Sosyal Medya

Rasim Özdenören: Hizmet ve yatırımda denge

Kim derse ki, ben yatırım yapmadan hizmet sektöründe iyileştirme gerçekleştiririm, boş konuşmuş olur. Bu iddianın veya vaadin realitedeki karşılığı sıfırdır.



Neden mi?
 
Şundan: yatırıma gitmeden hizmet alanında girişimde bulunmak kasa mevcudundan harcama yapma demektir. Kasaya gelir sağlamadan oradan harcama yapmaya kalkışan, bir süre sonra sermayeden yemiş olduğunu görür.
 
Ekonomide hizmetler ve yatırımlar arasında bağlılaşım var.
 
Bu iki temel sektör arasında söz konusu bağlılaşım kurulmadığı takdirde ekonomi beklenen düzende işlemez. Sadece birine ağırlık verildiği takdirde ekonominin tüm dengesi bozulur.
 
Yatırım sektörü ihmal edilerek sadece hizmete ağırlık verildiğinde bunun sonucu hizmet sektörüne de yansır ve tersi… Şöyle ki:
 
Herhangi bir yatırımın gerçekleştirilebilmesi onun projesini hazırlamaktan geçer. Proje yoksa yatırıma girişilmez. Girişilse de hedeflenen sonuç alınmaz.
 
Yatırım konusu ister bir fabrika kuruluşu olsun ister konut veya herhangi bir sektör… İlkin onun projesi hazırlanır. O projeyi hazırlamak hizmet sektörünü ilgilendirir. Yatırım projesinin konusu hangi alanda olursa olsun; ulaşım, inşaat, savunma vb. tümünde, projeyi hazırlama işi hizmet sektörünü ilgilendirir.
 
Demiryolu inşa edilecekse onun projesi elde bulunmalı ki inşaata başlansın. Projeyi hazırlamaksa eğitim sektörünü, yani hizmeti ilgilendirir.
 
Zaten herkesin bildiğini farz ettiğimiz bu elementer bilgileri niçin aktarıyorum? Şunun için: kimi parti liderleri işsizliği önleyeceğiz, işçi ücretleri şu rakamdan aşağı olmayacak, muhtarlara birer sekreter verelim kabilinden yığınla vaatte bulunuyor. Ancak işsizliğin önlenmesi yatırımla kaimdir. Yatırım yoksa işçi nerede istihdam edilebilir?
 
Nerede bir istihdam alanı açılacaksa orada bir kaynağa ihtiyaç vardır. Yatırımı finanse edecek kaynak yoksa, işçiye de iş yok demektir.
 
Belli ki hizmet sektörü ile yatırım sektörü arasında bağlılaşım sağlanması zorunlu görünüyor. Bu dengeyi sağlamak için iyi bir koordinasyona ihtiyaç vardır. Aksi takdirde gelişi güzel bir yatırım bilfarz gerçekleştirilse bile, devamı mümkün olmaz.
 
Bu durumda, yapılan vaatlerin tümü boşa çıkar.
 
Öyleyse, işsizliği önleyeceğiz, ücretleri artıracağız vb. diyenler, neye güvenerek bu iddiada bulunuyor? Sermayeye artı değer katmadan harcama yapmak hazırdan harcama yapmak demektir. Hazıra ise dağlar dayanmaz… Kısa zamanda hazinenin kasası boşalır, bu da dış borca yönelmeyi sonuçlar. Dış borç ise netamelidir, belli şartlarla gelir, bu parayı şuraya yatıracaksın veya yüksek faiz kabilinden… Bu da dışa bağımlılıktır.
 
Vaatte bulunanlara şu soru yöneltilmeli: hangi kaynakla bu vaadi gerçekleştireceksin? Para basarak mı? (Öyle konuşan da oldu çünkü.) Hangi yatırım alanı açılacak da bu vaatler yerine getirilecek? “Ben, yatırım yapmadan ücretleri artırırım” diyen, onun kaynağını göstermiyorsa, bu vaat içeriksiz demektir, boş laf demektir, karşılığı sıfırdır!
 
Yenişafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');