Sosyal Medya

Yazarlar

'tiryakisi' olduğumuz her bir bağımlılık din-darlık yapar!

yolun yolcuya öğrettiği çok değerli bir şey daha var dost;
rutine düştüğün, tekrar ettiğin adeta ezbere yaptığın ve
olmazsa olmaz dediğiniz birçok şeyin yola düştüğünüz de yokluğunu yaşarsınız ve
eşsiz bir şey öğretir insana
yapageldiğiniz şeylerin “tiryakisi” misiniz, o ara bilirsiniz işte.

ve daha kötüsü ne bilir misin dost,
konfor peşinde koşuşturma
alışkanlıklarımız haline geldiğinde bizi yoldan çıkarandır

o zaman şöyle diyelim:
“dindarlık” dünyevi olandan uzak durmak değildir.
bakmayın siz sufilerin
“bir hırka bir lokma” edebiyatına.
öylesi sufi de yok zaten. sözünü ederler sadece…

helal olandan yapmanın veya yemek içmenin bir sınırı da yok, yasağı da
ama, her şey kanuna, yasaya, şeriata uygun olunca
kişi için illa ki doğru bir şey yapıyor anlamına da gelmez. onu derim.
siz o ara yapa geldiğimiz şeylerin, helaller diyorum,
haram olanlar zaten yapılmaz, tiryakisi olmayı bırakın yaklaşması bile yasaktır.
işte..
o helal olanlar nefsin tatması ötesinde
yokluğu eğer müslümanda “telaş” yaptırıyorsa,
veya meşgul ediyor arıyorsa hazzını

yolda olduğuna inanan dindar kişiler için problem başlamış demektir,
dikkat etmesi gerekir

kişinin tiryakisi olduğu  'şey'
anısı gönle düşmüş 'yaralar' gibidir, unutamaz insan.
bir yerlere gizlenir ve varlığını hiç olmadık bir yerde hatırlatır durur.
esasında öyle çok ki farkındalığı olmayan tiryakisi olduğumuz bağımlılıklarımız…

yolu zindanlara düşen adam;
'sorguda dayak yerken en zorlandığım şey sigaranın yokluğuydu’ diye söylendi.
'beni kendine böylesine tutsak eden bir alışkanlığı o gün fark ettim ve
o an bırakmaya karar verdim' diye de ekledi...

ey genç adam!
tiryakisi olduğumuz şey bilesin ki;
yolu da, yolcuyu da yorar.
içtiğin kahve, yaktığın cigara, kulağında çalan hep dinlediğin o müzik
takıp yakıştırdığın üzerine 'marka' edindiğiniz şeyler, yeme alışkanlıkları ve hazlarımız
'yaşam biçimi' diyorlar ya onu derim!
"onsuz olmaz abi' dediğimiz işte ne varsa, tiryakisi olduğunuz şeydir ve
bir ömür üzerimizde asalak olarak taşırız.
zor anımızda da
eksik olan tarafımız oluverir işte, imtihanımızdır.

nasıl olacak,
ne yapalım da tiryakisi olacak bir hayat kurmayalım,
bağımlısı olmayalım bir şeylerin diyorsan genç adam;

ben yaşı itibariyle yolu tüketmeye az kalan biri olarak bildiğim kadarıyla söylesem:
tattığınız hazzın tiryakisi olacak bir yaşam biçiminin yoluna gitmeyin.

yolda, yolundayız
“sarp bir yokuşa tırmanıyoruz” ya!
hazzımızı önceleyen değil
yolda bulduğuna ve doyduğuna bakan bir anlayış sanki bu yolun yolcusuna daha çok yakışıyor gibi geliyor bana...

bitecek, evet bitecek…
evlerin çatılarından sarkan buz sarkıtlarının erimesi gibi.
damla damla tükenen bir ömürdür
bizimki.

görmez misin?
mevsimler hatırlatır durur,
bu göç yolunda sararan dünyan!
sana misafir olduğunu anlatır.

aziz olan kitabın ifadesiyle
'yaptıklarına karşılık
onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez.' haberi yeter sanki.

öyle..
başka ne diyebilirim ki…

ökkeş o zaman ben bir şey desem dedi ve

tiryakisi olduğumuz her bir bağımlılık
din-darlık yapar!

sonra
silinmiyor işte
hayat bir karalama defteri olmayınca...

dedi ve sustu


paylaşmaya değer gördüğünüz yazılarımın dilediği kısmı dahil dostlarınıza ikrama açıktır.
bir gönle daha temas etmek iyidir. valla!

 

https://hertaraf.com/koseyazisi-mustafa-akmese-tiryakisi-oldugumuz-her-bir-bagimlilik-din-darlik-yapar-4395

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM