Sosyal Medya

M. Ali Akbulut: İrade kırma savaşı



ABD'nin başını çektiği emperyalist Siyonist bir dünyada yaşıyoruz. Daha doğrusu, emperyalist Siyonist anlayışın hâkim olmaya çalıştığı bir dünyada yaşıyoruz. "Ben güçlüyüm ve yaparım" anlayışı içerisinde, Gazze yerle bir edildi. Yaşanan katliamlar, soykırımlar, "Ben güçlüyüm ve yaparım" anlayışının yansıması. Lübnan'da her gün bombalar, yerlerinden edilen insanlar, tahrip edilen binalar var. "Güçlüyüm, yapıyorum ve haklıyım" düşüncesinin yansıması olarak kendini gösteriyor. Suriye adım adım işgal ediliyor. "Güçlüyüm, yaparım. Çıkarlarımla örtüşüyor, yapıyorum" diyerek kabul ettirmeye çalışıyorlar.

İran'a saldırılar da "Ben güçlüyüm, benim irademin dışındaki bir şey yapılamaz"ın tezahürüdür. Başta nükleer teknoloji olmak üzere günün stratejik teknolojileri "Benim kontrolümde olursa kullanabilirsin. Benim kontrolümde olmazsa kullanamazsın, kullandırtmam" demenin adıdır.

"Ben güçlüyüm ve haklıyım" diyerek işgali, katliamı, soykırımı kabul ettirme; "Ben güçlüyüm ve haklıyım" diyerek her türlü ekonomik ablukayı yaparak dünya ekonomik sistemlerini kontrol etme; "Ben güçlüyüm ve haklıyım" diyerek günün stratejik teknolojilerini kullanma ve kullandırmada söz sahibi olma ile buna karşı direnen bir iradenin verdiği savaşa tanıklık ediyoruz. Daha şu yakın zamanda, "Ben güçlüyüm ve istediğim şekilde kural koyarım" diyerek Dünya Kupası için yeni kurallar koydurdu. Dünya Kupası için barış ödülü aldı.

Siyonist ve emperyalist birlikteliğinin, İran özelinden bölgeye yüklediği savaş aslında irade savaşıdır. Bu savaşta, yönetmek isteyen ile yönetilmek istemeyenlerin ortaya koyduğu mücadeleyi görmekteyiz.

Trump'ın İran'a yönelik saldırılarının gerekçesi ve sonuçlar hakkında ortaya koyduğu iddialar ve çelişkiler o kadar çok ki. Artık iddialar ile gerçekler arasındaki farkı saymanın da anlamı kalmadı. Dile getirmenin de kişiyi yormaktan öte gitmediği açık. Avrupalı siyasetçiler ve batılı medyanın ortak görüşü, Trump'ın yalan makinesi olduğudur.

"Güçlü olmak, haklı olmanın bir gerekçesidir" anlayışı içinde "Ben güçlüyüm ve haklıyım" diyor. Bu yüzden her gün üç öğün yalan iddialar ile İran'ın iradesini kırmaya çalışan Trump, şimdilerde sosyal medya paylaşımlarında ve her fırsatta irade savaşı verecek nitelikteki paylaşımlarına hız verdi.

Kendini ilahî misyon yüklenmiş Hz. İsa gibi tasvir eden Trump, Katolik dünyası başta olmak üzere Hristiyanların iradesine saldırırken, diğer yandan Suudi Arabistan Veliahtı'nın iradesini kıracak hakaret nitelikli paylaşımlar yapabiliyor.

Bir yandan AB ortaklarını suçlarken, diğer yandan kendisine destek vermeyen NATO üyesi ülkeleri hedef alan sözler sarf edebiliyor. Yandaşlarının iradesini esir alma yöntemlerinden biri olarak suçlama ve hakaret ifadeleri. Bu tür paylaşımlar ve tavırların muhataplarının iradesini kırmaya yönelik olduğunu unutmamak gerekiyor.

Askerî operasyonlarla İran'ın iradesini teslim almayanlar, şimdilerde tehdit ve yalan iddialarla İran'ın iradesini kırmaya çalışıyor. Trump öncülüğünde yürütülen bu tehdit ve yalan iddialarla iradeyi teslim alma çabaları, bir psikolojik savaşın parçası olduğunu da unutmayalım. Bölgedeki İran nüfuzu ve etkisini kırmak için yürütülen kuşatma, çevreleme siyasetleri küresel ekonomik boyutlu bir etkiye de dönüşüyor.

İran'a yönelik savaşın faturasını bölge ülkelerine ödetme, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla sonuçlanan küresel ekonomik etkilerini başta Avrupa ülkeleri olmak üzere bütün ülkelerin hissetmesi de Trump'ın, İran özelinden bölgeye yönelik irade savaşının sonuçları olarak görülmeli.

İrade savaşında İran cephesinde geri adım atılmadığı gibi güçlü duruş devam ediyor. Her akşam meydanlara çıkan İran halkı, yöneticilerine, özellikle de müzakere heyetine ve askerî konuda mesajlar veriyor. "Yanınızdayız, yalnız değilsiniz" deniyor. Bu mesajlar, İran cephesinde iradenin güçlü ve kararlı olduğunu gösteriyor.

ABD ve işgal rejimi İsrail cephesinde ise askerî operasyonlardaki başarısızlık, hem iç kamuoylarında hem de küresel anlamda prestijlerindeki yıpranmışlık onları daha hırçın hale getiriyor. Bu hırçınlık, iradelerindeki yenilmişliklerinin de göstergesi.

İran'a yönelik askerî saldırılar iradeyi kırmadığı gibi güçlendirdiği de bir gerçek. Meydanlara çıkan halkın 150 geceyi geçen süre içindeki kararlı tavrı da bunu gösteriyor. Halkın verdiği destek, yöneticilerinin de irade savaşındaki konumlarını güçlendiriyor.

Askerî operasyonlarla nükleer faaliyetleri sonlandırma, rejimi değiştirme gibi hedeflere de ulaşamayan ABD, Hürmüz Boğazı gibi stratejik bir su yolunu İran'ın iradesine teslim etmek zorunda kalmıştır. Bu da İran'ın iradesindeki kararlılığın sahadaki yansımasıdır.

Önümüzdeki günlerde nelerin olacağı bilinmez. Bilinen bir durum, iradesi güçlü olanların direnerek zafer kazandıkları ve kazanacakları gerçeğidir.

Güçlünün değil, haklının; algının değil, hakikatin kazanması dileğiyle.

M. Ali AKBULUT

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.