Abdulaziz Tantik: İrade ve Şahsiyet: İnsanın Varlık ve İstikamet Mücadelesi
GiriÅŸ: Varlık Skalasında İnsanın Yeri ve İrade…
İnsanın varlık hiyerarÅŸisindeki konumunu belirleyen en temel ve ayırt edici özellik ‘irade’ sahibi olmasıdır. İrade, sadece bir ÅŸeyi tercih etme veya karar alma mekanizması deÄŸil; maddi bir karşılığı olmayan, tamamen ‘manevi, ruhsal ve soyut’ bir niteliktir. Bir ÅŸeyi yapabilme kapasitesi (istidat) ile iradeyi birbirinden ayırmak gerekir; çünkü irade, insanın bütünlüğünden süzülüp gelen ve ÅŸahsiyetin üzerine bina edildiÄŸi ahlaki yapının temel taşıdır.
1. Åžahsiyetin İnÅŸası ve Ahlaki Temeller…
Åžahsiyet, insanın toplam varlığından hareketle inÅŸa edilen bir bütündür ve bu bütünlüğün en belirgin dışa vurumu ahlaktır. Ahlak ise gücünü ve meÅŸruiyetini inanç ve imandan alır. Dolayısıyla iradeyi gerçek anlamda “irade” kılan ÅŸey, onun bir ‘istikamete’ sahip olmasıdır. İnsanın baÄŸlı olduÄŸu bu istikamet; sahip olduÄŸu bilgi, bu bilgiye dair imanı ve bu imanın eyleme dönüşme sürecini kapsar. Bu süreçlerin toplamı, iradenin saÄŸlam, kavi ve geri dönülemez bir güç haline gelmesini saÄŸlar.
2. İradenin Katmanları ve Karar Mekanizması…
İrade, durağan bir yapı değil, yönlendirilebilir ve katmanlı bir süreçtir. Bir insanın bir şeyi yapma isteği iradenin bir uzantısıyken, o şeyle ilgili bir hükme varması ve bu hükmü karara dönüştürmesi iradenin bir sonucudur.
Hüküm ve Karar: İrade bir hüküm verir, bu hüküm karara dönüşür ve uygulanır.
İrade Zaafı: Eğer irade zayıflarsa, alınan karar uygulama aşamasında geri teper ve kişi amacından vazgeçer.
İrade, insanın hatalardan sakınmasını sağlayarak karakteri, doğruyu kurarak da şahsiyeti güçlendirir.
3. Hürriyet, Sorumluluk ve Kültürel Kodlar…
İrade ile hürriyet (özgürlük) arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Bir insanın iradesinin kendisine ait ve sağlam olabilmesi için hür olması gerekir.
Kültürel Baskı ve Özgünlük: İnsanlar genellikle doğdukları çevrenin (Müslüman, Hıristiyan, sağcı, solcu vb.) kültürel kodlarıyla şekillenirler. Bu durumda irade, kültür tarafından baskılanmış olur. Gerçek irade, hürriyetin devreye girdiği ve insanın tarafsız (objektif) bir şekilde hakikati kavradığı noktada başlar.
Sorumluluk Bilinci: İrade, beraberinde sorumluluğu getirir. Bir insan kendi iradesiyle bir iş yaptığında onun sorumluluğunu üstlenmiş olur; ancak baskı ve zorlama altında (irade dışı) gerçekleştirilen eylemlerden, örneğin zorla işletilen bir günahtan dolayı insana sorumluluk yüklenmez.
4. Bilgi ve İrade İliÅŸkisi…
İrade, bilgiden bağımsız olarak değerlendirilemez; aksine bilgi iradenin temelini oluşturur. İradeyi besleyen bilgi türleri çok katmanlıdır:
İlahi Bilgi: Vahiy yoluyla gelen bilgi…
Akli Bilgi: Muhakeme ve olaylar arası bağ kurma yoluyla elde edilen bilgi.
Mantıksal, Duygusal ve Tecrübî Bilgi: Ölçme, değerlendirme ve yaşanmışlıklardan gelen veriler.
Bütün bu bilgi türleri “irade potasında” eriyerek anlamlı bir çerçeve kazanır ve ÅŸahsiyeti açığa çıkarır.
5. Ontolojik Fark: Akıl ve İrade…
İrade ve akıl, insanı diÄŸer canlılardan ayıran en temel vasıflardır. Zekâ ve karar verme mekanizmaları diÄŸer varlıklarda (hayvanlarda) bulunabilirken; soyut kavramsallaÅŸtırma yeteneÄŸi olan ‘akıl’ ve bilinçli bir yönelim olan ‘irade’ sadece insana mahsustur. İnsanın yeryüzündeki “halife” vasfı, onun bu iradeyle taçlandırılmış olmasından kaynaklanır.
6. Külli İrade ve Cüzi İrade Dengesi…
İnsanın iradesi (cüzi irade), Allah’ın mutlak iradesiyle (külli irade) mahiyet bakımından benzerlikler taşısa da sınırları bakımından farklıdır. Külli irade mutlak iken, cüzi irade mukayyet (sınırlı) bir yapıdadır. İnsan, kendi varlığını ikame ederken tek sahibinin Rabbi olduÄŸunu kabul edip O’na teslim olduÄŸunda, iradesi kendi özünü yakalamış olur. Bu teslimiyet, insanı dünyevi güç odaklarından ve nefsanî arzulardan bağımsızlaÅŸtırarak gerçek özgürlüğe ulaÅŸtırır.
7. Niyet, Hayal ve Eylem Üçgeni…
İradenin temelinde ‘niyet’ yatar. Niyet, istikametin temelidir; niyet yoksa istikamet de yoktur.
Hayal ve Rüya: Hayal ve rüya da irade gibi soyut ve manevidir. Ancak iradenin farkı, amele (eyleme) dönük olmasıdır; hayallerin gerçekleşmesini sağlayan güç iradedir.
İradi İncelik: İslam hukukunda niyetin önemi büyüktür. İyiliğe niyet edip gerçekleştirememek bir sevap (hasene) olarak yazılırken, kötülüğe niyet edip vazgeçmek cezai bir karşılık doğurmaz; bu da iradenin farklı bir tezahürüdür.
Sonuç: Sahici Bir Varlık Olarak İnsan…
İrade, sadece bir seçme hürriyeti deÄŸil, bilginin ÅŸuurla birleÅŸerek eyleme dönüşmesidir. Bir eylemi (örneÄŸin namazı) geleneksel bir alışkanlıkla deÄŸil de, idrak ederek ve irade ederek yerine getirmek, o eylemi sahici kılar. Sonuç olarak irade ÅŸahsiyettir. İnsan, sahih bilgiyle donanmış, hürriyetiyle harmanlanmış ve Rabbine teslim olmuÅŸ bir irade ile ancak kemale doÄŸru yürüyüşünü saÄŸlarken kendisine yüklenmiÅŸ teklifin gereÄŸini yerine getirme imkânını elde eder…
Abdülaziz TANTİK

Henüz yorum yapılmamış.