Yazarlar
Görülmek İstenmeyen Gerçek İRAN
Büyük Ortadoğu Projesi her alanda dökülüyor: Askeri projeler başarısız oldu. Demokrasi paketleri patladı; her yerde İslamcılar iktidar oluyor ya da iktidarı zorluyor.
Model ülke projesi iflas etti. Yeni bir proje olarak devletleri zayıflattılar ama özellikle Şii dünyasına yapacağı etkiyi ve Sünni dünyaya vereceği zararı hesap edemediler. Yeni BOB Şehir Devletleri projesi Şii dünyanın dinamizmine takıldı.
Tüm iktidarların sarsılması, bazı iktidarların el değiştirmesi ya da yıkılması Ortadoğu’nun şu ana kadar hakim paradigması olan Sünni varlığın, temelsiz (sahipsiz) ve köksüz (omurgasız) olduğunu ortaya çıkardı. İran'a baskı Şiilik akidesinin (sosyolojisinin) dinamik tutulmasının motivasyon aracı olurken Suriye müdahalesi ve kaosu ABD’yi Ortadoğu’dan silme / silinme noktasına getirdi.
Ortadoğu'nun stratejik / politik merkezinin değişmesi, doksanlı yıllar gibi dünyayı yeniden iki kutuplu hale getirdi. İran, Çin, Rusya ve diğerleri Asya ülkeleri dünya dengesini bozacak bir blok oldular. İran bu blokta en büyük denge unsuru ve bu kutbun siyasetinin felsefesinin kurucusudur. Bu iddiamızın kanıtı, yaşanan krizin en karlısının İran olması bunu göstermektedir
Son göstergeler her alanda bu bloğun etkinlik alanlarının giderek daha da genişlediğini gösteriyor. Sonuçları kestirilemeyen yepyeni bir dönem oluşuyor, 90'lı yıllardan sonra ilk kez ABD’ye karşı küresel bir blok oluşturuldu. Bu blok ilk kez diğerini her alanda tehdit edebiliyor. Geçmişteki Rusya Abd bloğunun tehdit algısı yalnızca askeri iken şimdi ekonomik sosyal ve stratejik ittifak olarak tehdit yelpazesini genişletti. 21yüzyılda uluslararası güç ilişkileri derinden değişecek gibi görünüyor. Tarihte ilk olanlardan birisi de yaşanan gelişmeler küresel sermayedarların ve neoconların aleyhine gelişiyor.
Zira Çin, Hindistan ve Asya ülkeleri ekonomi yoluyla uluslararası siyaseti domine etmeye başladılar ki bu siyaset İran siyasetidir. Latin Amerika'nın Amerika karşıtlığı, kıtada büyük etki uyandırırken, bu karşıtlığın küresel boyuta taşınmak üzere oluşuna örneklerden birisidir.
Özellikle Çin dünya gücü olma yolunda büyük bir hızla ilerlemektedir: Dünya nüfusunun yüzde 20'sini oluşturan Çin, ekonomik verilerdeki başarısı tüm dünya ekonomisini etkilerken, dünyayı diğer alanlarda nasıl dönüştüreceği ve neler dayatacağını kestirmek mümkün değil.
Bu yeni oluşum dünya dengesinde kasırga oluşturabilir; bu aktörlerin küresel oluşuma olacak etkileri ve hangi yönde olacağı bugün hesaplanamıyor. Kaos da ondan çıkıyor.
Bu iki bloğun güç yarışında düğüm ülkelerden en önemlisi Japonya sonra da kuzey ve güney Kore ülkelerinin kuracağı ilişkiler ve tavırları her iki bloğun güç ilişkisini yeniden güncelleyecek ve değiştirecek kadar önemlidir.
KÜRESEL GÜÇ İRAN:
Irakta iktidar değişti: Daha doğrusu birden fazla iktidar alanları oluştu ve bilinen tanımlamaların dışında iktidarlar oluştu.
Irak'ta iktidarın (örgütlülük ve egemenlik anlamında) Sünnilerden Şiilere kayması, Körfez’den Lübnan dahil Lübnan'a kadar tüm Şiilerde inançsal bir özgüven ve ayrı bir canlanmayı meydana getirdi. Adeta Şiilik (akidesi) sosyolojisi yenilendi.
Öncelikle şunun tespitinin yapılması gerekiyor ki bu iddia edildiği gibi yekpare bir Şiilik birleşmesi bütünleşmesi anlamına gelmiyor: bu özel durum ve gelişmeler Şii halklarındaki dinamizmi ve bu dinamizm yoluyla iktidarı etkileme momentlerini ortaya çıkardı.
Şiilik sosyolojisinin yani akidesinin yenilenmesi ve değişmesi Şiilik eylemselliğinde halklara bir farkındalık kazandırdı ve tüm şia aklını kuşatmaya başladı.
Bu farkındalık ticari, kültür ve özellikle dini ritüel ve sembollerin daha aşkın hale gelmesine yol açarak (önemli ve daha kutsal) başka bir boyut kazandı.
ŞİİLİK SOSYOLOJİSİ=AKİDESİ YENİLENİYOR:
Bu tarihsel fırsat yeni günün ve yeni bir gücün zuhurunu ortaya çıkardı ki Kum ve Necef bu durumun, yorumunu aktüel hale getirmeye çalışıyor.
Her ne kadar Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri vasıtasıyla emperyalistler, bu kadersel yenilenmeyi bastırmaya / engellenmeye, kuşatmaya çalışsalar da tarihin cilvesi rolünü oynamaya başladı.
Ortadoğu’da varlığı ön kabullü olan Sünni kuşatma ya da var oluş koşullarının olağanlığı, uluslararası ilişkilerde var kabul edilmesinin sürekliliğini akamete uğratan bir kader devreye girdi.
Var kabul edilen Sünni omurga, Kader yenilenmesiyle ortadan kalkarak Şiiliğe ummadığı gelişmelerin yollarını açtı. İran devletinin tüm olumsuzluklarına rağmen bunlar olmaktadır.
YENİ DEVİNİMDEN YENİ DEVRİME
İslam devriminin yapamadığını, coğrafyadaki iktidar boşluklarının oluşturduğu devinim / krizler yeni iktidarların ( Şii halk iktidarını) ortaya çıkmasının koşullarını oluşturmuştur. Günahkâr İran devletine rağmen koşullar şekillenmeye devam ediyor.
Ortadoğu’da şimdi günahkar İran’a rağmen Şiilik halk iktidarının oluşmaya başladığını görüyoruz.
Şiiliğe ait halk iktidarı özelde İran devletinin de üzerinde bir iktidara doğru gitmektedir. İran bu İktidarı yönlendiremiyor ama uluslararası zeminde kullanabiliyor ki gücü buradan geliyor.
Hükümet iktidarları olmadığından ortaya çıkan dinamik Şiilik, rekabetsiz kaldığı için kendi içinde iktidar mücadelesinde tefrikaya düşmediğinden doğal bir başarı ortaya koyuyor. Hükümet iktidar boşluğunun oluşturduğu krizleri iyi yöneten coğrafyadaki havza imamları doğal bütünlüğün ortaya çıkardığı gücün önemli aktörleridir.
YENİ / ETKİN ŞİİLİK, KİMLİKLERİ (HALKLARI) DOMİNE EDİYOR:
Yeni oluşan Şiilik, günahkar İran’ın taraflı bir iktidar ve egemenlik isteğine rağmen güncellediği sosyolojisiyle (akidesiyle)geniş bir etnisiteyi emperyalistlerle mücadele zemininde (halkları) tek yelpazede tutmaya başladı. Arap Acem Azeri ve Kürt kimliklerinin dağınıklığı kimliklerini silikleştirirken, Şiiliğin dinamizmini artırdı.
Özellikle Irak merkezli Orta Doğu'daki tüm halklar arasındaki çatışmalar ve farklılıkların terörize edilmesi, Şiilikteki havza farklılıklarını unutturdu. Bu yekparelik toplumsal tavırları etkilemeye ve belirlemeye başladı. Bu yeni sosyolojinin organizeliği toplumsal tavırları ve mücadeleyi yönlendirmeye de başladığında İran’daki Şiiliği de etkileyecektir.
NÜFUS, İŞGAL SONRASI GÜCÜNÜ FARK EDİYOR;
İran'daki Şii nüfus %90 civarındadır. Pakistan'da Şiiler ikinci büyük nüfusa sahiptir. Irak'ta şiiler nüfusun yüzde 65'ini oluşturuyor. Hindistan'da sayı %35'e denk geliyor. Afganistan'da %20, Suudi Arabistan, Bahreyn, Ürdün vs eklediğimizde demokrasi ve siyasal süreç nüfusları oranında iktidarlardan pay almayı sağlamaya başlayacaktır. Dolayısıyla batı ve batı emperyalizmine ait demokrasi oyunu bumerang etkisiyle yeni güç dengelerini ortaya çıkarıyor.
SİSTANİNNİN ZAYIFLAMASI YENİ NECEF;
İmam Humeyni evrenselliğinin Necef’de yeniden ortaya çıkışı yaşanıyor.
İmam Humeyni'nin 1970'li yıllarda Necef'i ideolojik bir merkez olarak kullanmasının ruhu yeniden harekete geçiyor. Necef, İmam Humeyni’nin uzunca bir süre İran Şahına karşı savaşını yürüttüğü karargahtı.
Irak'taki Şiilerin iktidar ile olan ilişkilerini düzenleyen Necef ve Sistani 2003 ile birlikte büyük bir değer, imaj ve rehberiyet kaybı yaşadı.
Irak iktidarının içinin boş olması, bu içi boş iktidarla kurduğu izzetsiz ilişkileri Sistani’nin rehberliğinde büyük yaralar açtı.
İran ile olan farklılığı, Irak iktidarsızlığında açıklanabilir olmaktan çıktı. Sistani’nin rehberliğinin sorgulanması hızlandı. Yeni Şii sosyolojisi Mukteda es-Sadr örneğinde olduğu gibi Şiilik akidesine farklı dokunuşlar yaptılar. Ki bu dokunuşlar Necef'te imam Humeyni'nin izlerini ortaya çıkardı. Şii sosyolojisi bu izlerden alevlendi.
COĞRAFİ MERKEZİN DEĞİŞMESİ;
İran devriminden sonra Ortadoğu'nun Merkezi Mısır olarak belirlenmişti. Irak işgalinin stratejik başarısızlığı ve Suriye savrulması sonucu ortaya çıkan siyasal bloklaşma yeniden bir merkez krizi ortaya çıkardı. Irak ve Suriye hattında oluşması istenen merkez, yaşanan Mısır kriziyle gerçekleşmesi hayal oldu. Merkez kaybolduğunda küresel iktidar gücünü hızla yitirdi. Küresel iktidarın güç kaybı, Şiiliği doğal olarak başrol haline getirdi. Yukarıda bahsettiğimiz İran’a rağmen Şii bütünlüğü, İran’ı uluslararası siyasette bölgenin en güçlü ve dinamik bölgesel gücü haline getirdi. Tarihsel altüst oluş, tüm Şiilerde rönesansı yarattı; yani Şiilik sosyolojisinin akidesinin yenilenmesi başladı.
İran bu sosyolojiyi anlayıp günceller ve günahlarından arınırsa Amerika’yı Ortadoğu’dan söküp atar ve Ortadoğu’ya Şiilik, yenilenmiş Şiilik yön verir.
Selam ve dua ile
Veysel Ocak

Henüz yorum yapılmamış.