M. Ali Akbulut: Erdebil; Ortak tarihten izler
Erdebil; Ortak tarihten izler
Erdebil, tarihe, kültüre, medeniyete katkılarıyla çok önemli bir merkez. İrfandan siyasete uzanan geniş bir yelpazede etkili olan şahsiyetler yetiştirmiş bir şehir Erdebil.
Erdebil Haftası münasebetiyle gittiğimiz Erdebil'de etkinliklerin düzenlendiği alan çok iyi seçilmiş. Şeyh Safaeddin Kompleksi ya da külliyesinin bulunduğu alanda geçmişten günümüze uzanan bir görsel şov niteliğinde programlar var. Yakın dönemde Erdebil'in Rus işgaline karşı direnen halk kitlelerini temsil eden grubun pandomim gösterisi, Erdebil yöresinin el sanatlarını icra eden yöre halkının yemek, kıyafet ve musikisinin örneklerinin yansıtıldığı stantlar, Erdebil'de 100 yıl önce asayişi sağlayan güvenlik kuvvetlerinden örnekler, hat, resim, çömlek gibi sanatların ustaları ve örneklerinin hem yapıldığı hem de yapılanların sergilendiği stantların yer aldığı alanlarda ziyaretçilerin yoğun ilgisi var.
Sokak ve meydanda yapılan etkinlikler çok farklı ve ilgi çekici. Ziyaretçiler her standın önünde hatıra fotoğrafı çektiriyor. Stand sorumlusu ya da oyuncu, kendine özgü ve Erdebil lehçesiyle Türkçe olarak çalışmaları hakkında bilgiler veriyor.
Ve ana programın yapıldığı alan: Şeyh Safaeddin Külliyesi. Hem iç hem dış mimarisi açısından göz alıcı. Külliyenin etrafında yer alan eserler tarihten izler taşıyarak günümüze getiriyor; ibret alanlara ibret, öğüt alanlara öğüt niteliğinde mesajlar veriyor. Çaldıran Savaşı şehitleri mezarlığı, Şeyh Safaeddin, Şah İsmail ve ailelerinin mezarlarının bulunduğu türbe ile çilehane arasında kalan geniş avluda yapılan ana programa, İslami İrşad ve Kültür Bakanı, Kültür İnkılabı Konseyi Sekreteri, Erdebil Valisi, Erdebil milletvekilleri, Azerbaycan Cumhuriyeti'nden milletvekilleri ve akademisyenler ile Türkiye'den gelen davetlilerin yanı sıra Erdebil'e komşu illerden gelen misafirler de katılıyor. Programa katılanlardan Abdulkadir Geylani'nin doğum yeri olan Lahican'dan gelen kaymakamın, Abdulkadir Geylani ve Şeyh Safaeddin arasındaki irfani ilişkiye dair yaptığı konuşma da dikkate değerdir.
Fakat asıl dikkate değer olan, programın yapıldığı külliyenin günümüze kadar yansıyan, Safevi mimarisinden örneklerle o muhteşem sanat eserlerinin irfani bir ruhla yapılması ve insanda bıraktığı o manevi etkidir. Şeyh Safaeddin'in mezarının bulunduğu türbenin mavi çinilerle "Allah, Allah" lafızlarıyla süslenmesi, "Allah Allah Kubbesi" ismiyle anılmayı hak ediyor.
Mavi-beyaz çini süslemelerle ve oldukça güzel hatla yazılmış kitabelerle girilen, sekizgen köşeli iç yapısı kubbeye kadar uzanan, İlhanlılar, Timurlar ve Safevilerden örneklerin oluşturduğu alçı oyuklu sekizli çini yapılar, hem içeride akustik bir ses düzeni oluşturuyor hem de dönemin süsleme sanatlarını gösteriyor. Semah gösterilerinin yapıldığı da söylenen bu binanın köşelerinde çilehaneler şeklindeki yerler de dikkat çekiyor. Gerçi irfani yapılarda çilehane olmazsa olmazdır; külliyenin ve programın yapıldığı alanın ön kısmında çilehane amacıyla kullanılan ayrı bir bölüm de var.
Binanın iç süslemesi, mimari yapısı muhteşem; göz alıcı ifadelerle anlatmak yeterli değil. Safaeddin Camii'nin kıble tarafına düşen sağ yanda Şah İsmail'in mezarı var. Küçük ve eğilerek girilen, etrafı mavi çini mozaiklerle kaplı küçük odada sanduka şeklinde bir mezar burası. Şah İsmail'in mezarının hemen sağ yanında Şeyh Safaeddin'in mezarı bulunuyor. Şeyh Safaeddin'in mezarı ise daha geniş ve büyükçe; ön tarafında oğlu Şeyh Sadreddin ve onun da oğlu Şeyh İbrahim'in mezarları var. Mezarların bulunduğu türbe ve türbe süslemesi de göz alıcı. Ahşap sandukalar içinde bulunuyorlar.
Erdebil Haftası etkinlikleri kapsamındaki ziyaretlerimizi fırsat bilerek hem Vali hem de Erdebil Cuma imamı Seyyid Hasan Amuli ile ayrı ayrı görüşme imkânımız da oldu. Vali Mesud İmami Yegane, iki ülke arasındaki ortaklıklar ve bu ortaklıkları fırsata çevirmenin gerekliliğini anlatırken, Türkiye'de de Erdebil Haftası etkinlikleri düzenleme programları olduğunu, bu konuda görüşmeler yürütüldüğünü hatırlattı.
Fakat Erdebil Cuma imamı Ayetullah Seyyid Hasan Amuli ile görüşme daha bir anlamlıydı. Ayetullah Hasan Amuli, görüşme öncesinde çay ikramı yaparak "Bir bardak çay kendine, iki bardak çay gerekli, üç bardak çay dikkate değer. Üç bardak çay yük olmaya başlar" şeklinde bir tekerleme ile hoş geldiniz dedi. Oldukça genel kültür ve tarih bilgisiyle günün siyasi gelişmelerini de yakından takip ettiği anlaşılan Ayetullah Amuli, Türkiyeli birçok aydın ve akademisyenle yaptığı görüşmelerden küçük hatıralar aktarıyor. Erdebil lehçesinin yanı sıra İstanbul Türkçesine yakın bir konuşma yapması daha da etkiliydi. "Sizin ba savad tarihdanınız" diyerek, "çok bilgili tarihçiniz" dediği sayın İlber Ortaylı ile birçok kez bir araya geldiklerini, tarih konusunda güzel ve verimli görüşmeleri olduğunu söyledi. Konuşmasında "Osmanlı'nın yıkılması İslam dünyası için kara günlerin başlangıcı olmuştur" diyerek tarihe bir kin ve öfke olayı olarak değil, yaşanmış ve ibret alınması gereken hadiseler şeklinde bakılması gerektiğini vurguladı. Konuyu merhum Necmettin Erbakan'a getirerek, "O Türkiye'nin değerini bilmediği bir siyasetçi. İslam birliği üzerindeki çalışmalarını biliyorum, takip ediyorum. İslam NATO'su düşüncesi şimdi ne kadar ihtiyaç, İslam dünyasının ortak para birimi ne kadar gerekli" diyerek rahmet ve minnet dualarında bulundu.
Erdebil Haftası münasebetiyle bulunduğumuz Erdebil'deki ziyaretlerimiz ve gezimiz bize yeni ufuklar açtığı kadar, tanıştığımız kişilerle ortak noktalarımızın çokluğunu da fark ettirdi.
Ortak noktalarımızın daha çok konuşulduğu ortamların arttırılması dileğiyle.
M. Ali AKBULUT

Henüz yorum yapılmamış.