Sosyal Medya

Kürsü

M. Ali Akbulut: Düşman ve Düşmanlaştırma (16): Siber Teknoloji, Algoritma Dünyası



İnsan ve insani duygular her geçen gün yapaylaşıyor. Yapay hale gelen duygular, kötü niyetli kişilerin kontrolünde düşman ve düşmanlaştırma yönünde hareket ediyor. Teknoloji gelişiyor. Gelişen teknoloji, insana hizmet ettiği kadar insanlar arasındaki ilişkileri de ciddi anlamda olumsuz etkiliyor. Hatta bizzat insanı, insani duygulardan ve insani davranışlardan uzaklaştırıyor. Her geçen gün gelişen bu teknoloji; insan, insan ilişkileri ve insan-toplum ilişkilerinin her alanını kapsayacak şekilde etkisi altına alıyor.
 
Bilişim teknolojisi diye bildiğimiz alanlar; akıllı ürünler ismiyle, yapay zeka destekleriyle her geçen gün genişliyor. Evimizden mutfağa, salondan yatak odasına, çalışma odasına uzanan bilişim teknolojisi; iş hayatının her alanına, sosyal hayatın her noktasına nüfuz ediyor. Temel mantığı algoritma olan, yapay zeka adıyla geliştirilen bu teknoloji artık masum niyetlerle yapılmıyor. İnsanlar arasındaki ilişkiyi bozuyor, toplumlar arasında gerilime yol açabiliyor. Ülkeler arasında savaşa sebep olabiliyor. Hatta yeni nesil savaş alanı, yapay zeka üzerinden siber savaşlara sahne oluyor. Bu da klasik savaştan çok daha fazla etkiler bırakıyor.
 
Algoritma, matematiksel bir kavram olarak asıl adı Ebû Ca'fer Muhammed bin Mûsâ el-Hârizmî olan, 9. asırda yaşamış, matematik ve gök bilimci, algoritma gibi alanlarda öncülük etmiş, bizim de el-Harezmi olarak bildiğimiz İslam aliminin geliştirdiği bir ilimdir. Problemleri küçük parçalara ayırarak, ayrılan parçaların çözümünden sonuca doğru gitme yöntemi olan algoritma, günümüz bilişim teknolojisinin temelini oluşturuyor. Sorunları, daha küçük anlaşılır bir kontrol yapısı getirerek, belirli bir hükümle belirli bir amacı gerçekleştirmek adına çözme odaklı. Böyle bir tanımın daha anlaşılır olduğunu sanırım.
 
Aslında sorunların çözümü gibi güzel bir cümle insanı rahatlatıyor. Fakat asıl konu ve tehdit ile tehlike oluşturan nokta da burada başlıyor. Zira sorun çözmekten çok sorun çıkaran bir yapıya büründürülen bir algoritma, insan hayatının her alanını kuşatmaya başladı.
 
Algoritma temelli yapay zekanın yapabilirlilikleri, tehdit ve tehlike oluşturacak düzeye ulaştı. Yeni nesil propaganda araçlarıyla birleştirilerek güçlenip korkutucu boyutlara ulaştı.
 
Sosyal medyada herhangi bir propaganda amaçlı yapılan "troll" denilen organizmadan bahsetmiyoruz. Propaganda amaçlı olan troll tehdit ve tehlike boyutu, belki tek başına propagandayı içine alıyordu. Oysa yapay zeka bunun daha üstünde bir yere oturtuluyor.
 
İnsanları düşünmekten uzaklaştıran, öfke, kaygı ve korkularını artıran, his ve hazlarını canlı tutan, kimlik ve kişiliklerini küçük düşüren her hareketi öne çıkarabilen bir sistem oluşturuluyor. Kültürden sağlığa, sağlıktan ekonomiye, siyasetten ülkelerin en can alıcı arşivlerine kadar giriyor. İstenildiği şekilde yönlendiriliyor, yönetiliyor, yıkıyor, yok edebiliyor.
 
Daha çok sosyal medya ağlarında BOT denilen, trollerin daha önceden belirlenmiş hedeflere yönelik eylemleri yapan robotlar geliştiriliyor. Geliştirilen Bot denilen robot sistemler yapısal olarak insana benzemiyor olabilirler; fakat insanın çevrim içi hareketlerini dikkate alarak yeni bir algoritma ile kitleleri yönetme ve yönlendirmede, yanlış ve yalan bilgilerle manipüle etmede ciddi tehdit ve tehlike oluşturuyor. Toplumlar çok rahat bilgi kirliliği ile manipüle edilip, toplumsal ve siyasi kutuplaşmaların önünü açıyor.
 
Sürat önemli olsa da bilginin doğruluğu dikkate alınmıyor. Ortaya sürülen verilerin kirliliği hiç dikkat çekmiyor.
 
Duygular öne çıkıyor, düşünceler ise düşmanlaştırılıyor; hak ve hakikat görülmez hale geliyor. Bilgiyi paylaşan ile bilgiyi alan kişi arasındaki ilişkilere, yapay zeka için veri toplayan algoritma devreye giriyor. Yapay zekanın devreye girdiği alanlar ise artık sınırsız ajan tabanlı sistemlerle kuşatılıyor.
 
Araç sahibi olup da İstanbul’da ikamet edenler daha rahat anlayacaktır. Yapay zeka ile yapılan yol tarifleri ve yönlendirme navigasyon sistemleri, faydalı taban diye isimlendiriliyor ve belki de en masumu. Borsalarda yapılan manipüle işlemler de buna örnek aslında. Hedef tabanlı olan ise düşmanın elinde belli bir kitleyi kaosa sürükleyebiliyor. İran’da birkaç yıl önce yapılan hükümet karşıtı gösterilerde trafiği felç eden uygulama da hedef tabanlı yapay zeka oyunundan başka bir şey değildi. Hatta elektrik sistemleri ve akaryakıt istasyonlarındaki aksaklıklar, banka işlemlerinde yaşanan sorunlar, hatta İran nükleer programlarıyla ilgili Buşehr nükleer tesislerine sızdırılan casus program da bunlara bir örnek. Trendyol, Getir Yemek, Amazon gibi internet üzerinden tedarik zincirleri, alışveriş sistemi, Netflix ya da muhtelif sosyal medya platformlarındaki sistemler de öğrenme tabanlı sistemlerdir. Tamamı da ajan taban diye isimlendiriliyor aslında. Algoritmalar üzerinden bütün bu bilgiler, yapay zeka ile silaha dönüştürülebiliyor. Çünkü gelen bilgiler her an güncelleniyor. Veri şeklinde ajan tabanlarla istenildiği gibi değerlendirilmeye bırakılıyor.
 
Bilgiler algoritma sayesinde veriye dönüşüyor, veriler ise muhataplara göre bazen reklam içeriğine, bazen kutuplaştırıcı, kışkırtıcı, düşmanlaştırıcı, dışlayıcı, öfkeye yol açan içeriklerle muhataplara sunuluyor. Bazen muhalif tarafı alaya alan içeriklere bürünebiliyor. Gerek ses, gerek görüntü ve gerekse de yazılı paylaşımlar verilere dönüşüyor. Masum bir mesaj, paylaşan ile mesajı alan kişinin bilgisi ve izni dışında gerçekleşen bu veri toplama işlemi, tehdit ve tehlike olarak karşımıza çıkıyor. Ve en önemlisi veriler, veriyi verenlerin karşısına yanıltıcı, yıkıcı, yok edici bir silaha dönerek çıkabiliyor. Büyük sosyal medya platformlarının, işgal rejimi İsrail'in işlediği cinayetleri gösteren ya da dile getiren paylaşımları silmesi veya hesabı kapatması da hedefli ajan tabanların işlemleri olduğunu unutmamak gerekiyor.
 
İnsanların düşünme ve akletmesinin önüne duvar örerek, tefekkürü yok ediyor. Toplumlar sürüye dönüştürülüyor. Teknolojik gelişmeler, insani değerleri yok ediyor. Duygu ve düşüncenin yerini, yapay zeka destekli algoritmaların sunduklarıyla hareket eden toplum alıyor.
 
Teknolojik devlerin propagandalarıyla değil, trol ve botların yönlendirmesinden uzak; insan ve insani değerlerin farkında, her türlü insani duygu ve ahlakla donatılmış birey olarak düşünme ve akletme, bilgi ve bilinç içinde, sorumluluk bilincine sahip bir topluma kavuşmak dileğiyle.
 
M.Ali Akbulut

1 Yorum

  1. Ayşe ÖZDEN

    Kasım 18, 2025 Salı 23:28

    Bu siber teknoloji algoritması düşmanlığı çok korkunç bir geleceğe götürüyor insanoğlunu. İletişim çağındayız diyerek kendimizi kandırıyoruz ya da kandırılıyoruz. Üretme, düşünme, iletişim kopmasına, kaybına vesile oluyor Tıpkı farenin önce uyuşturup sonra organı yemesi gibi farkettirmeden insanın ilahi yasaları olan fıtratı kemiriyorlar ve uyuşukluk nedeniyle insanoğlu bunu farketmiyor bile Heyhat…! Bu çok acı, sonun başlangıcı ne yazık ki…

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM