Sosyal Medya

Taha Akyol: Salgına karşı ülkeler nasıl bir yol izliyor?

Virüsle mücadelede başarı ve başarısızlığıyla öne çıkan ülkelerin tecrübeleri, Türkiye için önemli dersler içeriyor.



İktidar propagandası için aşırı iyimser, ya da yıpratmak için kara tablolar çizmek yanlış. İdeoloji gayretkeşliğiyle Komünist Çin propagandası yapmak da yanlış.
 
İnsan hayatını tehdit eden bu korkunç salgın karşısında oy hesabı, ideoloji hesabı ve ticari hesap gibi davranışlar ayıptır.
 
Görüşler maddi, objektif, bilimsel verilere dayanmalı.
 
Belli başlı ülkelere, ardından da Türkiye’ye bakalım
 
ÇİN VE KORE
 
Virüs her ülkede ortaya çıkabilirdi. Çin’de ortaya çıkması Çin rejiminin kusuru değil elbette. Ama bütün Çin kıstasına ve dünyaya yayılmasında baş sorumlu, Çin rejimidir. 
 
Virüs 17 Aralık’ta Çin’in 11 milyon nüfuslu Wuhan eyaletinde ortaya çıktı, 22 Ocak’ta eyalete karantina konuldu. O arada virüs tüm Çin’e ve dünyaya yayılmaya başladı. İtalya’ya da virüsü Çinli turistler taşımıştı.
 
Çin’in başarısı sadece vaka sayısındaki hızlı yükselişi Şubat sonlarından itibaren durdurmuş, yatay çizgi haline getirmiş olmasıdır, bunda da sıkı sokağa çıkma yasakları etkili oldu.
 
Çin’nin, tüm Uzak Doğu ülkeleri gibi bilimde çok ileri olduğu bir gerçek. Ama sağlık teşkilatı ne kadar yaygındır?
 
Dünyada virüs vakalarının ölümle sonuçlanma ortalaması yüzde 3’tür, Çin’de ise ölüm oranı yüzde 4’tür, bu konuda Çin başarısızdır.
 
Asya’da asıl başarılı ülke Güney Kore’dir; hem yayılmayı durdurmada hem yüzde 1.4 olan düşük ölüm oranıyla.  
 
Güney Kore eğitimiyle, bilim ve teknolojisiyle, demokrasisiyle ve sağlık hizmetleriyle başarılır.
 
 TRUMP’IN SİYASET OYUNLARI
 
ABD Başkanı Trump en kötü örnek… Avrupa ve Çin’le uçuşları durdurmak, belirli vilayetlerde sokağa çıkma yasağı uygulamak gibi tedbirleri “paskalya” yani 12 Nisan’da gevşeteceğini açıkladı. 
 
Niçin mi? Kendi laflarıyla: “Ekonomimizi Paskalya’ya kadar eski haline getirebilirsek sevineceğim. İnsanların bir an önce işlerinin başına dönmesini istiyorum… İnsanlar, bir taraftan iş yerleri kapanırken bir taraftan da bir odada kapalı kalmak yerine, iş yerlerini kurtarmayı isterler. Biliyorsunuz depresyon, intihara sürükler…” 
 
Ve bir gerekçesi daha var:
 
“Paskalya günü kiliseler dolup taşacak!”
 
Aynı gün DSÖ Sözcüsü Margaret Harris “pandeminin yeni merkezi ABD olabilir” diye uyarıyordu.
 
Trump niye böyle yapıyor? Kasım ayındaki seçimler için!
 
Amerika’da virüsten ölüm oranı şimdilik yüzde 1.4’ten ibaret. Fakat ABD sosyal devlet değildir, virüs yayıldıkça sağlık hizmeti alamayan geniş yoksul kesimlerinde yüksek oranlarda ölümler olması kuvvetle muhtemel.
 
Ama popülist Trump, ekonomiyi canlı tutarak oy alma hesabında.
 
Amerika’da bazı dini liderler tepkili. Aktivist rahip Rev William J Barber, “Trump iki yüzlülüğün zirvesinde, dindar gözüküyor ama İsa’nin merhamet ilkesi yerine ticareti tercih ediyor” diyor. (The Guardian 25 Mart)
 
The Atlantic’te Derek Thompson “Amerika çökmüş devlet gibi hareket ediyor. Birçok iş çevresi, mahalli idareler ve bireyler virüsü yenmek için ellerinden geleni yapıyorlar, Beyaz Saray ise pek az ilgili.” (13 Mart)
 
Washington Post’ta Jennifer Rubin “Amerika’nın asıl problemi Trump” diye yazdı.
 
AVRUPA VE TÜRKİYE
 
Avrupa’da başarı örneği Almanya’dır. Dün itibariyle Almanya’da vaka sayısı 39.502 ama ölüm sayısı 222’den ibaretti. Ölüm oranı yüzde 0.56’dır, diyelim en fazla binde 6’dan ibaret!
 
Ölüm oranı İtalya’da yüzde 10, İran’da yüzde 7,9, Fransa’da yüzde 5,2 gibi korkunç boyutlarda…Türkiye’de ise bir haftadır yüzde 2.4’te cereyan ediyor, dün vaka ve ölüm sayıları ciddi miktarda arttı, ölüm oranı ise yüzde 2 oldu. Dünya ortalamasının altında. Türkiye’nin bu oranı İtalya, İran, Fransa ve Çin’e göre göre elbette başarılıdır ama şimdilik…
 
Şimdilik diyorum çünkü Türkiye’de günlük vaka ve ölüm artış hızlanıyor.
 
Vaka sayısının artışını firenlemek için daha sıkı izolasyan ve kitlesel test gerekiyor. Bilim Kurulu’nun sokağa çıkma yasağı önerdiği ama hükümetin kabul etmediği yolunda haberler var. Test konusunda da hala gereken düzeyin uzağındayız.
 
Almanya’yı başarılı kılan bir faktör “Alman disiplini” ile izolasyonun etkin uygulanmasıdır. Öbür faktör, çok yaygın ve donanımlı sağlık hizmetleri kapasitesidir.
 
Türkiye’nin daha çok test, daha sıkı izolasyon ve sağlık teşkilatını daha çok takviye etmesi gerektiği açık: Sağlık kurumlarına KHK’lılar dahil daha çok personel, daha çok test kitleri, daha çok ilaç, daha çok cihaz, daha çok maddi teşvik…
 
Özetle, siyaset Bilim Kurulu’na uymalı. 
 
Karar

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');