İşgalcilerin ateşkesi 1244 kez ihlal etmesinden sonra ikinci aşama görüşmelerine geçilebildi
Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi, “İsrail” işgalinin 10 Ekim 2025’te ateşkes kararının yürürlüğe girmesinden 15 Ocak 2026 Perşembe günü sabahına kadar geçen 95 gün boyunca anlaşmayı ağır ve sistematik biçimde ihlal etmeyi sürdürdüğünü; bunun, uluslararası insancıl hukukun açık ihlali ve ateşkesin özü ile buna ekli insani protokol hükümlerinin kasıtlı olarak boşa çıkarılması anlamına geldiğini açıkladı.
İhlaller
Ofis, bugün yaptığı açıklamada yetkili devlet kurumlarının anlaşmaya yönelik toplam 1244 ihlali tespit ettiğini ve bunların ayrıntılarının şöyle olduğunu bildirdi:
Sivillere yönelik 402 doğrudan ateş açma olayı
Yerleşim alanlarına askeri araçlarla 66 kez girilmesi
Silahsız vatandaşlar ve evlerine yönelik 581 bombardıman ve saldırı
Konutların, kurumların ve sivil binaların yıkılıp imha edilmesi yönünde 195 saldırı
Hastanelere ulaştırılanlar hakkındaki kayıtlara göre bu sistematik ihlallerin, 449 kişinin hayatını kaybetmesine, 1246 kişinin yaralanmasına yol açtığı; ayrıca işgal güçlerin tarafından 50 yasa dışı gözaltı gerçekleştirildiği belirtildi.
İnsani durum
Ofis insani alanda ise, Gazze Şeridi’nin yavaş bir soykırımla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, işgalin anlaşma ve insani protokolde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınmayı sürdürdüğünü, üzerinde mutabık kalınan asgari yardım miktarlarına dahi uymadığını ifade etti.
Açıklamada, anlaşmanın ilk aşamasında (95 gün) Gazze’ye girmesi gereken 57.000 kamyon yerine yalnızca 24.611 kamyonun girdiği; günlük ortalamanın, kararlaştırılan 600 kamyon yerine sadece 259 kamyon olduğu, yani uyum oranının %43’te kaldığı kaydedildi. Bunun gıda, ilaç, su ve yakıt sıkıntısının sürmesine ve Gazze’de felaket boyutundaki insani krizin derinleşmesine yol açtığı belirtildi.
İşgal yönetimi tarafından girişine izin verilen gıda maddelerinin dahi büyük ölçüde besin değeri düşük ürünler olduğu, zengin ve hayati önemdeki gıdaların girişinin engellendiği, bunun da işgalin kasıtlı bir “aç ve susuz bırakma” politikası izlediğini gösterdiği vurgulandı.
Açıklamaya göre, aynı dönemde Gazze’ye giren yakıt sevkiyatı da olması gereken 4.750 kamyon yerine yalnızca 601 kamyon oldu. Bu da günde 50 kamyon yerine ortalama sadece 6 kamyon, yani yaklaşık %12’lik bir uyum oranı anlamına geliyor. Bu durumun hastaneleri, fırınları, su ve kanalizasyon istasyonlarını neredeyse tamamen felç halde bıraktığı ve sivillerin çektiği acıyı katladığı ifade edildi.
Barınma
Hükümet Medya Ofisi barınma alanında ise, işgalin geçiş kapılarını kapatmayı ve prefabrike evlerin, karavanların, çadır ve plastik brandalar gibi barınma malzemelerinin girişini engellemeyi sürdürmesi nedeniyle Gazze’de benzeri görülmemiş derin bir insani krizin yaşandığını yeniden vurguladı. Bunun anlaşma hükümlerine ve uluslararası insancıl hukuka açık bir şekilde aykırı olduğu belirtildi.
Bu keyfi politikaların, kış mevsiminin başında Gazze’yi etkileyen şiddetli hava koşullarıyla eş zamanlı olarak, daha önce hasar görmüş ve bombalanmış 50’den fazla ev ve binanın çökmesine yol açtığı; asıl evleri yıkıldığı için bu binalara sığınan onlarca kişinin yıkılmalar yüzünden hayatını kaybettiği veya yaralandığı kaydedildi. Güvenli hiçbir alternatifin bulunmadığı vurgulandı.
Ayrıca, yerinden edilenlerin çadırlarında şiddetli soğuk nedeniyle ölümlerin kaydedildiği, 127.000’den fazla çadırın hizmet dışı kaldığı ve 1,5 milyondan fazla yerinden edilmiş kişi için asgari korumayı bile sağlayamaz hale geldiği ifade edildi. Gazze’nin şiddetli soğuk dönemine girmesiyle birlikte, bu kasıtlı ihmalin sürmesi halinde yeni ölümler yaşanacağı uyarısı yapıldı.
Ofis, bu ihlallerin sürmesinin ateşkesi tehlikeli biçimde boşa çıkarma ve boyun eğdirme, aç bırakma ve şantaj üzerine kurulu bir gayri insani denklem dayatma girişimi olduğunu belirterek, insani durumdaki sürekli kötüleşmeden ve ateşkesin tam ve kalıcı olması gereken bir dönemde yaşanan can kayıpları ile mülk tahribatından tamamen “İsrail” işgalini sorumlu tuttu.
Son olarak Başkan Trump’a, anlaşmanın sponsorlarına, arabuluculara, garantörlere, uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler’e; hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeleri, “İsrail” işgalini yükümlülüklerini eksiksiz uygulamaya zorlamaları, sivillerin korunmasını sağlamaları, insani yardımların ve yakıtın derhal ve güvenli biçimde girişini temin etmeleri ve anlaşmada öngörüldüğü üzere prefabrike evlerin, karavanların ve barınma malzemelerinin Gazze’ye sokulmasını garanti altına almaları çağrısında bulunuldu. Bu adımların, Gazze Şeridi’nde giderek derinleşen insani felaketin ele alınabilmesi için zorunlu olduğu vurgulandı.
Filistin Enformasyon Merkezi

Henüz yorum yapılmamış.