Sosyal Medya

Veysel Tepeli: Özelleştirmede Kazık Niçin Hep Vatandaşa?



Türkiye’nin bitmek bilmeyen ekonomik kriz döngüsünde en çok tartıştığımız kavramların başında “özelleÅŸtirme” geliyor.

Kamu kurumlarında görev yapmayı "yatış yeri" gören, sorumluluğu angarya, kamu malını sahipsiz sayan "devlet memuru" zihniyetinin, bu kurumları enkaz haline getirdiği su götürmez bir gerçek.

Bunları görünce insan, özelleştirmeye tam destek veriyor. Ama özelleştirme de çözüm olmuyor.

Örneğin SEKA özelleştirildikten sonra 4-5 yılda ithal kâğıt fiyatı yaklaşık %462 arttı.

Demir-çelikten şekere, çimentodan enerjiye kadar her özelleştirme hamlesi, verimlilik vaadiyle gelip vatandaşın sırtına "serbest piyasa fiyatı" yüküyle bindi.

Bir yanda "devletin malı deniz..." zihniyetiyle hantallaşan ve siyasilerin arpalığına dönen kamu kurumları; diğer yanda ise özelleştikten sonra faturası doğrudan vatandaşa kesilen devasa maliyetler.

Gerçekten de iki ucu boyalı bir değnekle karşı karşıyayız.

Beceriksizlik mi yoksa suiistimal mi bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa işletirken de özelleştirirken de darbeyi hep vatandaş yiyor.

Şimdilerde, devletin işlettiği otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi konuşuluyor.

Resmi bir açıklama yok, resmi bir yalanlama da görmedim. Sanırım bir nabız yoklama ve toplumu bu özelleştirmeye hazırlama operasyonu yapılıyor.

Sizi bilmem ama ben bu özelleştirmeye kesinlikle karşıyım.

Bugün makul fiyatlarla geçtiğimiz otoyol ve köprülerden, yarın özelleştirildikten sonra Osmangazi/Çanakkale köprüleri veya İstanbul-İzmir, Ankara Niğde Otoyolu gibi fahiş fiyatlar istenmeyeceğinin garantisi ne?

2007 yılında, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğünün yaptığı “araç muayene” iÅŸi 552 milyon dolar karşılığında TuvTürk’e devredildi.

Medyaya yansıyan rakamlara göre, aradan geçen 19 yılda TuvTürk’ün kârı yaklaşık 20 milyar doları geçiyor.

Daha önce bu işi yapan Karayolları olduğu gibi duruyor. Devlet bütçesinden aldığı rakam orantısal olarak değişmedi. Yani harcamaktan kurtulduğu kayda değer bir rakam yok.

Devlet, 552 milyon dolar kazandığını sanırken 25 milyar dolardan olmuş.

Devletin bu yıl faiziyle beraber dış borcunun ortalama 20 milyar dolar olduğunu düşündüğümüzde bu rakamın ne kadar önemli olduğu anlaşılıyor.

Mevcutları gördükten sonra devletin işlettiği otoyol ve köprülerin özelleştirilmesinin mantıklı bir izahını göremiyorum.

Devlet, bu yolların bakımını ve kontrolünü yapan Karayollarını feshetmeyip özelleştirmeden sonra da giderlerini karşılamaya devam edecek.

Öyleyse; kasasına giren nakit akışını neden özel bir şirkete devrediyor?

Veysel TEPELİ

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.