Sosyal Medya

Güncel

5 Soruda Özbekistan cumhurbaşkanlığı seçimleri

Özbekistan'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini, Liberal Demokrat Partiden yeniden aday gösterilen Şevket Mirziyoyev yüzde 80,1 ile kazandı. Beş sene daha ülkeyi yönetecek olan Mirziyoyev'in dünya ve Türkiye ile nasıl bir dialog kuracağı merak konusu haline geldi.



Ülkeyi 27 yıl boyunca yöneten ilk Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un Eylül 2016'da ölmesi üzerine aynı yıl aralık ayında düzenlenen erken seçimin ardından ilk kez cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı.

2016'da gerçekleştirilen erken seçimden galip çıkan 3 rakibi karşısında seçmenlerin yüzde 88,61'inin oyunu alan Mirziyoyev olmuştu.

Kerimov'un ölmesinin ardından özgürlükler açısından kısmen bir açılım gerçekleştiren 64 yaşındaki Mirziyoyev'in yeniden eskiye döndüğü iddia edildi. İnsan hakları alanında faaliyet gösteren örgütler, son son iki yılda muhalefet üzerinde ciddi bir baskı oluştuğunu dile getiriyor.

Özbekistan’daki bu seçimlerin yansımaları nasıl olacak? SETA, Orta Asya ülkesinde yaşanan gelişmeri 5 soruda mercek altına aldı.

1- Özbekistan’da cumhurbaşkanı seçimi ne anlama geliyor?

Özbekistan’da 24 Ekim 2021’de cumhurbaşkanı seçimi gerçekleştirildi. Seçmenler 2016’da yapılan erken seçimin ardından ilk kez yapılan bu seçimle ülkeyi beş yıl yönetecek yeni cumhurbaşkanını belirledi.

Bu seçim aynı zamanda kurucu Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’dan sonra iktidara gelen mevcut Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in seçimi kazanması güvenoyu aldığı anlamına geliyor. Bu nedenle cumhurbaşkanı seçiminden çıkan sonuç Özbek halkının içe kapalı ve otoriter bir yönetim veya dışa açık ve ılımlı demokratik bir yönetim tercihlerini de yansıtmakta. Seçim sonucunda yüksek bir oyla seçilen mevcut Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in aldığı destekle demokratik açılımlara devam edeceği ve dışa açılma politikalarına ivme kazandıracağı tahmin ediliyor.

2- Seçim sürecinde neler yaşandı?

Bu seçim Özbekistan’da birçok ilkin yaşandığı bir seçim oldu. 25 Haziran 2019’da seçim sisteminde birtakım olumlu değişiklikleri getiren yeni Seçim Kanunu yürürlüğe girdi. Bu seçim söz konusu yeni kanun temelinde yapılan ilk seçim oldu.

Seçimin daha demokratik ortamda yapılması amacıyla adayların devletin belirlediği çizgiler dahilinde propaganda yapmalarına izin verildi ve televizyonlarda muhtelif oturumlar gerçekleştirildi. Böylece adayların Mirziyoyev’in belirlediği sınırlar içerisinde kendilerini tanıtmalarına ve eleştirilerini dile getirmelerine imkan tanındı. Bu da Özbekistan’da bir ilk olarak tarihe geçti.

Özbekistan kanunları gereğince seçimlerde sadece siyasi partiler cumhurbaşkanı adayı gösterdi. Mirziyoyev’i en fazla zorlayabileceği düşünülen bağımsız aday adayı akademisyen Hıdırnazar Allakulov kendisini aday gösterebilecek partiyi kaydettiremediği için seçim dışı kaldı. Bu nedenle ülkede faaliyet gösteren beş siyasi parti seçimlere katıldı ve aralarında mevcut Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in de bulunduğu beş aday yarıştı.

Özbekistan’da yarışan adaylar:

  • Ekoloji Partisi’nden Narzullo Naimoviç Oblomuradov
  • Halk Demokrat Partisi’nde Maksuda Azizovna Varisova
  • Liberal Demokrat Partisi’nden Şevket Miromonoviç Mirziyoyev
  • Milli Şahlanış Demokrat Partisi’nden Alişir Keldieviç Kadirov
  • “Adalet” Sosyal Demokrat Partisi’nden Bahrom Abdurahimoviç Abduhalimov

Yüksek bir katılımla (yüzde 80,8) gerçekleşen seçimi elliden fazla ülkeyle birlikte Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, Türk Konseyi ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nun da aralarında bulunduğu kuruluşlardan bine yakın uluslararası gözlemci takip etti. Yaklaşık bin yedi yüz yerli ve yabancı gazeteci seçim sürecinde görev yaptı. Böylece geçmişte uluslararası arenada seçimlerin şeffaf olmadığı yönündeki eleştirilere maruz kalan Özbekistan’da bu seçim oldukça şeffaf bir ortamda gerçekleşti.

3- Seçim sonucunda nasıl bir siyasi denklem oluşmuştur?

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği döneminde birçok özerk cumhuriyette olduğu gibi otoriter bir yönetim anlayışıyla yönetilen Özbekistan, bağımsızlığını kazandıktan sonra da ilk cumhurbaşkanı seçilen ve ülkeyi yirmi yedi yıl yöneten İslam Kerimov döneminde önceki yönetim tarzı yumuşatılarak devam ettirildi.

Kerimov’un ölmesinden sonra göreve gelen Şevket Mirziyoyev her ne kadar başlangıçta Kerimov’un politikalarını devam ettireceğini beyan etmişse de kısa sürede farklı bir politika izlemeye başladı. Nitekim Kerimov’un politikalarının aksine Mirziyoyev daha ılımlı ve dışa açık bir politika izlemeye başladı. Bu politika sonucu ekonomide kısmen liberalleşmeye gidilmiş, özel girişimin önü açılmış, kısmen finansal serbestlik getiridi.

4- Seçim sonuçları ülke istikrarını nasıl etkiler?

Sovyet sonrası bağımsızlığını kazanan Özbekistan, Türk cumhuriyetleri arasında seçkin bir yere sahip. Bu durum Özbekistan açısından avantaj oluşturduğu gibi birtakım potansiyel sorunları da beraberinde getiriyor.

Bu nedenle ülkede oluşabilecek bir yönetim boşluğu iç ve dış barışı ciddi şekilde etkileyeceği iddia ediliyor. Mirziyoyev cumhurbaşkanı seçildikten sonra yönetimde birtakım reformlar yaptı.

Ülkenin önemli makamlarında bulunan bazı üst düzey yetkilileri görevden aldı. Bununla birlikte ülkede bazı yapısal sorunlar henüz çözülemedi. Kimi çevrelerce de ülkede ılımlı bir yönetimin sergilenmesi bir zaaf olarak görülmekte ve bu durumun muhalif hareketleri cesaretlendirerek ülke istikrarına zarar verilebileceği şeklinde yorumlanmakta.

Bu seçimle birlikte sandıktan güçlü bir şekilde çıkan Mirziyoyev’in ülkede tamamen kendi kadrolarını işbaşına getirerek yapısal sorunların üstesinden gelebileceği yönünde beklentiler güçlendi. Demokrasi kültürünün geliştiği, radikal hareketlerin ise yoğun bulunduğu, büyük güçlerin mücadele alanı olan ve yapısal olarak istikrarsızlığa meyilli bir bölgede yer alan Özbekistan’da yeniden cumhurbaşkanı seçilen Mirziyoyev’in denge unsurlarını gözeten bir politika takip edeceği ve ülkede istikrarın artarak süreceği düşünülüyor.

5- Yeni kompozisyon bölgeyi ve Türkiye’yi nasıl etkiler?

Özbekistan jeostratejik konumu, köklü tarihi, zengin kültürel değerleri ve ekonomik potansiyeliyle Orta Asya’nın kilit ülkesi konumundadır. Bu nedenle Özbekistan bölge, Türkiye ve Türk dünyası açısından büyük öneme sahip.

Kurucu Cumhurbaşkanı İslam Kerimov içe dönük politika izleyerek genellikle ikili görüşmelere mesafeli yaklaşması, komşu ülkelerle olan sorunları çözmek yerine ötelemeyi ve zamana yaymayı tercih etti.

Kerimov’un ölmesinde sonra göreve gelen Mirziyoyev ise tam tersine komşularıyla iyi ilişkiler geliştirme ve dünya ile uyum sağlama yönünde bir politikayı uygulamaya koydu.

Mirziyoyev gerek bölge ülkeleri gerekse Türkiye ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı ve Türk dili konuşan ülkelerce teşekkül edilen kurumlara taraf olmaya başladı.

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi zirvesinde konuşan Mirziyoyev koronavirüs pandemisinin neden olduğu krizin üstesinden gelmeye odaklanan bir ekonomik iş birliği stratejisi geliştirmeyi önerdi. Türk Keneşi Yatırım Fonu ve Kalkınma Bankası’nı kurma zamanının geldiği görüşünü dile getirdi. Mirziyoyev, Özbekistan-Türkiye ilişkilerine özel bir önem vermekte. Bu politika sonucu 2016’dan itibaren iki ülkenin iş birliği de yeniden canlandırıldı ve her geçen gün daha da güçlendirilmekte. İki ülke arasında ekonomik, askeri ve kültürel iş birliği ciddi bir ivme kazandı.

Yapılan seçimde aldığı büyük destek Mirziyoyev’in göreve başladıktan sonra izlediği ılımlı, dışa açık ve yapıcı politikalarının kesintisiz beş yıl daha devam edeceği tahmin ediliyor. Bu durum hem bölgesel istikrar hem de Türkiye-Özbekistan ilişkileri açısından son derece olumlu bir durum teşkil ediyor.

Özbekistan’ın yeni dönemde Türk dünyası ile ilişkilerini yoğunlaştıracağı beklenmekte. Ülkenin jeostratejik ve jeopolitik durumu dikkate alındığında bölge ile entegre olan ve Türkiye ile stratejik ilişkilerini geliştiren Mirziyoyev liderliğindeki Özbekistan’ın Orta Asya’da istikrarlı bütünleşmenin lokomotifi olabilir.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.