M. Ali Akbulut: NATO’ya can suyu vermek
Trump, NATO zirvesi kapsamında Ankara’ya gelecek. NATO, kuruluÅŸundan bu yana en yoÄŸun türbülansı yaşıyor. NATO’nun zirvesi ise bölgenin ateÅŸ çemberinden geçtiÄŸi bir süreçte gerçekleÅŸecek. Birbiriyle baÄŸlantılı ve birbirinden farklı baÅŸlıklar gibi.
Eli kanlı çocuk katili, çocuk istismarcısı sapık Trump, Türkiye topraklarına geliyor. KurulduÄŸundan bu yana en yoÄŸun tepkileri çeken, birçok bölgede özellikle de İslam topraklarında Müslümanların kanlarının akmasından sorumlu, İslam topraklarının iÅŸgali ve bölünmesinden sorumlu olan NATO’nun bölünme süreci diyebileceÄŸimiz bir dönemde, liderleri Türkiye topraklarında ağırlanacak. Birisi organize yapı, diÄŸeri organize yapının başındaki çocuk katili ve çocuk istismarcısı sapık.
Bu yapı ile bu çocuk istismarcısı sapık arasındaki ilişkiye kısaca bakmak gerekiyor.
İkinci Dünya Savaşı sonrası ÅŸartlarda Atlantik yapısı olarak 1949’da kuruldu NATO. Türkiye ise kurulduÄŸu dönemde üye olmak istese de bazı üyelerin tepkisi sonucu üyeliÄŸi ancak 1952’de gerçekleÅŸiyor.
Oysa İkinci Dünya Savaşı sonrası yeni dünya sistemi, ABD emperyalizminin dünyaya hâkim olma anlayışından öte değildi. O dönem, askeri ve güvenlik sistemi ile dünyayı ikiye bölüp, ülkeleri de bu iki kutuplardan birine yerleştirme şartlarının yüklendiği dönem.
Komünizm tehlikesi ve tehditleri ileri sürülerek birçok ülke ABD emperyalizmiyle sarmaÅŸ dolaÅŸ olduÄŸu dönem. SoÄŸuk SavaÅŸ’ın soÄŸuk yüzü ABD emperyalizminin siyasetlerinin uygulayıcısı olarak NATO aktif siyaset izledi. İçine de ehveni ÅŸer anlayışı konularak, Türkiye de bu siyasette yerini aldı her daim. Oysa o dönemde ABD emperyalizminin görünen soÄŸuk yüz olsa da arka planda Siyonist yayılmacılığına alan açan bir siyaset de izleniyordu.
Filistin toprakları iÅŸgal edilmiÅŸ, adına İsrail denilen ABD emperyalizminin ileri karakolu kuruluyordu. ABD emperyalizminin ileri karakolu İsrail iÅŸgal ve terör devletinin Türkiye tarafından da tanınmasının da Türkiye’nin NATO üyeliÄŸi arasında da uyum var.
Türkiye’nin İsrail’i resmen tanıyan ülke unvanını aldıktan sonra NATO’nun bölgesel paralel yapılanması BaÄŸdat Paktı’nın kuruluÅŸu da aynı hedefi izliyor. Sözde Komünizme karşı blok oluÅŸturulma niyeti denilse de kurulan BaÄŸdat Paktı üyesi ülkelerin yani Türkiye, Irak, İran, Pakistan’ın İngiltere öncülüğünde İsrail ile yakınlaÅŸmasını saÄŸlamaktı. Büyük oranda baÅŸarılı olundu. Türkiye’nin teÅŸvikleriyle İran Åžahı Pehlevi İsrail’i resmen tanıyan ikinci İslam ülkesi oldu. İzlenen bu siyaset Åžah’ı tahtından etti. NATO’nun bölgesel yapılanması BaÄŸdat Paktı, İran’daki İslam inkılabından sonra dağıldı.
İran’da yaÅŸanan İslam inkılabı sonrası yaÅŸanan geliÅŸmeler de önemli. SoÄŸuk SavaÅŸ denilen dönem bitmiÅŸ, dünyanın iki kutbundan biri olan VarÅŸova Paktı dağılmış, ABD emperyalizmini temsil eden NATO ise hâlâ ayakta. NATO organizasyonu içinde emperyalizm ÅŸemsiyesi altında, Siyonist yayılmacılık farklı yönleriyle yaÅŸandı. İşgal rejimi NATO’ya üye olmayan ortak statüsü aldı. Emperyalizmin ekonomik ayağı OECD’ye üye oldu. Sosyal ve kültürel alandaki faaliyetleri de bölge Arap ülkelerinde artık gizlenmiyor bile. Emperyalist ÅŸemsiye altında Siyonist yayılmacılık artık gün yüzüne çıktı.
Üye ülkelerin askeri harcamaları da ekonomilere yük olmaya başladı. Ortaya çıkan tabloda üye ülkeler arasında itirazlara yol açtı. Gelinen noktada, ABD emperyalizminin askeri gücü olarak devam eden NATO ise içeride büyük sorular çıkarmaya başladı.
NATO’nun ne yaptığını bizzat ülke içinde hatırlamakta yarar var.
Türkiye’nin NATO’ya üye olmasını saÄŸlayan, iÅŸgal rejimi İsrail’i resmen tanıyan hükümete karşı yapılan darbe ile 15 Temmuz askeri kalkışma ve bu iki askeri darbenin arasında yaÅŸanan her askeri darbenin de arkasında NATO olduÄŸu biliniyor. 28 Åžubat postmodern darbe ile ülkede yaÅŸananlar ne çabuk unutuldu.
Türkiye’nin yıllardır terör belasından başını kurtaramamasının arkasındaki güç de NATO olduÄŸu gerçeÄŸini farklı tarihlerde farklı isimler tarafından açık platformlarda dile getirdiler.
ABD emperyalizmi şemsiyesi altında yürütülen Siyonist yayılmacılık görülmez oldu.
Bunları unuttuÄŸumuz gibi Irak ve Afganistan’ı, Libya ve Suriye’yi de unuttuk. Oysa NATO’nun varlığı, İslam coÄŸrafyasında oluÅŸacak güvensizliklerle doÄŸrudan orantılı. İslam coÄŸrafyasında yaÅŸanan her güvensizlikte ABD emperyalizmi veya onun organize örgütü NATO veya bölgesel taÅŸeronu iÅŸgal rejimi İsrail olduÄŸunu bilmek gerekiyor.
Yıllardır Ukrayna’ya verilen askeri ve mali desteklere raÄŸmen Rusya karşısında istenilen ilerlemenin saÄŸlanmamış olması üye ülkeleri de yormaya baÅŸladı. İşlenen cinayetler vicdanları rahatsız etmeye baÅŸladı.
En son, ABD ve Siyonist rejimin ortaklaÅŸa İran’a yaptıkları saldırıda NATO’nun yaÅŸadığı türbülansı daha net gördük.
Bir yandan üye ülkeler arasındaki kafa karışıklığı, diÄŸer yandan Trump’un ayrılma söylemleri NATO’nun geleceÄŸini belirsiz bir yola doÄŸru sürükler hale getirdi. Daha doÄŸrusu NATO’nun askeri yapısı ekonomik yük oluÅŸturmaya baÅŸladı. Ya dağılacak ya da yeni yapılanmaya gidecek. Askeri yüzünden çok ekonomik, siyasi yüzü öne çıkacak bir yapılanma.
İşte bu belirsizlik içerisinde Türkiye, komada bulunan NATO’ya adeta can suyu niteliÄŸinde dokunuÅŸlar yapmaya çalışıyor. Haziran ayının sonlarında NATO Parlamentolar Asamblesi toplanacak, temmuz ayının ilk haftasında NATO zirvesi gerçekleÅŸecek.
Ankara, Trump’un tabutuna çivi çaktığı NATO’nun yeniden tabutunu açarak hayata döndürme çalışmaları yapıyor. Arap ve İslam ülkelerini NATO’ya entegre etme çabaları, emperyalist ABD’nin iÅŸtahını kabartıyor. Can çekiÅŸen NATO’nun yeniden hayat bulması için atılan bu adımların Türkiye’nin millî menfaatlerine olmayacağı gibi İslam ümmetinin de çıkarlarına hizmet etmeyeceÄŸi bir gerçektir.
İslam ümmetinin içinde bulunduğu sorunların temelinde ABD emperyalizmi ve onun bölgesel ortağı/taşeronu Siyonist rejim vardır.
Körfez ülkelerine üs kurarak, bölgedeki çatışmayı baÅŸlatan ABD emperyalizmidir. Siyonist rejimi nükleer silahla donatan ve bölgeyi tehdit eden, iÅŸgal eden, saldıran Siyonist rejimdir. Bölge ülkeleri arasında düşmanlık oluÅŸturan ABD ve Siyonist rejimdir. Filistin’de iÅŸlenen cinayetler artık vicdanları rahatsız ediyor.
Türkiye’deki terörizmi destekleyen ABD ve NATO’dur. Türkiye’deki sorunların temelinde ABD ve NATO’nun kumpas oyunları vardır. Dolayısıyla NATO’nun yeniden hayat bulması yönündeki çabalar Türkiye’nin millî menfaatlerine de, bölgenin huzuruna da, ümmetin birliÄŸine de katkı saÄŸlamayacak, zarar verecektir.
Askeri yapısı itibariyle kirli bir sabıkası olan NATO’ya yeni kılıf oluÅŸturup ekonomik yapılanmaya gitmek ise daha tehlikeli bir adım olacaktır.
NATO’nun hem yapısı hem de savunduÄŸu deÄŸerler, Müslüman halkların çıkarlarına olmadığı gibi ülkenin de menfaatlerine de deÄŸildir. Yakın tarihteki darbe deÄŸil sadece, daha önceki darbelerin de NATO patentli olduÄŸu unutulmamalı. Kıbrıs Harekâtı’ndan sonra ABD emperyalizminin ambargo siyasetlerini, F-35 konusu henüz hafızalarda. E 400 örneÄŸi de unutulmasın.
Ülke içinde ayrı bir sorun, bölge genelinde farklı bir güvensizlik kaynağı, dünya için de her daim huzursuzluk sebebidir.
NATO tarihinin çöplüğüne gitmesi gerekirken, yeniden hayata döndürme çabalarının NATO karşıtı halkın desteklediği iktidara düşmüş olması ne acı.
NATO’suz, Siyonizm ve emperyalizmden kurtulmuÅŸ bir dünya dileÄŸiyle
M. Ali AKBULUT

Henüz yorum yapılmamış.