Sosyal Medya

Makale

Libya'nın Geleceği Astana'ya mı Bağlı?

Gelecek,bizlere etki eden bugünün kararları ve eylemleri sonucunda ortaya çıkan sonuçtur. Geleceği öngörebilmek ise, bugünkü gelişmelerin ve tercihlerin muhtemel sonuçlarını değerlendirmektir. Bu bağlamda bu yazının amacı, 23 ocakta Astana da yapılacak barış görüşmelerinde Suriyede iç savaşı sonlandıracak, barışı sağlıyacak bir sonuç çıkarsa, benzer çatışmaları yaşıyan Libya bunda nasıl etkilenir?

Astana görüşmelerinin muhtemel sonuçlarını değerlendirmeden önce Libya’daki son durumun ne olduğunu kısaca belirteyim. Kaddafi’nin devrilmesinden sonra Libya’da ordu standartlarında askeri bir yapı kalmadı. Farklı siyasi yapılara hizmet eden birbirinden bağımsız silahlı milisler hakimdi. 2016’nın Mayıs ayında emekli General Hafter,ülkenin doğusunda bulunan milislere karşı bir operasyon başlattı. Hafter bu operasyona’da Haysiyet adını verdi. Saldırıya uğrayan milisler Hafter’e karşı birleşerek Libya şafağı adında karşıt bir operasyon başlattı. Böylece karşıt yapı silahlı çatışmalarını sürdürdü. Libya’da başlayan iç çatışmalar neticesinde iki hükümet kuruldu. Biri Trablus’ta diğeri ise Tobruk’ta kuruldu. Trablus’ta Halife Guvey başbakanlığında’ki hükümet Ulusal Kongre’ye yakın, Tobruk’ta Abdullah Sini başbakanlığında’ki hükümet ise Temsilciler meclisine yakındır. Ancak General Hafter Tobruk tarafında güçlü olduğundan bu hükümetin üzerinde baskı oluşturmaktadır. Buda her iki tarafın barışı sağlamak adına aralarında yaptığı görüşmeleri olumsuz etkilemektedir.

EL-cezire’deki habere göre, Libya’daki silahlı gruplar şöyledir.

Libya Ulusal ordusu;Uluslar arası toplumun tanıdığı hükümete bağlı güçlerdir.

Fecr ordusu;Trablus merkezli MGK’ya bağlı güçler.

Şura Devrimci güçler; İslamcı milislerdir.

Ensar Ul Şeria; El-kaide’ye yakın. BM’nin terör listesinde.

Sireneyka Gücü;Doğuda Özerklik isteyen silahlı bir grup.

İşid; Libya çapında Trablus ve bengazide’de destek görüyor.

Kısaca Libyanın durumunu belirtikten sonra, Libyanın geleceğinin şekillenmesinde’ki Amerikan cephesine bakalım; Kaddafi devrildiği zaman, Amerika birleşik devletlerinde demokratlar iktidardı, şimdi Cumhuritetçiler iktidar oldu. Unutulmaması gerekir ki Cumhuriyetçilerin seçimi kazanmalarına sebep olan sebeplerden biride, Amerikan elçiliğine yapılan saldırı neticesinde elçinin Libya’da öldürülmesi olayı oldu. Demokratların adayı Hillari, dönemin dış işleri bakanıydı ve Trump, seçim kampanyasında bunu kullanarak seçimi kazandı. Rusya ile iyi ilişkiler geliştireceğini söyliyen Trump, kendisine seçim kazanmasına sebep olan Libyada nasıl bir tutum takınacağı merak konusu.

Libyanın geleceğinin şekillenmesinde ki Avrupa cephesine bakalım; İngilterede David Cameron vardı ancak Brexit Referandumdan sonra Cameron istifa etti. Yeni başbakan ise, bir taraf’tan Brexit sonrası Avrupa birliği ile hukuki düzenlemelere, diğer taraf’ta, ekonomik sıkıntıları gidermeye odaklandığı için Libya’la fazla ilgilenememektedir.

Fıransa da yapılacak seçimde Francois Holland kalacak mı kalmıyacak mı? Kalsa bile Avrupa birliğinin içinde bulunduğu sorunlardan Libyayla ilgilenebilecekmi belli değil.

Avrupa da tartışılan bir başka konu, mülteci sorunudur. Yanlış anlaşılmasın Avrupanın mülteci tartışmaları, inasani boyuttan çok Avrupa siyasetini nasıl istikrarsızlaştığı ile ilgilidir.

Batı dünyasında’ki siyasi atmosferi fırsat bilen Rusya, doğudaki Hafter’e  silah yardımı yaptığı hem uluslararası medya’ya yansıdı hemde Libya ile ticari ilişkileri olan bir işadamıyla yaptığım görüşme bu durumu teyid etti.(E.E) Rus medyasında çıkan bir yorumda, ‘’Rusya’nın Libya’daki başarısı Astana’daki başarısına bağlıdır’’ifadesi hem Rusyanın Libya üzerinde’ki hedeflerini açıkça ortaya koyması bakımından, hemde Rusya’nın elinin rahatlaması bakımından, Rusya için çok önemli olduğu anlaşılıyor. Ancak, batı dünyası tutumunu değiştirir Libyanın zengin petrol kaynaklarını kaybetmek istemezse, Rusya ile batı dünyası arasında var olan gerginlik daha’da gerilecek Libya’da kalıcı bir barışın sağlanması kısa vadede olmıyacağını öngürürüm.Eğer batı dünyasında radikal bir tutum değişikliği olmazsa, bugünün gelişmelerine bakarak, Astana görüşmelerin’de barış sağlanırsa, Libya Rusya’nın etkisine gireceğini öngürürüm.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.