Yasin Aydoğan: İnsan Fani, Ölüm Ani
Baki olan yalnız Allah'tır. (c.c)
Fenâ'lık (geçicilik-sonluluk) yaratılanlara mahsus.
Bu düşünce, ilk bakışta karamsar veya kaderci bir ifade gibi görünüyor ancak hakikatte insan psikolojisi, felsefe, sosyoloji ve günlük yaşam pratikleri açısından derinliklere sahip, köklü bir hayat felsefesini ifade ediyor.
Bu köklü hayat gerçeğini, geniş bir perspektifle ele aldığımızda, karşımıza yıkıcı bir çaresizlik değil, aksine yapıcı bir farkındalık çıkar.
Öleceğini hatırla, asla unutma!
Zamanın değerine atıf: "İnsan fani" (geçici) kısmı, zamanın doğrusal ve geri döndürülemez olduğunu hatırlatır. İnsan, evrendeki konumunun ne kadar küçük ve süreli olduğunu anladığında, zamanı daha kaliteli harcama eğilimine girer.
Anlama atıf: "Ölüm ani" kısmı ise erteleme hastalığına karşı bir panzehirdir. Yarının garantisi olmadığını bilen insan, hayatın anlamını "sonra" aramak yerine "şimdi" inşa etmeye başlar.
Bir düşünürün tespitiyle "ölümün fiziksel varlığı bizi yok ederken, ölümün farkındalığı bizi kurtarır.
Egonun azalması: Ölümün aniliği karşısında insan, günlük hayattaki küçük hırsları, kırgınlıkları ve yapay egoları daha hızlı terk eder. Zihinsel bir hafifleme elde eder.
Ölümü yok saymak, içsel bir huzursuzluk yaratır. Ölümün aniliğini kabul etmek ise insana kontrol edemeyeceği şeyleri serbest bırakmayı (teslimiyeti) ve kaygıyı yönetmeyi öğretir.
Toplumsal ilişkileri düzenleyen ahlaki bir pusuladır bu aynı zamanda.
Kırgınlıkların ertelenmesi: Ölümün ne zaman geleceğini bilmemek, insanı sevdiklerine karşı daha yapıcı olmaya zorlar. "Son görüşmemiz olabilir" bilinci, öfkeyi azaltır, şefkati artırır.
Kul hakkı ve adalet: Kişinin arkasında kötü bir miras (kul hakkı, ah, kötü anı) bırakmama motivasyonunu tetikler. İnsanlar üzerinde pozitif bir iz bırakma arzusu doğurur.
Hülasa yine bir düşünürün ifadesiyle: "Ölümün bizi ne zaman nerede beklediği belli değil, en iyisi biz onu her zaman her yerde bekleyelim."
Yasin AYDOÄžAN

Henüz yorum yapılmamış.