Sosyal Medya

Kitap - Dergi - Yayın

Kürtler: Gelecekteki Ortadoğu Şavaşını mı Yapıyorlar?

Uluslararası toplum IŞID’e karşı bir seferberliğe odaklanmışken, süreç dikkatsizce Ortadoğu’nun gelecekteki büyük çatışmasına zemin hazırlıyor, çünkü Batı olası bölgesel etkileri düşünmeksizin Kürtleri ağır silahlarla silahlandırmarmaktadır.



Uluslararası toplum IŞID’e karşı bir seferberliğe odaklanmışken, süreç dikkatsizce Ortadoğu’nun gelecekteki büyük çatışmasına zemin hazırlıyor, çünkü Batı olası bölgesel etkileri düşünmeksizin Kürtleri ağır silahlarla silahlandırmarmaktadır.

Aslında, Batı’nın mantığını büyük bir yabancı kara harekatı için planlarının yoklundan görmek oldukça kolay. Genel tartışmalı görüşe gore, Kürtler İŞİD’e karşı savaşan en güvenilir taraf durumunda. Çünkü, Irak Ordusu İŞİD’in ilerleyişi önünde erirken, bir taraftan Batı, diğer tarafta Suriye Rejimi, İran, Hizbullah ve Şii Militanlar arasındaki karşılıklı düşmanlık devam ederken, ayrıca parçalanmış Suriye muhalefeti içinde güven ve sadakat eksikliği var.

Irak

Temmuz ayında Mesud Barzani, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı, bağımsızlık üzerine gerçekleştirilecek bir referendumun gelecek ayların meselesi olduğunu bildirdi. Bağımsızlık elde etmenin Kürtler’in hakkı olduğunu ayrıca ekledi. Bu tarihten sonra, bunun bizim amacımız olduğunu gizlemeyeceğiz dedi. Irak şuanda etkileyici biçimde parçalanmış durumda. Aynı zamanda, Barzani’nin Dış İşleri Bakanı Falah Mustafa ‘’Kürt vatandaşların kendi geleceklerini belirleme zamanının geldiğini’’ söyledi.

Kasım ayında, referandumun IŞID’e karşı mücadelenin ışığında erteleneceği açıklandı. Barzani’nin Genel Kurmay Başkanı, Fuad Hüseyin, ‘’kişinin bir önceliğin olduğunda, diğer önceliklerinin erteleneceğini’’ ifade etti. Ancak, önemli ölçüde dış baskıya rağmen, oylamanın iptal edileceğine dair bir öneri yok. Durum böyle iken, Barzani’nin kendi halkından ciddi bir ters tepki geldi, bundan dolayı gidişatı ya da dengeleri değiştirebilcek büyük durumun meydana gelmesi muhtemel görünmekte.

Mezhebi bölünmeleri aşan Kürt bağımsızlığına karşı Irak muhalefetinin yanında, referendum daha fazla kızgınlık uyandırmakta, çünkü bu referendum Kürtlerin bu yazdan beri ele geçirdikleri önemli arazileri/bölgeleri ihtiva edecektir. Bu, Kürtlerin kendilerinin tarihi başkent olarak kabul ettikleri, petrol zengini ve hararetli ihtilafların yaşandığı şehri Kerkük’ü içeriyor. Bilhassa petrol satışları üzerine yükselen tansiyon Bağdat ve Kürtler arasındaki zıtlaşmalarla son zamanlarda tek taraflı önlemler üzerine daha da yükseldi,

Washington Post raportörü Adam Taylor makalesinde, Kürdistan Bölgesel Hükümeti Çekoslavakya’ ya potansiyel bir model olarak atıf yapıp Bağdat’ın onayını alarak nisbeten basit bir kopma ile amacına ulaşmayı ümit ettiğini, söyledi. Malesef, Yugoslavia’nın ayrılması ve sonraki ulusları takip eden problemler görünen o ki alternative bir model oluşturmuş.

Suriye ve Türkiye

Komşu Suriye’de ise, silahların aktıldığı ve IŞID ile ağırlıklı Kürt olan ve ülkenin kuzeydoğusundaki petrol zengini Kobani için savaşan Kürtler Beşar al-Esed’e karşı başlatılan devrimin ilk günlerinden beri fiili olarak özerkliğe sahipler. Kasım 2013’te ilan edilen özerklik bu yıl ocak ayında tekrar deklare edildi.

Batı’dan sağlanan silahlarla birlikte, Türkiye ve Irak’tan etnik soydaşları tarafından yardım edilen Suryeli Kürtler silah altına alınma çağrılarına cevap verdiler. Ankara’nın direk olarak İŞİD’e karşı tavır alması noktasındaki isteksizliği PKK’nın Hükümet ile olan barış görüşmelerini bitirme tehditlerine yol açtı ve Kobani’nin düşmesi durumunda 30 yıllık isyanın yenileneceği ifade edildi.

Türkiyeli Kürtlerin Ankara’nın tepkisizliğine karşı yaygın gösterileri ve bu protestoların ölümcül şekilde bastırılması sözkonusu iken, PKK ve ordu arasındaki savaşın yeniden canlanması gündeme geldi

Bölgesel gelişmelerin İranlı Kürtlerin daha huzursuz olamasına yol açmamasına rağmen, Tahran yine de 20. yy’da başlayan ayrılıkçı hareketin yeniden canlanış potansiyeline karşı ihtiyatlı. Şunu bilmek gerekir ki 1946’da ülkenin kuzeybatısında ortaya çıkan kısa ömürlü Kürt cumhuriyetini bu potansiyeli mümkün kılmaktadır.

 

 

Bölgesel Dinamikler

Dünya’nın en geniş devletsiz etnik grubu olarak tanımlanan Kürtler yaklaşık 30 milyon insane tekabül etmekle birlikte, İran’nın (%7-10), Suriye’nin (%10-15), Türkiye’nin (%20), Irak’ın (%20-25) nüfusunun önemli bir bölümü oluşturmaktalar.

Irak ve Suriye’deki mevcut kaos Kürtlere kendi ulusal arzularının peşinde daha iddialı bir şekilde koşma imkanı tanımıştır (Irak Kürdistan’ı 1991 yılındaki Körfez savaşından bu yana özerk). Mevcut kaos, ayrıca, iki ülkeden ve Türkiye’den de toplumlar ve Kürt güçleri arasında beklenmeyen bir işbirliğine yol açtı.

Hal böyleken, Irak’ta, Suriye’den ve onların komşularından çeşitli muhalif partiler Kürtlerin bağımsızlığını ve daha fazla özerkliğini reddetmektedirler. Bu muhalefet sadece kendi ülkeleriyle sınırlı olmamakla, bir domino etkisinden dolayı bir birlerine karşıda da var olmaktadır.

Çatışan güçlerin şu sıralarda ortak bir düşmanı, İŞİD, varken, Kürtler, onlara bu durumdan uzak durma şansı veren bölünmelerin üstünün örtülmesini kart olarak oynamaktalar. Aslında, böylece aslında farklı bakış açılara ve çıkarlara sahip taraflar ortak bir düşman için bir araya gelirken, bu durum Kürtlere kendi içlerindeki ayrılıklardan uzak durarak ortak bir ulusal hedefe yönelme şansı da tanımaktadır.

Irak, Suriye ve Türkiye’deki bağımsız bir Kürt devletine karşı muhalefet sadece bölgesel bütünlük üzerine dayalı değil, ayrıca ekonomik refah üzerine dayalı, çünkü Kürlerin yoğunlukla yaşadığı alanlar özellikle enerji ve tarım açısında kaynak zengini bölgelerdir.

Bunlarla birlikte, bağımsız bir Kürt devleti ve İsrail arasında yaygın bir potansiyel ittifak süphesi bölgede var. Bu şüpheler bu yaz Başbakan Benjamin Netanyahu tarafında çokça vurgulandı: ‘’Kürtlerin bağımsızlık özlemini desteklemeliyiz’’. Bölgesel dinamikler göz önünde bulunursa, İsrail’in desteği muhtemeldir ki böyle umutlara zarar vereceğini göstermektedir.

Devletlerin ‘vermeyecekleri’ lütuflara büyük şekilde bağımlı olma durumu Kürt milli özlemlerinin en büyük zorluğudur. Irak, Suriye ve Türkiye tarafında kara ve deniz özellikleri açısından bloke edilmiş ve çevrelenmiş herhangi bir Kürt devletinin yaşayabilirliği belirsiz olacaktır.

 

Ayrıca, Kürtlerin kendi özerkliklerini borçlu oldukları ABD Irak’ın ayrılmasına karşı çıkmakta ve eğer destek Washington’un bölgesel iki önemli müttefiği olan Türkiye ve Irak’ın düşmanlığını kazanma anlamına geliyorsa, ABD’nin bir Kürt devletine desteği muhtemel değildir.

Kürt ulusal özlemlerinin muhalifleri belki istekli olmayacaklar ya da kınayıcı açıklamaların ötesinde karşılık verecek ve belki sonunda realpolitiğe yenileceklerdir. Alternatif olarak, Orta Doğu ,sözde Batı’nın iyi niyetlerinin sebeb olduğu, bölgeyi istikrarsızlaştıracak kadar geniş boyutlu bir savaşın içinde kendini bulabilir. Belki bunu anlamak için çok uzun beklemek zorunda kalmayacağız.

Makale: Kurds: The next Mideast war in the making?

Yazar : By Sharif Nashashibi

Kaynak: http://www.themiddleeastmagazine.com/wp-mideastmag-live/2014/12/kurds-next-mideast-war-making-sharif-nashashibi/

Online Web Sayfası: The Middle East

Çeviren : İbrahim Akkuç

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM