Sosyal Medya

Güncel

Afganistan ve İran'daki son gelişmeler etrafında..

11 Eylûl 2001 saldırılarını, iç zaafa bağlamaktansa, komünizmin yenilgiye uğratılmasından sonra yeni bir 'dış tehlike' ve 'Soğuk Savaş'ın icat edilmesi için bir fırsata dönüştürmek taktiğini uygulayan ve emperyal dünyada bir anda estirilen 'Islamofobia/ İslâm korkusu' fırtınası ve heyulâsıyla harekete geçen Amerikan emperyalizmi, Usâme'yle irtibatını bahane ederek Tâlibân rejimini çökertmişti. Ama, Amerika, 20 yıl boyunca Afganistan'a hâkim olamadı ve artık oradan çekiliyor. Ne var ki, oradan çekilirken, kendisiyle 'işbirliği' yapan 50 bin Afgan vatandaşını da beraberinde götürmeye karar vermiş bulunuyor..



Selahaddin E. Çakırgil / Star Gazetesi

Amerikan emperyalizmi, 11 Eylül 2001'de kendi ülkesi içindeki güvenlik zaafından meydana gelen ve 3 binden fazla insanın ölümüyle sonuçlanan korkunç saldırıların sorumlusu olarak o zaman, Afganistan'da bulunan Usâme Bin Laden ve teÅŸkilatını, El'Qaide'yi suçlayıp, dünyanın en fakir ülkelerinden olan Afganistan'ı var gücüyle ve aylarca, bombardıman ederek, sivil halktan 100 bini aÅŸkın Müslümanı kan ve ateÅŸ içinde katletmiÅŸ ve o sırada Amerika'da baÅŸkan olan G. W. Bush, zafer naraları atmıştı; 'Virâneleri, daha da virân eyledik, yıktık; ölüleri bir daha öldürdük.. ' dercesine..

Aradan bunca zaman geçti, 11 Eylûl 2001 Saldırıları'nın 20'nci yılına yaklaşıyoruz.

Sovyet Rusya'nın 13-14 yıl süren kanlı iÅŸgalinin yenilgiyle sonuçlanması ve hattâ Sovyetler BirliÄŸi'nin çökmesinden sonra, yığınla 'mücahit' teÅŸkilatlarının birbiriyle boÄŸazlaÅŸmasından da faydalanan Tâlibân, 1995 sonlarında Afganistan'a hâkim oluvermiÅŸti.

11 Eylûl 2001 saldırılarını, iç zaafa baÄŸlamaktansa, komünizmin yenilgiye uÄŸratılmasından sonra yeni bir 'dış tehlike' ve 'SoÄŸuk SavaÅŸ'ın icat edilmesi için bir fırsata dönüÅŸtürmek taktiÄŸini uygulayan ve emperyal dünyada bir anda estirilen 'Islamofobia/ Ä°slâm korkusu' fırtınası ve heyulâsıyla harekete geçen Amerikan emperyalizmi, Usâme'yle irtibatını bahane ederek Tâlibân rejimini çökertmiÅŸti. Ama, Amerika, 20 yıl boyunca Afganistan'a hâkim olamadı ve artık oradan çekiliyor. Ne var ki, oradan çekilirken, kendisiyle 'iÅŸbirliÄŸi' yapan 50 bin Afgan vatandaşını da beraberinde götürmeye karar vermiÅŸ bulunuyor..

Bu, sadece emperyalistlerin kendilerine hizmet edenleri korumak kaygısundan deÄŸil, ihtiyaç halinde onları ileride, kendilerine yine hizmet ettirmek planlarından ileri gelmektedir.

Hatırlayalım ki, 1991'de, Amerika- Irak arasında cereyan eden 'Körfez Savaşı'ndan sonra Kuzey Irak'ta Saddam'a karşı ayaklandırmaya çalıştıkları Kürt grupları bekledikleri gibi baÅŸarılı olamayınca, USA emperyalizmi, kendileriyle iÅŸbirliÄŸi yapan unsurlardan 10-12 bin kiÅŸiyi de oradan alıp Büyük Okyanus'taki Guam Adası'na götürmüÅŸ, orada onları daha yeni ve ileri iÅŸbirlikleri için, özel eÄŸitimlerden geçirmiÅŸlerdi. Bugün Kuzey Irak ve Suriye'de Amerikalı generallerin emirlerini uygulayanlar, iÅŸte o özel eÄŸitimliler taifesinde yetiÅŸtirilen 'iÅŸbirlikçilerdir.

Åžimdi, Amerika aynı taktik hesapla, Afganistan'dan çekilirken, 50 bin 'iÅŸbirlikçi'yi de, Afganistan'ın geleceÄŸinde onlara yeni roller vermek üzere Afganistan'dan çıkarıyor.

Ancaaak..

Burada yeni bir emperyal dayatma daha söz konusu.. Åžöyle ki, Amerika'ya götürülecek olan bu 'iÅŸbirlikçi-uÅŸak afganlılar', direkt Amerika'ya gitmeden önce filanca üçüncü ülkelere gidecekler ve Amerika tarafından oralardan daha sonra alınacaklarmış.

Bu ülkelerden birisinin de Türkiye olduÄŸu açıklanıvermez mi, Amerikan Hükûmeti tarafından..

Ve Türkiye devleti de durumdan bu açıklamayla muttali' oldu!!..

Åžu küstahlığa bakar mısınız! Türkiye sanki kendi ülkesi veya deposu.. Türkiye'den görüÅŸ istemek zahmetine bile katlanmayıp, bir emr-i vâkî', bir oldu-bitti ile, 'Ben karar verince olur..' havasında.. Ama, TC DışiÅŸleri Bakanlığı bu küstah ve zorbaca açıklamaya, ânında ve kesin bir kararlılıkla karşılık verdi ve diplomaside yeri olmayan böyle bir davranış ve açıklamanın Türkiye açısından geçerliliÄŸinin asla olmadığını resmen ifade edildi.

ErdoÄŸan hükûmetinin bu kararlı açıklamasının, emperyalizme karşı olduklarından daha fazla Türkiye'de ErdoÄŸan'a ve millet iradesine karşı olan çevrelerden hiçbir sesin çıkmaması ilginç deÄŸil mi? Halbuki, öyle bir kesin kararlı tavrı yandaÅŸ oldukları bir hükûmet gösterseydi, o çevrelerin emperyalizme karşı yükselen söylemleri, bütün kamuoyunu arkasından sürüklerdi.

*

Bir diÄŸer konu, Ä°ran..

Dün, Ä°brahîm Reisî, Ä°ran'ın yeni ve 8. CumhurbaÅŸkanı olarak, yapılan törenlerle vazifesine baÅŸladı.

Reisî, 'Ä°nkılab Rehberi' ve 'Veli'yy-i Faqih' unvanıyla Ä°ran'da en üst otoriteyi temsil eden Seyyid Ali Khameneî tarafından iki sene kadar önce yargı organının başına getirilmiÅŸti. 14 Haziran 2021'de yapılan ve düÅŸük katılımlı ve de, güçlü ÅŸahsiyetlerin adaylığı reddedildikten ve hemen her biri halk tarafından tanınmayan diÄŸer 6 adayla girdiÄŸi seçimde, son anda 3 adayın da Reisî lehine adaylıktan çekildiklerini açıklamalarından sonra, Reisi'nin seçildiÄŸi açıklanmıştı. Ancak, bunun bir 'intihab' /(seçim) deÄŸil, önceden belirlenmiÅŸ bir 'intisab' /(tâyin) olduÄŸu ortada iken, bir seçim yapılmış gibi gösterilmesinin Ä°ran kamuoyunda sessizce , ama yaygın ÅŸekilde tartışıldığı da, gizli bir husus deÄŸil..

Bu vesileyle, hatırdan çıkarılmamalı ki, Ä°ran'da C. BaÅŸkanlığı sembolik bir makamdır ve baÅŸbakan konumundadır.

Hele de; Dış Siyaset ve Ä°stihbarat ve Ordu, Polis gücü ve inkılap Muhafızları Ordusu ve Anayasa Mahkemesi gücünde olan Åžûrâ'y-ı Nigehbân / Gözetleme Åžûrâsı, Yargı, Radyo- TV, büyük gazetelerin Genel Yayın Müdürleri gibi temel kurumların ve Üniversitelerin yöneticileri, doÄŸrudan Rehber tarafından tayin olunurlar. Meclis'e seçilecek m.vekilleri ve C. BaÅŸkanlığı seçimlerindeki adayları belirlemek de, Åžûrâ'y-ı Nigehbân'ın elindedir ve Meclis de Rehber'in 'Dokunulmasın' dediÄŸi konularda kanunî düzenleme yapamaz.

*

Ä°lginç olan ÅŸu ki, 8 yıldır C. BaÅŸkanı olan Hasan Ruhanî, vazifesinin son demlerinde, 'bazı gerçekleri halka açıklamadık..' itirafında bulundu. Bu, 'mâlûmu ilâm' /bilinenin bir daha ilâm ve ilânı oluyordu.

Yani, CumhurbaÅŸkanı deÄŸiÅŸmekle, Ä°ran'ın temel siyasetinin deÄŸiÅŸmesi normal ÅŸartlarda mümkün deÄŸildir.

*

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.