Sosyal Medya

Mehmet Beyhan: Millî Birliğin Teminatı Adalettir



“Millî Bilinçten Millî BirliÄŸe” uzanan yolu geçen hafta ele aldık. Bu hafta milli birliÄŸin saÄŸlanması için adaletin Ã¶nemi üzerinde duracağız. SokaÄŸa çıkıp herhangi bir insana mikrofon uzatsak ve ‘’bir toplumu ayakta tutacak ÅŸey nedir?’’ diye sorsak sanırım alacağımız cevap adalet olacaktır. Millî birlik, yalnızca ortak semboller etrafında toplanmakla deÄŸil, ortak bir adalet duygusunda buluÅŸmakla mümkün olur.

Adaletin zedelendiÄŸi bir ülkede aidiyet duygusu aşınır, güven yerini sessiz bir kırgınlığa bırakır. Birlik, sloganlarla deÄŸil; hakkın gözetildiÄŸi, emeÄŸin karşılık bulduÄŸu, güçlüyle zayıfın aynı terazide tartıldığı bir toplumsal düzenle ayakta kalır. Adaletin olmadığı bir ülkede birlik ya geçicidir ya da zorla ayakta tutulur. Hâlbuki millî birlik, ancak adaletle kök salar ve geleceÄŸe taşınır.

Bir kasaba hayal edin… Bir gün kasabada bir dava görülür. Davanın bir tarafında nüfuz sahibi zengin bir tüccar, diÄŸer tarafında yoksul bir çırak vardı. Herkes terazinin bir kefesinin ağır basacağını düşünmüştü. Karar açıklandığında salonda alkış kopmadı. Bir an herkes yerinde kaldı ve nefesler tutuldu. Zira adalet gürültüyü sevmez.

Hâkim, tüccarı hatalı, çırağı hafif hatalı olduÄŸuna hükmetmiÅŸti. Hâkim ne çırağın yoksulluÄŸuna ne de nüfuz sahibi tüccarın servetine baktı. Yalnızca hakikate ve adalete bakmıştı. Yoksul çırak, ilk kez yalnız olmadığını hissetmiÅŸ, nüfuz sahibi tüccar ise, gücünün bu duvarlar arasında bir anlam ifade etmediÄŸini fark etmiÅŸti.

Hiçbir kasabalının yüzünde bir zafer sevinci yoktu ama güven vardı. Çünkü adaletin terazisi ÅŸaÅŸmamış ve ilk kez kasaba halkı, kim olduklarına bakılmadan, adaletle hükmedildiÄŸini hissetmiÅŸti. Zira adalet, herkesi memnun etmek deÄŸil; herkese aynı mesafede durabilmektir.

Bir toplumda adalet duygusu yerleÅŸtiÄŸinde, millî birlik kendiliÄŸinden filizlenir. Milli birliÄŸin filizlendiÄŸi bir ülkede, insanlar aynı göğe yönelir, farklı dillerle aynı duayı fısıldar. Zor zamanlarda kenetlenir, acıları birlikte göğüsler. Birlik, kalabalık olmak deÄŸil, kalabalıkken birbirine adaletle tutunabilmektir.

Ancak adalet, ahlâkla yönünü bulur, merhametle derin bir anlam kazanır. Bu bakımdan adalet, yalnızca doÄŸru karar vermek deÄŸil; aynı zamanda ahlâk ve merhametle beslenen bir terazidir.

Neyin hak, neyin haksız olduÄŸunu ahlâk belirler. Ahlâk, gücü deÄŸil, hakkı esas almayı öğretir. Ahlâkın zayıfladığı yerde adalet ÅŸeklen var olur ama ruhunu kaybeder; kararlar doÄŸru görünse bile vicdanları ikna edemez. Onun için adalet ile merhamet arasında derin bir iliÅŸki vardır.

Bir gün kıymetli aÄŸabeyim Ramazan Beyhan ile ‘’hukuk-ahlâk iliÅŸkisi’’ Ã¼zerine sohbet etmiÅŸtik. Yolda abimin söyledikleri üzerine düşünürken ÅŸunu fark ettim: Adalet merhametsiz olursa katılaşır; merhamet adaletsiz olursa keyfileÅŸir. Gerçek denge, bu iki kavramın birbirini sınırladığı ve tamamladığı yerde ortaya çıkar. Yani merhamet, adaleti gevÅŸetmez; onu insani kılar.

Toparlayacak olursak; ahlâkın rehberliÄŸinde ve merhametin inceliÄŸiyle iÅŸleyen bir adalet anlayışı, yalnızca düzeni deÄŸil, toplumsal güveni de inÅŸa eder. Adaletin Ä±ÅŸÄ±ÄŸÄ± sönerse birlik karanlığa gömülür. Adaletin olduÄŸu yerde ise farklı renkler aynı gökyüzünde birleÅŸir, kalpler sanki sessiz bir anlaÅŸmayla birbirine tutunur. Bu bakımdan adalet, millî birliÄŸin en saÄŸlam ve en güzel teminatıdır.

Mehmet BEYHAN

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.