'deki soykırımına destek sağlamakla suçlayarak; "Mustafa, yazıklar olsun sana, 50 bin insanımız öldü. Sen Suriyelisin kendinden utan! Microsoft İsrail'e yapay zeka desteği veriyor. Ellerinizde kan var” diye protesto etti.

Protesto sonrası salondan atılan, iş hesabına erişimi kesilen ve Linkedin uygulaması dondurulan Abou El Saad hanım, 15000 Dolar maaş aldığı işinden istifa ettiğini duyurarak; "Beni yargılayabilirler, ama korkutamazlar. Bir gün uyanıp işimin bir çocuğun bombalanmasına ya da bir annenin suikasta uğramasına yol açtığını fark etmekten korkuyorum.Söylediklerim için benim peşime düşebilirler. Ancak onların öç almasından duyduğum korkudan daha çok masum insanların katledilmesinde kullanılan teknolojilere katkı sunmaktan korkuyorum. Sonuçlarının ne olacağını bilerek sesimi çıkardım. Bu soykırımda payımın olması korkusu, konuşmalarımın şahsi sonuçlarından duyduğum korkudan çok daha büyük…"

Teknoloji ve etik arasındaki ilişkiyi sorgulayan, kod yazmanın ötesinde, teknolojinin toplumsal etkilerine duyarlı bir mühendis olarak öne çıkan bu izzetli hanımın protestosuna çok geçmeden Google'da çalışan bir yazılım mühendisi de katıldı.

New York'taki İsrail teknoloji endüstrisi konferansı MindTheTech sırasında, bir Google Cloud yazılım mühendisi, Google İsrail CEO'su Barak Regev'in sözünü keserek İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısını kınadığı konuşmasında; “Project Nimbus, bulut altyapısı edinimi ve inşası, buluta göç için hükümet politikası formülasyonu, entegrasyon ve göç süreçleri ve bulut etkinliği kontrolü ve optimizasyonunu içeren dört aşamadan oluşuyor. Bu teknoloji Filistinliler hakkında artan gözetim ve yasadışı veri toplamayı mümkün kılıyor ve İsrail'in Filistin topraklarındaki yasadışı yerleşimlerinin genişlemesini kolaylaştırıyor. Vicdanım, sivil halkı hedef alan katliamlarda kullanılabilecek bir teknolojiyi geliştirmesine yardımcı olmama izin vermiyor. Yeteneğimin soykırımı destekleyen araçlara dönüşmesine izin veremem. Nimbus projesi Filistin toplumunu tehlikeye atıyor! Ben bir Google bulut yazılım mühendisiyim ve soykırımı, ırkçılığı ve kanunsuz gözetlemeyi güçlendiren bu teknolojiyi oluşturmayı reddediyorum. Üstün ırk olduğunu iddia edenleri destekleyen bu teknolojiye hayır. Özgür Filistin!”

15 Nisan 2025 tarihinde İsrail ordusuna yapay zekâ desteği veren Microsoft’un Teknoloji Lideri Daron Yondem, konuşma için geldiği Haliç Üniversitesi’nde protesto edildi. Okul yetkilileri protestoya müdahale ederek çekim yapılmasını engellemeye çalıştığı aktivist; “Lütfen anlaşılmak için beni dinlemenizi rica ediyorum. Gazze’de bir buçuk yıldan beri soykırım devam ediyorken, yapay silah gibi soykırımı besleyen eli kanlı firma Microsoft’un üniversitelerde konuşmaya hakkı yoktur. 7 Ekim sonrası İsrail’e daha fazla bilişim ve depolama hizmeti sağlamak için milyonlarca dolarlık anlaşmalar yapan eli kanlı bu şirketin üniversitelerde yaptığı tanıtım saygısızlıktır. Bu soykırıma destek veren eli kanlı şirketi davet eden üniversite yetkililerini kınıyorum…”

Aslında bu protestolara zemin hazırlayan 12 Ekim 2024’te düzenlenen Uluslararası Özgür Filistin kongresinde konuşan hanımın “Artık İsrail'de tüm veriler toplandı. Bu konuda Microsoft ve Amazon'dan Cloud adında ücretsiz destek aldılar. Artık Gazze halkına ait tüm veriler İsrail'e aktarıldı. Bu verileri toplayanların oluşturduğu "Lavander", "Gospel" ve "Where is daddy?" isimli üç farklı yapay zekâ sistemi artık kendi kararlarını alıyor.  İsrail askerinin müdahalesine bile gerek kalmıyor. Bilgisi verilen kişi bir Hamas askeri olmasa bile sadece Hamas’ı destekleyen bir yorum yazdıysa, Filistin’i destekleyen herhangi bir şey yaptığını belirttiyse, “Gazze'den çıkmayacağız, burası bizim toprağımız ve onu savunacağız” gibi facebook‘ta bir paylaşım yaptığında bu yapay zekâ o kişinin Gazze’deki evini tespit ediyor ve o evi havaya uçuruyor. Üstelik bu teknoloji o kişiyi eve girerken tespit edip bombalama emri gönderiyor. Yani sokakta yürürken değil çünkü hem onu hem de onun ailesini cezalandıracak şekilde programlanmış. Gazze soykırımının ilk 37 gününde bu şekilde 15000 kişi katledildi.” uyarılarıydı…

Hayatımızı kolaylaştırma, güzelleştirme ve etkinliğimizi arttırma adına dahil olduğumuz sosyal ağların ve yazılım şirketlerinin sahiplerinin gerçek yüzünü ortaya koyan bu şahsiyetli çıkışlar dijital muhasaranın daha vahim sonuçlara gebe olduğunun göstergesi sayılmalıdır.

Bu ağları örenler bilmelidir ki:

Allah’tan başka [varlıkları ve güçleri] sığınak kabul edenlerin durumu, kendisine ağ ören örümceğin durumuna benzer: çünkü barınakların en zayıfı örümcek ağıdır. Keşke bunu anlasalardı!(Ankebut / 41)

Şevket Hüner / 21 Şevval 1446

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM