Sosyal Medya

Ramazan Kayan: Hiçbir Şey İçin Geç Değil



İnsanoÄŸlunun mükellef olduÄŸu kulluk sınavında bariz bir özelliÄŸi de mazeret üretebilme maharetidir… Sanıyorum en çok sığınılan mazeretlerin başında ÅŸu iki husus öne çıkıyor:

“Benden geçti…”

“Henüz daha erken…”

Bunlardan ilk cümle üzerinde yoÄŸunlaÅŸmak istiyorum…

“Artık benden geçti…” Bir bıkmışlık ifadesi… TükenmiÅŸlik tezahürü… Acziyet itirafı… Karamsarlık göstergesi…

Bir Müslümanın hedeflerine, hayallerine, hareketine, hayatına yapabileceÄŸi en büyük kötülük…

Ne demek, benden geçti?

Pes etmenin, havlu atmanın, ipe un sermenin farklı bir yöntemi…

SorumluluÄŸu üstünden atmak, sıyrılmak, sıvışmak ya da yola çıkma iradesini, sefer bilincini, mücadele azmini sıfırlama sefaletine düşmenin sonucu olsa gerek…

Bir müminin var olan kabiliyetlerini kısıtlama hakkı olabilir mi?

Yeteneklerini köreltme yanılgısını nasıl kabullenebilir?

Sakın bu anlayış hevanın hayatımıza kuruduÄŸu bir tuzak, ÅŸeytanın kulluÄŸumuza yönelik bir kumpası olmasın…

En tehlikeli engellerden biri de kiÅŸinin kendi kendini engellemesidir… Ya da kendini buna ikna etmesidir… Bir anlamda kendini iptal etmesi… Aktif mücadeleye kapatmasıdır…

Bu durumda Rabbimizin bize ihsanı olan potansiyeli dondurmak, enerjimizi kitlemek nankörlük olmaz mı?

Nedense söz konusu dünyalık arzular, hevesler, hedefler, hesaplar olunca efor ve performansımız oldukça yüksek, hızımıza diyecek yok…

Evet, sıra dünyalık hırslarımıza gelince “benden geçti” cümlesini kurmuyoruz… Daha çok yaÅŸamak, daha çok kazanmak insanın engellenemez arzusu… Yarışı önde götürüyoruz… Fakat iÅŸ İslami sorumluluklar, sefer ve sınav olunca özür üretmeler, ama ve acabalar peÅŸ peÅŸe sıralanabiliyor…

Bu marazi halleri genç jenerasyonda bile duyar olduk…

Neyin nesidir?

Tükenmişlik sendromu mu? Öğretilmiş çaresizlik mi? Bilinçli olarak sorumluluktan sıyrılma manevrası mı?

Gün geçtikçe ununu eleyen, eleÄŸini duvara asanlar çoÄŸalıyor…

DoÄŸrusu kulluk yürüyüşünde ihdas ettiÄŸimiz bariyerler bizi bitiriyor…

YaÅŸ bariyeri… Emeklilik bariyeri… Evlilik bariyeri… Piyasa bariyeri… Ya da bahaneleri mi desek?

Bu mazeretçi marazlarla sonsuz geleceÄŸin kapılarını kendimize kapattığımızın farkında bile olmuyoruz…

Rüyalarımızla oynuyoruz… Hayallerimizi tüketiyoruz… Umutlarımızı darbeliyoruz… Ufuklarımızı karartıyoruz…

İmanın nasıl bir imkân olduÄŸunu unutuyoruz…

İddia, ideal ve irademize bu algı ile ne kadar zarar verdiÄŸimizin farkında bile deÄŸiliz…

İdeallerini gömenlerin yaşayan ölülerden ne farklı kalır ki?

Bir düşünürümüzün şu tespitini yeniden düşünmemiz gerekiyor:

“Dünya’yı deÄŸiÅŸtirme iradesini kaybetmemiÅŸ herkes gençtir”

Biyolojik yaÅŸa takılı kalamayız… Dingin bir ruh, zengin bir gönül, engin bir zihin ile aÅŸamayacağımız zorluk yoktur…

Bu durumda “Benden geçti” mazereti ile ötelediÄŸimiz tüm mevzuları yeniden tefekkür etmek durumundayız…

Yeni bir heyecan… Yeni bir merak… Yeni bir hayal… Yeni bir hareket için asla geç deÄŸil…

O ki yaşıyoruz… Nefes alıp veriyoruz… Su, ekmek, hava tüketiyoruz… Pekâlâ üretebiliriz… Yürüyebiliriz…

“Benden geçti” deme lüksümüz yok… Sadece mezardaki dostlarımızın lisanı halleri ile bize “benden geçti” mesajlarını ıskalamayalım…

Kaldı ki başımıza kızılca kıyametler kopuyor olsa bile elimizdeki fidanı dikmek inancımızın gereği değil midir?

Sırası gelinci Mimar Sinan’ın Selimiye Camii’ni 85 yaşında iken böyle bir ÅŸah eseri insanlığa armaÄŸan ettiÄŸini övünerek anlatırız…

Ashab-ı güziden Ebu Eyyübe-l Ensari Hazretlerinin 90 yaşında İstanbul surlarının dibinde ruhunu Rahman’a teslim ettiÄŸini duygu yüklü cümlelerle dile getiririz…

Bize gelince mi yaş sınırlaması söz konusu oluyor?

Anlamak zor?

BaÅŸarı için hiçbir yaÅŸ geç deÄŸildir… BaÅŸarının yaşı yok… Belki beklediÄŸimiz sonuçlar gecikebilir… Unutmayalım ki er ya da geç sonuçta kazananlar seferi sürdürenler olacaktır…

Mücadelede yaÅŸa takılanların yanılgısı… İlla baÅŸarı…

Bizden istenen seferdir…

Zafer Allah’tandır…

Ramazan KAYAN

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.