Sosyal Medya

İşgalciler Batı Şeria köylerini askeri mevzilere dönüştürüyor

İşgalciler, yerleşim için, Filistinlilerin 1152 dönüm arazisine daha el koydu...



İşgal organları, vatandaşların yüzlerce dönüm arazisine el koymaya yönelik askerî emirler çıkararak Batı Şeria’daki yerleşim tırmanışını sürdürdü. Bu, ordunun koruması altındaki yerleşimci milislerin uyguladığı kuşatma ve zorla yerinden etme uygulamalarıyla eş zamanlı gerçekleşiyor ve geniş alanları yerleşim genişlemesi lehine boşaltmak için iki taraf arasındaki apaçık iş birliğini yansıtan bir tabloya işaret ediyor.

İşgal güçleri geçen salı, Ramallah’ın kuzeyindeki Sincil, Lübben eş-Şarkiyye ve Karyut kasabalarının arazilerinden yaklaşık 1.152 dönüme el konulmasına dair askerî bir emir çıkardı.

Karar, “Karmi Oz” yerleşimini genişletmeyi ve Nablus ile Ramallah arasında yer alan resmi yerleşimler ile kaçak yerleşim alanları arasındaki coğrafi bağlantıyı güçlendirmeyi amaçlıyor.

Yerleşim faaliyetlerine dair bir rapora göre hedef alınan araziler üç kasabanın çeşitli bölgelerine dağılmış durumda. Bu karar, işgal hükümetinin 2023’ten bu yana başta “Givat Hariel” ve “Givat Haroe” başta olmak üzere kaçak yerleşim alanlarını yasallaştırmak için aldığı kararların devamı niteliğinde.

Aynı bağlamda, yerleşimcilerin Batı Şeria köylerinde vatandaşlara yönelik saldırıları sürüyor. Bunlara, işgal güçlerinin koruması altında yürütülen kuşatma, sıkıştırma ve zorla yerinden etme operasyonları eşlik ediyor.

Bu saldırılar Nablus’un güneyindeki Calud ve Kusra’da, Ramallah’ın kuzeyindeki Turmusayya’da ve Mesafir Yatta’daki Hilletu’l-Hums’ta yoğunlaştı.

Calud köyünde Mahmud et-Tubasi isimli vatandaş ve ailesi, yolun kapatılmasını, su ve elektriğin kesilmesini kapsayan iki ay süren bir kuşatmanın ardından evlerini boşaltmaya mecbur edildi. Öncesinde silahlı yerleşimciler eve baskın düzenleyerek aileyi öldürmek veya yakmakla tehdit etmişti.

Kusra’da ise “Re’su’l-Ayn” bölgesindeki aileler, bir kaçak yerleşim alanı kurma girişimleri nedeniyle yılın başından beri kuşatma ve saldırılara maruz kalıyor.

Tırmanış, yerleşimcilerin çadırlarını yeniden kurduğu, yolları taşlarla kapattığı ve ailelerin elektrik ile suyunu kestiği bu ayın 9’unda (9 Ağustos) zirveye ulaştı.

İşgal güçleri bölgeyi kapalı askerî alana dönüştürdü, aileleri evlerini boşaltmaya zorladı ve Re’su’l-Ayn Dağı’ndaki yaklaşık 16 evi kışlaya ve gözetleme noktasına çevirdi.

İşgal güçleri ayrıca sokağa çıkma yasağı ilan edip dükkânları kapattı, Filistinli ve uluslararası aktivistlerin kuşatma altındakilere yardım ulaştırmak üzere bölgeye girişini engelledi.

Tüm bu uygulamalar uluslararası bir sessizlik ve göz göre göre bir suç ortaklığı ortamında yürürken, işgal hükümeti daha fazla toprağı yutmak ve yerleşimleri birbirine bağlamak için “askerî amaçlar” ve “kaçak yerleşim alanlarının yasallaştırılması” bahanesini kullanmayı sürdürüyor.

Uzmanlar, nihai hedefin köyleri, denetim altına alınması ve sakinlerinin yerinden edilmesi kolay, kuşatılmış gettolara dönüştürerek Batı Şeria’nın bütünlüğünü parçalamak ve coğrafi olarak bitişik bir Filistin devletinin kurulmasına dair her ihtimali ortadan kaldırmak olduğunu vurguluyor.

Filistin Enformasyon Merkezi

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM