Kültür Sanat
15 Temmuz Darbesi Karşısında Edebiyat Dergilerinin Tutumları
Ferhat KORKMAZ-Naman BAKAÇ'ın hazırladığı makalede 15 Temmuz darbesi karşısında edebiyat dergilerinin tutumları gözler önüne serilmiştir.
“Devrin çehresini, makyajsız olarak dergiler de bulursunuz.” Cemil Meriç
Ferhat KORKMAZ - Naman BAKAÇ
15 Temmuz Darbesi ve Edebiyat Dergileri
15 Temmuz 2016 tarihinde devlet içinde kümelenen derin yapı FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi, halkın direnişiyle yenilgiye uğratılmış ve Türkiye’nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Darbe karşıtlığında başat unsur halkın tutumu olmakla beraber, ordu içinde darbeye karşı duran anti-Amerikancı/ulusalcı askerlerin varlığı ya da darbeyi desteklemeyen kolluk güçleri, hâkim ve savcıların da bulunmuş olması önemlidir. Acaba edebiyat dünyası darbe karşısında nasıl bir tutum almıştır? Edebiyatçılar ve edebiyat dergileri darbe karşısında ne tür edebi ve yazınsal ürünler ortaya koymuşlardır? Bu ve buna benzer sorulara cevap ararken, ulaşabildiğimiz ve Türkiye’de edebiyat cenahında tanınırlığı olan/okur kitlesi yaygın denilebilecek dergilere göz attık. Bu yazıda 15 Temmuz darbe sonrası yayınlanan Dergâh, Fayrap, Hece, İtibar, Karabatak, Kitaplık, Kubbealtı Akademi Mecmûası, Notos Öykü, Post Öykü, Temmuz, Varlık, Yasakmeyve, Yedi İklim ve Yolcu dergilerinin kimi sayıları incelenerek, darbe karşısında ki tutumlarına bakılmıştır.
-
Dergâh Dergisi
Yahya Kemal’in yönetiminde ilkin 1921’de çıkan dergi, 1923’e kadar 42 sayı olarak yayımlandıktan sonra kapanır. 1990 yılında ise Ezel Erverdi ve Mustafa Kutlu yönetiminde tekrar yayın hayatına başlar. Dergâh dergisi, yerli, milli ve geleneksel değerleri önceleyen bir perspektifle yayın hayatını bugün de sürdürmektedir.
15 Temmuz darbesinden sonra çıkan İslami eğilimli hemen hemen tüm edebi dergiler Ağustos sayıların da, darbe özel dosyasıyla veya darbeyi eleştiren bolca edebi metinlerle karşımıza çıkarken, Dergâh dergisi Ağustos 2016’daki 318.sayısında editörün dile getirdiği sadece şu iki cümle ile darbeye değinmekle yetinir: “Temmuz ayında yaşadığımız darbe girişiminde, yerli, milli ve bağımsız çizgiden sapan, dışarlıklı tesirlere açık hareketlerin ülkemize verdiği büyük hasarı bir kez daha tecrübe etmiş olduk. Şehitlerimize Cenab-ı Haktan rahmet, yaralılara acil şifa diliyoruz.” Dergi de Mustafa Kutlu’nun (2016 Ağustos) “Köprü” başlıklı denemesinde mecazla hakikat arasında yer alan köprüden söz eden bir yazı olarak karşımıza çıkar. Davut Güner’in, Cengizhan Genç’in, Hayrettin Orhanoğlu’nun, Hasan Bozdaş’ın, Âdem Yazıcı’nın, Ahmet Ardıç’ın (2016 Ağustos) şiirlerinde ise 15 Temmuz direnişine dair mısralar yer almazken, bu şiirlerde şu mısralarla karşılaşmaktayız: “…savaşarak bir yere varılamayacağını anlayan, Her mağlup gibi bir daha ki sefere, güzel kızlar yahut dalından düşen elma, dünyayı delip kurtarmalıymışız, öyle dediler, benim bir bahçem yok, abdest alırken bir şarkıya başladığım çok oldu, göz değmelerini kendim buldum getirdim, en etkili eylemdi sana bakmak.” Derginin Eylül 2016 tarihli sayısında 15 Temmuz darbesiyle ilgili tespit edebildiğimiz yazılar şunlardan ibarettir: Nurcan Toprak “Dağlara Karşı” isimli öyküsünde, trafik kazasında ölen biri üzerinden aile ilişkileri, din ile ölüm arasındaki münasebeti, Maçka camisindeki cenaze törenindeki duyguları ve sonrasında da camiden eve giderken Boğaz köprüsünün kapatılışı ve 15 Temmuz’da yaşanılan sahneler yer alır. Rehin alınan askerleri, Cumhurbaşkanının meydanlara olan çağrısını, TRT’de okunan darbe bildirisini vs anlatarak devlete, millete, polise sahip çıkmak için halkı festival alanına çağıran sözleriyle bitirir. Derginin editörü olan Ali Ayçil (2016 Eylül) “15 Temmuz” başlıklı derkenar yazısında, 15 Temmuzdaki direnişi, Türklüğün tarihiyle ilişkilendirip, Türklerin üzerlerindeki gevşekliği attığını ve toparlama şansını verdiğini dile getirir. Mustafa Özel (2016 Eylül) “Paralel Eylemin Romanı” başlıklı yazısı ise Türkiye’nin FETÖ ve 15 Temmuz darbesiyle, yol ayrımına girdiğini Kemal Tahir’in Yol Ayrımı romanından hareketle anlatır. Şer odaklarının berhavasının da Yeni Türkiye tarihinin doğum günü olacağını dile getirerek, 15 Temmuz direnişini milletin “isyan ahlakı” olarak nitelendirmekle Dergâh dergisinin fikri mimarı olan Nurettin Topçu’ya göndermede bulunur. Derginin bu sayısının klasik bölümü olan “Orta Sayfa Sohbeti” siyaset-bilimci Süleyman Seyfi Öğün ile gerçekleştirilir. Öğün (2016 Eylül), bu söyleşide 15 Temmuz faciasını, Türkiye’de refleksif düzeyinde olsa da yerliciliği gündeme getirme ekseninden ele alarak, Türkiye’de milliyetçiler ile İslamcıların yerlilikten uzak hallerini eleştirir. Derginin arka kapağında Boğaziçi Köprüsünde 15 Temmuz darbesinin atlatılıp, zafere erildiğinin göstergesi olan Tanklar üzerindeki halkın sevincini anlatan bir fotoğraf yer alır. Bu fotoğrafın altında Mustafa Kutlu (2016 Eylül) “Türk” isimli bir yazı kaleme alarak, 15 Temmuz’u lafzen zikretmeden, vatan, çağdaşlık, ilerlemecilik, kanaatkârlık makamı, İbrahim milleti, destan ve İslam’ın kılıcı olan Türk ile işlediği yazısını Mehmet Akif’in şu mısrasıyla bitirir: “ Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber.” Derginin Ekim 2016 tarihli 320.sayısında sayabildiğimiz 25 edebî türdeki yazıdan sadece biri direkt FETÖ/ Darbe, biri de dolaylı olarak bir şiirde Türkiye, yurt, kale ve iman kavramları üzerinden 15 Temmuz’u işler. Mustafa Özel’in (2016 Ekim) “İçimizdeki Şeytan” adlı makalesi edebiyat-tarih üzerinden nitelikli bir FETÖ yazısı olarak karşımıza çıkar. Yazı için araştırma yaparken, bir dostunun Filibeli Ahmet Hilmi’ninBâtıniler eserinden yararlanmasını salık verdiği için bu eserle beraber, Emin Mâlûf’un Semerkant ve Ahmet Midhat Efendi’nin Süleyman Muslî eseri üzerinden yazıyı kaleme alır. Yazıda edebî metinler üzerinden geçişler yapılarak darbe ve FETÖ resmedilir ama yazının başlığını da Sabahattin Ali’nin eseri olan “İçimizdeki Şeytan” başlığı atılmasının uygun olacağı düşünceleri ile sonlandırılır. Dergide yer alan “Redd-i İlhak” isimli Zümrüt Karabudak’a (2016 Ekim) ait şiirde ise 15 Temmuz’un izleri şu mısralar da görülür: “… Korkum ihanetlere açılan bir yelkenli, ağlarız için için yanan bir yurdumuz var. Bir reddi ilhak’tır kuruluyor dar boğaz, kül olup gidecektik düşkün olmasak yurda…….. Onun adı Türkiye kalbim sakın unutma, Tereddüt ve iman sığmıyor aynı kalbe, sen o son kalenin sarsılmaz burcuna koş, Onun adı Türkiye, kalbim sakın unutma.”
Derginin Kasım 2016 tarihli 321.sayısın da edebiyatın şiir, deneme, makale, hikâye ve eleştiri türlerinden 27 farklı edebi metin yer alırken sadece Mehmet Aycı’nın (2016 Kasım) “15 Temmuz için Haiku” isimli şiiri 15 Temmuz’a ilişkin olarak derginin sayfalarında yerini alır. Mehmet Aycı, Japon şiir türü olan Haiku’ya gönderme yaparak (dünyanın en kısa şiir türlerinden biridir Haiku) kısa bir şiir kaleme alır. Şiirde karanlıktan korkmayan bir gencin, Ulubatlı gibi köprünün üzerinde bulunuşuyla, ülkesinin boğulmaması için beyaz kırmızılara boyanmasını işlenir.
2. Fayrap Dergisi
Edebi olarak neo-epik bir çizgide yayımlanan popülist Fayrap dergisi, önceleri Atlılar, Huruc gibi dergilerin ardılı olarak genç şair ve edebiyatçılara çokça yer veren İslamcı ve zaman zaman da Milliyetçi/Halkçı yayınlarıyla bilinen bir dergidir. Dergi Eylül 2005 yılından itibaren Hakan Arslanbenzer’in editörlüğünde; şiir ve eleştiri ağırlıklı olmak üzere yayın hayatını sürdürmektedir. Derginin kapağında, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında tankın üzerine çıkan halkın tasvir edildiği bir fotoğrafı görürüz. Fayrap dergisinin Ağustos 2016 sayısında darbeye geniş yer ayrılmıştır. Elyesa Koytak’ın kaleme aldığı editör yazısında, darbe girişimi sırasında dergi yazarlarının meydanlarda olduğunu görürüz. Ali Akyurt, “Uzun Bir Gece” başlıklı yazısında sokakta geçirdiği 15 Temmuz gecesini anlatmaktadır. Elyesa Koytak “Türkiye En Güzel Ülke, Halk En Büyük Kahraman!” yazısında Türkiye’de son dönemlerde yaşananlarla 15 Temmuz darbe girişimini değerlendirmektedir. Murat Küçükçiftçi “Yalın, Temiz, Milyonlarla Birlikte” adlı yazısında halkın 15 Temmuz gecesi Batılı fikirlerle açıklanamayacak olan sezgi ve düşüncesinden söz etmektedir. Mesut Bostan “Türkiye’de Fırınların Saati” adlı yazısında, Ocatvio Getino ve Fernando Solanas’ın Fırınların Saati (Arjantin’de yaşanan darbeyi ve Peron’u konu almaktadır) filmiyle Türkiye’de yaşananlar arasında ilişkiler kurar. Hamza Bilgü ise “Geceyi Onaran Mimar: Halk” adlı yazısında 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı’nın çağrısıyla Üsküdar’da sokağa çıkışından ve ardından yaşadıklarını ele alır. Derginin bu tek sayısı bile, 15 Temmuz darbe girişimi ile halkın direnişine yönelik bolca yazılara yer vermesi, darbe karşısındaki konumunu ortaya koymaktadır.
3. Hece Dergisi
15 Ocak 1997’den beri Ankara’da yayın hayatını sürdüren dergi, uzunca bir süre Hüseyin Su’nun editörlüğünde yayımlanır. Nuri Pakdil’in Edebiyat dergisinin çizgisini sürdürmeye çalışan İslamcı ve yerli bir dergidir. Türkçenin kültürel ve düşünsel mirasını solumayı, korumayı ve geliştirmeyi önceleyen bir dergi olarak çıkardığı özel sayılarla bilinir.1
Hece dergisinin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra çıkan Eylül sayısındaki ilk yazı Rasim Özdenören’in “Önyazısı”nda 15 Temmuz’da yaşananlar bir deneme üslubunda aktarılır (Özdenören, Eylül 2016: 4-7). Yazıda 15 Temmuz darbe girişimine karşı halkın duruşu destansı bir dille öyküleştirilir; darbenin engellenmiş olmasının Türkiye açısından geleceğe dair daha umutlu bakmayı sağladığı ifade edilir. Hece dergisinin Eylül 2016 sayısında Ebubekir Eroğlu’na ait “15 Temmuz 2016” adlı şiirde de benzer şekilde bir tutum sergilenir. Bu sayıda Manolya Gürocak’ın “Türkiye Darbe Girişimi ve Dış Basının Kofluğu” adlı yazı ise dış basının darbe girişimi sırasındaki tutumunu sorgulamaktadır. Gürocak (Eylül 2016), dış basının darbe girişimi sırsında meşru iktidarın tutumunu çarpıtıp darbecilerle ilgili haberleri manipüle ederek verdiğini dile getirir (s.75). Hece dergisinin darbe girişiminden sonra çıkan ilk sayısında Atıf Bedir’in derleme denilebilecek yazısı çıkar. Bu yazıda; gazeteci Ahmet Hakan, Akif Emre, Cengiz Alğan, Hasan Bülent Kahraman, Haşmet Babaoğlu, İsmet Berkan, Okay Gönensin, Taha Akyol ve Yusuf Kaplan’dan derlediği ve darbe girişiminin hemen ertesinde kaleme alınan yazılara yer verilir. Alınan yazıların ortak özelliği hepsinin farklı yönleriyle bu teşebbüse karşı olmasıdır.
15 Temmuz Darbe Girişimi’nden sonra Hece dergisinin Ekim 2016 tarihli 238. sayısı darbe girişimine ayıran bir dosyayla çıkar. “15 Temmuz: Dramatik Dönüşüm” başlığını taşıyan dosya Rasim Özdenören’in editör yazısıyla başlar. Rasim Özdenören, Türkiye’nin dış politikası konusunda çeşitli saptamalarla ABD önderliğindeki NATO gibi oluşumlardan başka Rusya ve Çin gibi güçlerle ilişkisini geliştirmesi gerektiğini öneren yaklaşımlarda bulunur (s.11). Hüseyin Atlansoy (Ekim 2016)’un “İlik” adlı şiirinde, darbe girişimini tezgâhlayanlara karşı şu dizeler dikkat çeker: “ne aliler gördük; yezit/ ne mehdiler gördük deccal çıktılar/samimiyet ahmaklığı engellemez ya/ahmaklık ihanete kılıftır şimdilerde” (s.12). Memduh Özdemir (Ekim 2016)’in “Türkiye 15 Temmuz Gecesi Sokaktaydı Çünkü Hakikat Beşten Büyüktü” adlı yazıda, darbenin engellenmiş olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasî retoriğinin etkisi işlenmektedir. Şükrü Karatepe (Ekim 2016), ordunun siyasal işlevleri ekseninde Türkiye’de darbe olgusunu incelemektedir. Vefa Taşdelen (Ekim 2016), Türkiye’de darba kavramını felsefî bir bakışla analiz eder. Cevdet Karal (Ekim 2016), “15 Temmuz Akşamı Devrilen Diktatör” adlı ironik yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ancak demokrasi kahramanı olabileceğini ifade eder. Ali K. Metin ((Ekim 2016), “Şiirimizin Darbelerle İmtihanı” adlı yazısında Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin darbe karşısındaki tutumunu irdeler. İkinci Yeni’nin genellikle –Karakoç hariç- 27 Mayıs darbesine taraf olduğunu, 1970’li yıllarda İsmet Özel gibi şairlerde darbelerin etkisiyle şiire (özellikle İsmet Özel ve Refik Durbaş şiirlerinde), siyasal olgulardan kaynaklı bir sertlik ve karşı duruşun yansıdığını, 1980 darbesinin şiirinde darbeye karşı reaksiyoner bir tutumun sergilendiğini, 28 Şubat’ta ise İslamcı kesimin şiirde darbeye karşı bir söylem geliştiremediğini ifade eder (ss.97-101). Mehmet Sümer (Ekim 2016) ise “27 Mayıs Darbesi Karşısında İkinci Yeni” adlı yazısında İkinci Yeni’nin özellikle de Cemal Süreya’nın şiirinde 27 Mayıs darbesine taraf olmasını anlatır/eleştirir. Manolya Gürocak (Ekim 2016), darbe girişimini engelleyen “15 Temmuz kitlesi”ne karşı olan önyargılardan söz eder. Bu sayıda Baki Kaya, Hasan Bozdaş, Abdullah Kasay, Hasibe Çerko, Mustafa Kirenci, Muhammet Fatih Kutlubay Keleş, İsmail İrmacık ve Ahmet Sezikli’nin 15 Temmuz darbe girişimini başta sosyal ve siyasal açıdan olmak üzere çeşitli yönleriyle değerlendiren yazıları da bulunmaktadır. Hece’nin “15 Temmuz: Dramatik Dönüşüm” adlı dosyasında darbe girişimini sosyal ve siyasal bakımlardan analiz eden yazıların çokluğu dikkati çekse de Türkiye’de darbe olgusu karşısında edebiyat dünyasını irdeleyen yazılara da yer verilmiştir. Hece dergisi yazarları, darbe karşıtlığı babında, net ve ortak bir tavır sergilemişlerdir.
4. İtibar Dergisi
2011 yılının Ekim ayında yayın hayatına başlayan derginin editörlüğünü şair İbrahim Tenekeci yapmaktadır. Dergi şu temel ilkeyle yola çıktığını deklare eder: “Edebi ürünler, ahbap-çavuş ilişkileriyle değil, ürünün niteliğiyle ilgilenmeli ki itibarlı kişiler sahnede olsun.” 2 İslamcı, yerli ve muhafazakâr bir çizgi de yayın hayatını sürdüren dergi; modernizm eleştirisi ile genç şair ve yazarlara yer vermesiyle de bilinir.
İtibar dergisinin 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra çıkan Ağustos 2016 sayısında, darbe teşebbüsüyle ilgili pek çok yazıya yer verilmiştir. “Bu Hüner Milletindir” başlıklı editör yazısında darbe teşebbüsünün milletin kararlılığı sayesinde püskürtüldüğü ifade edilir. Derginin Ağustos sayısında 15 Temmuz dosyası bulunmaktadır. Mehmet Şeker, Sibel Eraslan, Samet Doğan, Murat Koparan, Furkan Çalışkan, Ayhan Demir, Mehmet Dinç, Gökhan Ergür, Raşit Ulaş, Kâzım Berkay Özkardaş, Orhan Özekinci, Gürcan Sünnetçi, Nadir Aşçı’nın yazıları; Seyyid Ensar, Tuba Kaplan, Emel Özkan, Mustafa Akar şiirleri; Güray Süngü’nün ise bir öyküsü bulunmaktadır.
Mehmet Şeker (Ağustos 2016), 15 Temmuz şehitlerinden fotoğraf sanatçısı Mustafa Cambaz’la olan anılarını ve gece boyunca yaşananları anlatır (s.20-22). Sibel Eraslan (Ağustos 2016) 15 Temmuz şehitlerinden Yasin Naci Ağaroğlu’nu yazar. Murat Koparan (Ağustos 2016) 15 Temmuz şehitlerinden Halil Kantarcı’dan söz eder. Samet Doğan (Ağustos 2016), 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını anlatır. Furkan Çalışkan (Ağustos 2016), 15 Temmuz gecesi Boğaziçi köprüsünde yaşanılanları anlatır. Ayhan Demir (Ağustos 2016), millet kavramı ekseninde darbe teşebbüsünü değerlendirir. Mehmet Dinç (Ağustos 2016), 15 Temmuz gecesi milletin kahramanlığını anlatır. Gökhan Ergür (Ağustos 2016), Taksim meydanında yaşadıklarını anlatır. Raşit Ulaş (Ağustos 2016), Kâzım Berkay Özkardaş (Ağustos 2016), Orhan Özekinci (Ağustos 2016), Gürcan Sünnetçi (Ağustos 2016) ve Nadir Aşçı (Ağustos 2016) da 15 Temmuz gecesi bulundukları yerde yaşananların yanı sıra darbe girişimine ilişkin görüşlerini yazarlar.
Emel Özkan (Ağustos 2016)’ın iki dörtlükten oluşan “Gitti” şiirinde 15 Temmuz gecesi şehit olanların ardından ağıt yakılır. Seyyid Ensar, “Yasin ve diğer tüm kahramanlara” ithaf ettiği şiirinde şehadeti anlatırken Mustafa Akar (Ağustos 2016) da Halil Kantarcı’yı yazar. Tuba Kaplan (Ağustos 2016) ise şiirinde halkın o gece yazdığı destanı anlatır. Güray Süngü (Ağustos 2016) ise “Gece” adını taşıyan öyküsünde, öykü kahramanının Survivor adlı programı izlerken köprünün askerler tarafından kapatılmış olduğunu ve TRT’nin bunu neden vermediği üzerinde düşünürken darbe teşebbüsü olduğunu anlamasını ele almaktadır.
İtibar dergisinde 15 Temmuz gecesini anlatan bütün yazı, şiir ve öykülerde halkın darbeye karşı destansı direnişi konu edinilmektedir. İtibar dergisinin Eylül 2016 tarihli 60. Sayısında da 15 Temmuz darbe girişimine geniş yer ayrılmıştır. Hüsrev Hatemi, “Yetmiş Yıl Sonra” başlıklı şiirini, şu dizelerle bitirirken: “İçimden yükseldi sanki yeryüzünün, gökyüzünün / Ve görünmese de denizin ezgisi / Bir şükür ilahîsi” bitirirken, burada 15 Temmuz darbe teşebbüsüne diyalojik bir gönderme yapar. İbrahim Tenekeci, “Ölmüşsün Ama Değilsin Üzgün” şiirinde 15 Temmuz gecesi şehit olanları yâd eder. Nurettin Durman, “Geceleyin Temmuz” şiirinde “Baktım Boğaziçi köprüsünün oralarda /Geceyi tutuklamışlar” diyerek halkın destansı direnişini anlatır. Bu sayıda Mehmet Aycı, Berat Demirci, Murat Sözer, Ercan Yılmaz, Cengizhan Konuş, Gökhan Ergür, Ertuğrul Gazi Demir, Tuba Kaplan, Orhan Özekinci, Rabia Gelincik, Mehmet Şamil, Nurcan Toprak, Mustafa Akar, Mustafa Uçurum ve Beyzanur Turcihan da 15 Temmuz darbe girişimine karşı şiirler kaleme almışlardır.
Ercan Yıldırım’ın “Darbe Göstergeleri” adlı yazısında, darbe girişime karşı duran halk ve halkın tavrı, modern-geleneksel bağlamda irdelenir. Yıldız Ramzanoğlu ve Aykut Ertuğrul, yazılarında, Ömer Halisdemir’i anlatırlar. Berat Demirci, satranç üzerinden devlete sızmış örgütlere karşı uyanık olunmasını salık verir. Savaş Barkçin, terör örgütlerinin boşluklardan istifade edişini ve dinî değerleri istismar ederek ortaya çıkma koşulları üzerinde durur. Kemal Sayar ve Mehmet Dinç kalp gözünden hareketle millî değerleri konu edinir. Ekrem Aytar, 15 Temmuz gecesi ile Çanakkale’yi karşılaştırır. Ertuğrul Gazi Demir, millet kavramı ekseninde darbe girişimini konu edinir. Yahya İncetahtacı ve Tarık Tufan da 15 Temmuz darbe girişimini konu alan birer yazı yazarlar. Mustafa Çiftçi ise “Reis Sağ mı?” adlı yazısında 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı’nı merak etmekten kaynaklı duygularına yer vermektedir.
5. Karabatak Dergisi
Şule yayınları bünyesinde iki ayda bir çıkan derginin ilk sayısı, Şubat-Mart 2012’de yayımlanır. Ali Ural’ın editörlüğünde çıkan dergi, daha önceleri çıkan Merdiven Sanat, Merdiven Şiir ile Kitap Haber dergilerinin ardılı olarak millilik ekseninde ama evrenselliği de önemseyerek yayın hayatını bugün de sürdürmektedir.
Karabatak dergisinin Eylül-Ekim 2016 sayısı, “Direniş Edebiyatı” adlı dosyayla çıkar. Bu sayıda A. Ali Ural (Eylül-Ekim 2016), Hasan Akay (Eylül-Ekim 2016), Ayşe Sevim (Eylül-Ekim 2016) ve Hüseyin Akın’ın (Eylül-Ekim 2016) 15 Temmuzla ilgili yazdıkları birer şiirler bulunmaktadır. Şiirlerdeki ortak duygu, milletin darbecilere karşı destansı mücadelesi ve o gece şehit olanların tebcilidir. Emine Batar (Eylül-Ekim 2016), darbe girişimi gecesi yaşadıklarını, Meliha Öz (Eylül-Ekim 2016a-b), “Generaller Niçin Gülümser” adlı ilk yazısında darbe girişiminde bulunan askerlerin ruh halini anlatırken “Kıyam Et, Direnme!” başlığını taşıyan ikinci yazısında 15 Temmuz gecesini, darbecilere direnme ekseninde ele almaktadır.
6. Kitaplık Dergisi
Yapı Kredi Yayınları’nın ücretsiz kitap tanıtım dergisi olarak 1993’ün Eylül’ünde çıkmaya başladı. Sonraları üç aylık, aylık ve 2012 yılından itibaren de iki aylık periyodlarla çıkar. Enis Batur’un editörlüğü döneminde belirgin bir şekilde Avrupa/Fransız çizgisi üzerinde yayımını sürdüren dergi, liberal/sol ve modernist bir çizgide halen yayımını sürdürmektedir.
Kitaplık dergisinin 15 Temmuz’dan yaklaşık bir buçuk ay sonra yayımlanan Eylül-Ekim 2016 sayısı, Türkiye’de değil de başka bir ülkede yayımlandığı kanaati oluşturmaktadır. 15 Temmuz darbe girişimine dolaylı da olsa yer vermeyenKitaplık dergisi ve editörleri, eğer doğru ifade edilebilirse “oralı olmayan” bir tutum takındıkları söylenebilir. Kitaplık dergisinin Kasım-Aralık 2016 tarihli sayısının editör yazısında ise 15 Temmuz sonrası, Türkiye’deki basın üzerindeki sınırlamalardan yakındığı görülür. Bunun üzerine, Kasım-Aralık sayısında “Sansür: yasaklama, denetleme, toplatma” dosyası yayımlanır. Robert Darnton (2016 Kasım-Aralık), Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı öncesi farklı ülkelerdeki sansür uygulamalarını; Sevengül Sönmez (2016 Kasım-Aralık), İnönü ve Menderes dönemi sansür uygulamaları ve yazarların sansüre karşı çözümlerini; Deniz Aktan Küçük (2016 Kasım-Aralık), Servet-i Fünûn dönemi sansür uygulamalarını; Hande Sonsöz (2016 Kasım-Aralık), Türkiye’de roman türüne yönelik sansür konusunu; İrfan Karakoç (2016 Kasım-Aralık), Nazım Hikmet ve sansür konusunu; Yalçın Armağan (2016 Kasım-Aralık), Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde sansür konusunu ve Sami Akbıyık (2016 Kasım-Aralık) ise Cumhuriyet’in ilk döneminde kitap ve alfabe sansürü konusunu ele almaktadır.
Kitaplık dergisi 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yayımlanan iki sayısında da darbeye ilişkin herhangi bir şiir, öykü veya yoruma yer vermemiştir. Dolayısıyla Kitaplık dergisinin bu tavrı, tıpkı 12 Eylül ve 28 Şubat sürecinde olduğu gibi edebiyat dergilerinin apolitik bir tavır takınmasıyla büyük ölçüde benzeşmektedir. Darbe girişimine yönelik tutum görülmezken, darbe sonrası ortama yönelik eleştirel bir tutum takındığı da gözden uzak tutulmalıdır.
7. Kubbealtı Akademi Mecmûası
1972 yılı Ocak ayından itibaren üç ayda bir yayımlanan dergi, Semiha Ayverdi ve kardeşi Ekrem Ayverdi tarafından Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı’nın bir yayın organı olarak hâlâ yayınını sürdürmektedir. Dergi; milli dili ve kültürü, geleneksel değer ve anlayışları koruma ve geliştirmeyi önceler. Yerli, milliyetçi ve muhafazakâr bir dergi olarak bilinir.
15 Temmuz darbe girişimi sonrası yayınlanan Ekim 2016 Tarihli 45.Ciltli 180.sayıda; Semiha Ayverdi’nin Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreteri Orhan Kilercioğlu’na yazdığı 7 Şubat 1976 tarihli mektubu yer almaktadır. Bu mektup üzerinden 15 Temmuz darbesine gönderme yapılmak istendiği rahatlıkla söylenebilir. Çünkü mektupta Ayverdi, Askeri liselerde İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinde eğitim verilmesine karşı oluşunu dile getirmektedir. Bu girişimin, milli ve tarihi değerlerle bağdaşmadığını, Moskof tehlikesinden kaçarken Amerikan emperyalizminin tuzağına düşmekten başka bir şey olmadığını ve bu girişimden bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini mektupta dile getirir. 15 Temmuz darbesi sonrasında Askeri liselerin KHK’yla kapatılması sonrasında yapılan tartışmaları düşündüğümüzde, derginin bu sayısında özellikle Askeri Liselerin yabancılaştırılmasına yönelik bu mektup üzerinden belki de Askeri Liselerin kapatılmasına dolaylı da olsa bir rahatsızlık duyulduğu anlatılıyor olabilir. Bunun dışında, dergide 15 Temmuz darbesine yönelik başka bir yazı yer almaz.
8. Notos Öykü Dergisi
Notos Kitap’ın bünyesinde çıkan tematik bir dergi olan Notos Öykü, 2006 yılından itibaren iki ayda bir çıkmaktadır. Editörlüğünü Semih Gümüş’ün yaptığı dergi, dünyadan sunduğu edebiyat haberleriyle beraber, edebiyat teorisi ve de genç öykücülere sayfalarında yer veren3 modernist/sol çizgisiyle yayımını devam ettiren bir edebiyat dergisidir.
Derginin 59.sayısı olan Ağustos-Eylül 2016’daki kapağı “Edebiyat ve eleştiri nasıl okunur?” üzerine ve muhtemelen dergi içeriği 15 Temmuz darbe öncesi hazırlandığından ne editör bölümde ne de derginin diğer bölümlerinde darbeye dair bir yazı, haber yer alır. Ekim-Kasım 2016 Tarihli 60.sayısı ise; Halid Ziya Uşaklıgil özel dosyasıyla çıkar. Bu sayıda Semih Gümüş (Ekim 2016), “Yaşadığımız Yer” başlıklı editör yazısında, 15 Temmuz darbe sonrası cezaevine gönderilen yazar Aslı Erdoğan ile Necmiye Alpay üzerinden darbe ortamını eleştirir. Ülkede ki çatışmaların çözülemeyeceğine olan inancını yansıtır. “Havası kirli, ekmeği tuzlu ve bulanık bir gökyüzünde bulunuyor olmanın” getirdiği ıztırabı da ekler satırlarına. Ülkedeki baskıcı ortamı, ruhları ve bedenleri satılan insanları anlatır. Derginin 61. Sayısı “Edebiyat Ne İşe Yarar?” kapağıyla çıkar. Bu sayı da Semih Gümüş “Bir Belleği Olsa” başlıklı editör yazısında, 15 Temmuz Darbe sonrası cezaevine atılan Necmiye Alpay ve Aslı Erdoğan’ın fotoğraflarının arasında, toplumun belleğini yitirdiğini, edebiyatın ne işe yaradığı sorusunu gündeme getirerek, yaralarının iyileşmesine aracı olunmak istediğini ele alır. Bu bağlamda, ülkeyi akıldışı bir ülke olarak resmeder ve memleketin önünün tuzaklarla dolu olduğunu, çokça acıların yaşandığı bir felakete doğru gidildiğinden bahseder. 15 Temmuz darbe sonrası oluşan iklime yönelik eleştirilerini dizerken, darbeyi yapanlara yönelik veya darbenin getirdiği acılara yönelik en ufak bir değini de bulunmaz. Dergide, romancı Latife Tekin ile yapılmış uzun bir söyleşi de yer alır. Bu söyleşi de, Orhan Pamuk, Hasan Ali Topbaş, 12 Eylül darbesi ve sonradan yaşadığı değişimi ve çok okunan Sevgili Arsız Ölüm adlı romanı üzerine akan söyleşi, 15 Temmuz darbesine gelir. Latife Tekin (Aralık 2016), 15 Temmuz darbesine olan tepkisini, yoksulların olduğu bir yerde beş gün kalarak, onlarla olan birlikteliğini ve deneyimini anlatarak ortaya koyduğunu dile getirir. Şöyle ki; 12 Eylül darbe sonrası ayakta kalmak ve bitmemek için nasıl anneye ve eve dönüş yaşadıysa sol kimlikli insanlar, 15 Temmuzda da ayakta kalmak ve iddialarından vazgeçmemek için anneye değil de, bu sefer yoksulların yanına giderek bunu atlatmaya çalıştığını yani sol kimliğini pekiştirdiğini, boğulma ve yalnızlık hissini bu şekilde atlattığını anlatır. Derginin Şubat-Mart 2017 tarihli 62.sayısı ise “Çeviri” dosyasıyla çıktığı için, neredeyse tüm yazılar çeviri üzerine metinlere ayrılmıştır.
9. Post Öykü Dergisi
İz Yayıncılık bünyesinde Kasım 2014 yılından itibaren çıkan dergi, öykücü Aykut Ertuğrul editörlüğünde genç bir kadroyla yayımını sürdürmektedir. Gelenek ile modernlik arasında ya da salt birine yaslanmakla yetinmeyen İslamcı bir dergi olarak iki ayda bir çıkar. Tematik bir dergi olarak öyküde yeni arayışlara yelken açan bir özelliği barındırır. Derginin kapak görselleri, geleneksel çizgi/hat/minyatür desenler ile modern desenler birleştirilerek yayımlanır.
Post Öykü dergisinin Eylül-Ekim 2016 sayısında darbe girişimine yer verilir. İki ayda bir yayımlanan bir edebiyat dergisi olmasından Temmuz-Ağustos sayısı önceden çıktığı için değerlendirmemiz dışında bırakılmıştır. Necip Tosun’un (Eylül-Ekim 2016) 12 Eylül askeri darbesine ilişkin tuttuğu günlükleri bu sayıda yayımlanır. Post Öykü dergisinin bu sayısında darbeye ilişkin öyküler için çağrı yazısı yayımlanır. 15 Temmuz darbe girişimin ilişkin “15 Temmuz Soruşturması” hazırlayan Remzi Şimşek (Eylül-Ekim 2016), sanatçı/aydınlara su soruları yönelir:
“1. 15 Temmuz gecesi, büyük bir hikâyeye, Karakoç’un deyimiyle “destanın uyanışına” şahitlik etmek bir öykü yazarı olarak size ne hissettirdi?
2. Bu gibi büyük toplumsal olaylar karşısında öykücünün sorumluluğu nedir? Ne olmalıdır?
3. Bu tür olayları haklı olarak öyküleştirmek isteyen öykücüleri ne gibi handikaplar beklemektedir? Bu durumun avantaj ve dezavantajları ne olabilir?
4. Bu dönemde sıcağı sıcağına yazılan metinlerin esas şartı nedir?” (Şimşek, Eylül-Ekim 2016)
Soruşturmaya Abdullah Harmancı, Ali Görkem Userin, Ali Işık, Aliye Akan, Betül Nurata, Betül Ok, Bülent Ayyıldız, Bünyamin Demirci, Güray Süngü, Hamza Bilgü, Handan Acar Yıldız, İsmail Pelit, Mukadder Gemici, Naime Erkovan, Numan Altuğ Öksüz, Ömer Yalçınova, Sedat Demir, Selçuk Orhan, Yahya Arslan, Yavuz Ahmet ve Yunus Emre Özsaray katılmışlardır. Sorulara verilen cevaplar, 15 Temmuz darbe girişiminin öyküye dönüştürülmesinin nasıl mümkün olacağı konusunda yoğunlaşmaktadır.
10. Temmuz Dergisi
Ekin Yayınlarının bünyesinde çıkan İslamcı bir dergi olarak, 15 Temmuz darbesine olan karşıtlığını ve direnişin yanında yer alışını çok net olarak ortaya koyar. 15 Temmuz darbe teşebbüsünden yola çıkılarak dergiye Temmuz adı verilmiş olup, derginin genel yayın yönetmeni şair Ali Emre’dir. Derginin Ağustos sayısında “Temmuz Direnişi ve Edebiyat” başlığıyla bir dosya hazırlanır. Arif Ay (2016 Ağustos), Dilek Kartal (2016 Ağustos), Ali Emre (2016 Ağustos), İsmail Söylemez (2016 Ağustos), Tuncay Yerlikaya (2016 Ağustos) ve Sinan Ceran (2016 Ağustos)’ın şiirleri 15 Temmuz direnişini konu edinir. Bu sayıda Murat Koç (2016 Ağustos)’un “Sana Armağan Olsun Bütün Güzellikler” yazısında, 15 Temmuz’daki destansı direnişi ele alır. Güray Süngü (2016 Ağustos)’nün “Şehadet Parmağı” öyküsünde Ömer Halisdemir’in Semih Terzi’yi öldürmesi ve şehâdete ermesi anlatılmaktadır. İsmail Kılıçarslan (2016 Ağustos), “Ne Büyüksün ki Kanın Kurtarıyor Tevhidi ya da O Gece Büyük Türk Şiiri” yazısında darbe girişimi sırasında yaşadıklarını aktarmaktadır. Peren Birsaygılı (2016 Ağustos), “Dile Gel Ey Şehir” yazısında dünyadaki direniş örnekleriyle 15 Temmuz’u karşılaştırır. İsmail Isparta (2016 Ağustos) “Her Şey Tiyatroydu!” adlı yazısında 15 Temmuz darbe girişiminin engellenmesini küçümseyenlere yönelik ironik bir eleştiri bulunmaktadır. Âdem Özköse (2016 Ağustos), “Bir Halil Destanı” adlı yazısında 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olan Halil Kantarcı’nın kahraman yaşamından söz edilmektedir. Hale Beyza (2016 Ağustos), “Yeni Bir Gün”de 15 Temmuz direnişinden övgü ile söz edilir. Asım Gültekin (2016 Ağustos)’in “Güzel Köprü” yazısında 15 Temmuz direnişinde Boğaziçi Köprüsü odak yapılır ve mekâna poetik bir yaklaşım sergilenir. Temmuz dergisinin bu sayısında Cemal Şakar’la yapılan söyleşi de darbe girişimi konu edinilmektedir.
Temmuz dergisinin Eylül 2016 tarihli 2. sayısında da 15 Temmuz darbe girişimine önemli ölçüde yer verilir. Bahadır Kurbanoğlu (2016 Eylül)’nun “O Halk Bu Halk Değil ya da Ebabilleri Gökte Ararken Yerde Bulduk” yazısında halkın kahramanlığı ele alınır. Sinan Özyurt (2016 Eylül), “Yüzler” yazısında darbe girişimi sırasında şehit olanları anar. Ayşegül Genç (2016 Eylül), “Ötekinin Atı”nda sorumlu yazarın çile çektiğini, ötekilerin ise bundan faydalandığını ifade ederek sorumlu yazarı över. Âdem Özköse (2016 Eylül), “Kısıklı’da Kısılamayan ve Tekbirlerle Direnen Şehir” yazısında, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını ve meydanlardaki direnişi anlatır. Hülya Şekerci (2016 Eylül), “Seni Bekliyorduk Ey Halkım” yazısında halkın değerlerine sahip çıkışı ele alınmaktadır. Sabri Soysal (2016 Eylül), 15 Temmuz gecesi şehit olan Erkan Pala’yı anlatmaktadır. Mukadder Değirmenci (2016 Eylül), 15 Temmuz’un kadın kahramanlarını ele almaktadır. Erdoğan Aydoğan (2016 Eylül), “Köprüde” adlı öyküsünde 15 Temmuz direnişini öykü kahramanının gözünden anlatmaktadır. Arif Ay’la yapılan söyleşide ise 15 Temmuz darbe girişiminden ve destansı direnişten önemli ölçüde söz edilmektedir.
Temmuz dergisinin sonraki sayılarında da 15 Temmuz darbe girişimine açıkça karşıtlığı ve direnişin yanında yer tutuşu yoğunlukla işlenir. Denilebilir ki darbe girişiminden sonra bu konuda en fazla yayına yer veren bir edebi, siyasi ve fikri dergi olarak bilinir.
11. Varlık Dergisi
Türkiye’de Cumhuriyet döneminden (15 Temmuz 1933’ten) günümüze kadar yayınlanan tek edebiyat dergisi olma özelliğiyle bilinen Varlık dergisinin kurucusu Yaşar Nabi Nayır’dır. 15 günlük ve aylık periyodlarla yayımlanan dergi, ilk dönemlerinde Öz Türkçe anlayışını ve Cumhuriyet devrimlerini savunmuştur.4
Varlık dergisi, Eylül 2016 sayısında 15 Temmuz darbe girişiminden ötürü “Olağanüstü Koşullarda Edebiyat, Sanat…” dosyasına yer verir. Enver Ercan’ın yazdığı editör notunda, 17-25 Aralık 2013 öncesi AKP-Cemaat ilişkisi ve darbe girişimi eleştirilir (Ercan, Eylül 2016: 1).Gökhan Yavuz Demir (Eylül 2016), Türkiye’nin her on yolda bir yenilenen olağanüstü hal koşullarında edebiyat ve sanatı değerlendirir ve sanat-edebiyat ortamının kriz içinde olduğunu belirterek edebiyatın bu dönemlerde “kendi gölgesin güven içinde saklandığını” (s.5) dile getirir. Selçuk Orhan (Eylül 2016), Fethullah Gülen’in dinî ve örgütsel tavrının üzerinde durduğu yazısında, yazılan metinlerin edebîlikten uzak, “kitsch” ve sığ olduğunu dile getirir. Fethullah Gülen’in pek çok yönüyle Necip Fazıl’ın kötü bir taklidi olduğunu dile getirerek Cemaat aslında hakikat dünyası diyerek mensuplarını bayağılıklarla bezenmiş alelâde bir kurmaca dünyasına çekmiştir” (Orhan, Eylül 2016: 11) der. Selçuk Orhan, cemaatin mensuplarına okuttuğu metinlerin bayağı olduğunu söyleyerek insanlara edebiyatın okutulması halinde bu tip suiistimallerin engellenebileceğini savunur. Şeref Bilsel (Eylül 2016), yazısında edebiyat ve baskıdan söz eder, sanat ve edebiyatın zor zamanlarda geliştiğini anlatır. Olağanüstü dönemlerin sanatçı ve aydınlar üzerinde belirlediği bir durumun da sürgün olduğunu ifade eden Bilsel, Türk edebiyatında sürgüne gönderilen sanatçılardan söz etmektedir. Korkmaz Alemdar (Eylül 2016), “Kim Ne Anlatacak?” adlı yazısında 15 Temmuz darbe girişiminde bulunanların aşikâr olduğu ve bunun Amerika’ya hizmet eden FETÖ tarafından gerçekleştirildiğini söyler (s.18). Alemdar, Türkiye’deki askerî darbelerin en yıkıcı etkilerinin sanat ve bilim üzerinde gerçekleştiğini ifade eder.
Varlık dergisi, Kasım 2016 sayısında “Olağanüstü Karşısında Otosansür” başlıklı dosya ile çıkar. Bu dosyada Süreyya Evren, Rober Koptaş ve Mehmet Said Aydın’ın birer yazıları bulunmaktadır. Süreyya Evren; Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın tutuklanmasını Türkçenin saldırı altında olmasıyla eş tutar. Otosansürün baskı dönemlerinde öne çıktığını savunan Evren (Kasım 2016), otosansürle mücadele etmek gerektiğini öne sürer. Rober Koptaş (Kasım 2016), yazar ve aydınların gördüğü baskıyı ele alır. Mehmet Sait Aydın (Kasım 2016), Yeorgios Vizionis’in bir öyküsünden hareketle olağanüstü dönemlerde oto sansürden söz eden bir yazı kaleme alır.
12. Yasak Meyve Dergisi
Varlık dergisinin editörü de olan Enver Ercan tarafından iki ayda bir çıkarılan tematik şiir dergisi olarak sol ve modernist bir çizgide yayımını sürdürmektedir. Mart 2003 yılında ilk sayısıyla beraber, dergi dünyasında kendine hatırı sayılır bir yer bulur.
Yasak Meyve dergisinin darbeden sonra yayımlanan Eylül-Ekim 2016 tarihli sayısında 15 Temmuz darbe girişiminden yalnızca bir yazıda söz edilir. Sabit Kemal Bayıldıran (2016 Eylül-Ekim), Hilmi Yavuz’un gözaltına alınması nedeniyle kaleme aldığı yazıda, İslamcılık-Demokratlık-Entelektüellik ekseninde değerlendirme yapar. Bayıldıran, Hilmi Yavuz’un demokrat İslamcı kimliğiyle darbeyle ve FETÖ ile bir ilişkisinin olmadığını ve gözaltına alınmasının haksızlık olduğunu dile getirir. Yasak Meyve’nin Kasım-Aralık 2016 tarihli sayısında da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin herhangi bir yazı veya şiir bulunmamaktadır. Açıkça ve net bir şekilde darbeye karşıtlık dergi sayfalarında görülmez.
13. Yedi İklim Dergisi
Ali Haydar Haksal’ın yayın yönetmeliğinde çıkan dergi, 1987-1989 yılları arasındaki ilk döneminden sonra tekrar 1991 yılında ikinci yayın dönemiyle yayım hayatını sürdürür. İslamcı çizgide yayın yapan dergi, kendisini Sebilürreşad, Büyük Doğu, Diriliş ve Edebiyat dergilerinin bir devamı olarak görür. 5
Yedi İklim dergisinin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yayımlanan ilk sayısında darbe girişiminden sadece editör yazısında söz edilir. Editör yazısında Türkiye’deki darbe tarihine kısaca değinilerek 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminin engellenmiş olmasının yeni girişimler olmayacağı anlamına gelmediğine vurgu yapılır. Türkiye’de ordunun ülkenin ekonomik hacmine göre büyük olması ve kimi yapısal sorunlar nedeniyle bu tür girişimlerin olabileceği ihtimalinden hareketle düzenlemeler yapılması çağrısında bulunulur (İsimsiz, Ağustos 2017: 1). Yedi İklim’in Ağustos 2016 sayısı, bu editör yazısı dışında darbe girişimine ayrılan herhangi bir yazı/şiir/öykü yer almaz. Bu durumun Ağustos 2016 sayısının darbe girişimi sıralarında hazırlanıp baskıya gönderilmesinden kaynaklandığı tahmin edilmektedir.
14. Yolcu Dergisi
28 Şubat darbesinden sonra Şubat 1998 yılında Samsun’da yayınlanmaya başlayan Yolcu dergisi, Ömer İdris Akdin editörlüğünde protest bir anlayışla çıkar ve bugün de bu çizgiyle yayım hayatını bazen 45 günlük bazen iki aylık şu aralar ise üç ayda bir sürdüren İslamcı bir dergidir.
Yolcu dergisinin 15 Temmuz darbesi sonrası çıkan 2016 yılındaki 80.sayısının kapağı, protesto meydanlarında kucakta olan bir çocuğun gülümseyen fotoğrafı üzerinde “Allahu Ekber, Gerisi Yalan Dünya” spotuyla çıkar. 15 Temmuz’u bir devrim olarak nitelendiren dergi, arka kapağında Boğaziçi köprüsüne sırtında Türk bayrağıyla yürüyen yaşlı bir annenin fotoğrafını koyar. Ayrıca 15 Temmuz Devrimi’nin Onurlu Savaşçıları olarak gördüğü kahramanların isimleri tek tek arka kapakta yer alır ve hemen yanında da şair Sezai Karakoç’un şiirinde ki şu dizeler bulunur: “Geceye yenilmeyen her insana, ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır.”
Derginin editörü Ömer İdris Akdin’in (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül) “Muhtasar Cenk Hikâyeleri” başlıklı yazısı; Samsun’da çaylı-sohbetli bir dost ortamında bulunurken, aniden gelen bir haberle hiç düşünmeden meydanlara akışlarını ve dergi olarak yayınladıkları şu sosyal medya mesajı ile 15 Temmuz’a olan karşıtlıklarını ortaya koyar: “Açık ve net ilan ediyoruz: Ülkemize karşı girişilen Amerikan menşeili paralel saldırıya Özgür İradenin yanında direneceğiz!” Söz konusu mesaj geçmişten beri gelen anti Amerikan karşıtlığını bariz bir şekilde ifade eder. Ömer İdris Akdin’in (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül) şu kısa şiiri derginin 15 Temmuz’u bir devrim olarak addetmesinin göstergesi olarak not edilebilir: “Şehir düştü üstümüze, kızıl kıyamet düştü, çay içelim dedi bir derviş, içelim ve devrime geçelim.” Dergide 15 Temmuz darbesine dair çok az şiir yer alırken Mustafa Uçurum’un (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül) “Meydanlar Bizimdir” denemesi, içinde bulunulan olumsuz durumu resmederek başlar ve 15 Temmuz’un direnişi ile meydanlardaki havanın bu olumsuz tabloyu yırttığını anlatmasıyla bitirir. Dergide 15 Temmuz darbesine değinen tek şiir ise “Temmuz Bildirisi” ismiyle şair Mehmet Aycı’ya aittir. Aycı (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül) şiiri de Erol Olçak’a ithaf eder. Derginin klasikleşmiş bölümü olan söyleşisi şair Mehmet Aycı ile yapılmış ama 15 Temmuz darbesine yönelik herhangi bir soru ve de cevap yer almaz. Sayının yayın mutfağının anlatıldığı bölümde, darbeden önce sayıyı hazırladıklarını ancak darbeyle birlikte derginin formatının ve içeriğinin de değiştiğini anlatması, söyleşi kısmının büyük bir ihtimalle darbe öncesinde yapıldığını gösterdiğinden, söyleşide 15 Temmuz’a dair izahatlar yer almaz. Dergide 15 Temmuz’a dair ayrıca iki yazı daha var. Bunlardan biri Yılmaz Türker Demirbaş’ın(2016 Temmuz-Ağustos-Eylül) “Kalk ve Kur kendini yeniden” başlığını taşır ve yazar Türkiye’yi eksene alan bir yazı ile 15 Temmuz’un Türkiye’yi kendini yeniden kurması açısından bir imkân yarattığını anlatır. Dursun Ali Sazkaya’nın (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül) “İhanetin Onbeş Temmuz’u” başlıklı makalesi ise 15 Temmuz darbe vesilesiyle çıkardığı 9 maddelik dersler ve ibretleri ele alan uzun bir yazı kaleme alır. Bu derslerden en çarpıcı olanı ise; FETÖ’nin din anlayışını reddederken yeni bir din anlayışının devlete eklemlenmesi tehlikesine dikkat çektiği üçüncü maddesi dikkat çekicidir.
Derginin 2016 yılının son sayısı olan 81.sayı, mültecilerin dramını anlatan çarpıcı bir görsellikle çıkar ve spot olarak “sesim sana uğradı mı” diyerek mültecilere kucak açan bir mesaj verir. Derginin editörü Ömer İdris Akdin’in (2016 Ekim-Kasım-Aralık) “Seyir Defteri” başlıklı köşesinde son yüzyıldır memleketi ve nesillerimizi çelik çomak arenası haline getiren küresel şeytanlara karşı, yalakalara, sünepelere, itibar cellatlığına soyunan söz cambazlarına, ilkesizlik ve düzeysizliği yayan kimi dindarların kifayetsiz kişiliklerine karşı yaptığı eleştirel dille beraber karamsarlığın kapılarını da açmaz söz konusu bu yazısında. Bunun en önemli göstergesi olarak devrim olarak nitelendirdiği 15 Temmuz direnişini örnek olarak vermesidir. Dergide 15 Temmuz ile alakalı son yazı ise Naman Bakaç (2016 Ekim-Kasım-Aralık) imzalı “15 Temmuz veya savaşa giren kalbin yarası” başlıklı yazıdır. Bakaç, yazısında 15 Temmuz’u Abdurrahman isimli karakter üzerinden, bir radikal İslamcının nasıl karşıladığını ve sonrasında yaşadığı düşünsel değişimi anlatır. Söz konusu değişim, muhalif ezgileriyle bilinen Ömer Karaoğlu’nun bir ezgisi üzerinden radikalizmden muhafazakârlığa evrilişin öyküsüyle ele alınır.15 Temmuz darbesi sonrası yaşanılanlara karşı bir sorgulama ve arayışın anlatıldığı yazı, dünü ile bugünü arasında değişen bir İslâmcının hikâyesini işler.
Sonuç
15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişiminden sonra hemen hemen bütün İslamcı/muhafazakâr edebiyat dergileri, özel sayı yayımlayarak darbeye karşı durduklarını makale/deneme/öykü ve şiirlerinde geniş ölçüde dile getirmişlerdir.Yolcu dergisi 28 Şubat sürecinde olduğu gibi 15 Temmuz sonrasında çıkan yazılarında darbeye karşı ilkesel tavır almış ve darbe karşıtlığına geniş ölçüde yer vermiştir. Bu konuda, hakkı teslim edilmesi gereken en önemli dergilerden biri de Temmuz dergisidir. Diriliş ve darbelere karşı direnişi salık veren edebi ürünlerle adından söz ettirmiştir. Fayrap, Hece, İtibar ve PostÖykü dergileri de darbeye karşıtlığını dergi sayfaların da bolca göstermişlerdir. Kitaplık ve Varlık dergileri darbeyi ve darbecilerin yıkımını, doğurduğu acıları değil, darbe sonrası OHAL’i, getirdiği sansür ve yasaklamaları ele almayı yeğlemişlerdir. Notos Öykü 15 Temmuz darbe sonrası cezaevine atılan yazar Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay üzerinden yazarların özgürlüğünü dile getirir, baskıcı ortamı eleştirir, ülkenin bir felakete doğru yol aldığını savunur.Yasak Meyve dergisinde ise sadece Hilmi Yavuz’un gözaltına alınmasını eleştiren bir yazı yer alır. Sol, seküler ve liberal yayın çizgisinde olan edebiyat dergileri, genellikle asıl tehlikeyi darbenin kendisi ve darbeciler de değil, tehlikeyi darbe sonrası oluşan atmosferde görmeleri ile darbeye karşı olan ikircikli tutumunu ortaya koymuşlardır.
Sanat ve edebiyat, hayatın getirdiği hiçbir şeye bigâne kalamaz. Toplumsal hayat, siyasal dönüşümler, bir şekliyle sanat ve edebiyatın içine sızar. Bu yazı; yazma eylemine salt politik bir misyon yüklemek değil; hayat karşısında edebiyat âleminin doğru olarak konumlanıp konumlanamadığını saptamak amacını taşımaktadır. Cemil Meriç’in “devrin en makyajsız halini dergiler de bulursunuz” tespitinden hareketle, dergiler dönemin hayatına dair bize epeyce ipucu vermektedirler. Dergilerin darbeler karşısında; İlkesel mi konjonktürel mi, önemseyen mi yoksa göz ardı eden mi, sessizlikle mi yoksa cesurca mı karşılanmış şeklinde özetlenebilecek tutumlarının ne olup olmadığı, dergi sayfalarında açıkça görülmektedir. Çünkü dergiler, yayınlandıkları dönemi en makyajsız ve en çıplak bir şekilde bir nevi resmederler.
Kaynaklar
A. Ali Ural (Eylül-Ekim 2016). “Kara Tahta Beyaz Tebeşir”. Karabatak, S.28, İstanbul, s.5.
Akar, Mustafa (Ağustos 2016). “Halil”. İtibar, S.59, İstanbul, s.82.
Akbıyık, Sami (2016 Kasım-Aralık). “Dünün Dil Yarası Bugünün Gönül Yarası Oldu” . Kitaplık, S.188, İstanbul, ss.103-112.
Akdin, Ömer İdris (2016 Ekim-Kasım-Aralık). “Seyir Defteri”. Yolcu, S.81, Samsun, s.2.
Akdin, Ömer İdris (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül). “Muhtasar Cenk Hikâyeleri”. Yolcu, S.80, Samsun, s.2.
Aktan Küçük, Deniz (2016 Kasım-Aralık). “Servet-i Fünun, Sansür ve Ötesi”. Kitaplık, S.188, İstanbul, ss.68-78.
Alemdar, Korkmaz, (Eylül 2016). “Kim Ne Anlatacak?”, Varlık, 2016/09-1308, İstanbul. ss.17-19.
Ali Akyurt (2016 Ağustos), “Uzun Bir Gece”, Fayrap, S.87, İstanbul, ss.3-6
Armağan, Yalçın (2016 Kasım-Aralık). “Modernist Şiir ve Sansür” . Kitaplık, S.188, İstanbul, ss.95-102
Aşçı, Nadir (Ağustos 2016). “Alçak Teşebbüs”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.50-51.
Atlansoy, Hüseyin (Ekim 2016). “ İlik”, Hece, S. 238, Ankara, ss.12.
Ay, Arif (2016 Ağustos).”Gökyüzü Bayramı”. Temmuz, S.1, İstanbul, s.8.
Aycı, Mehmet (2016 Kasım). “15 Temmuz için 4 Haiku”. Dergâh, S.321, İstanbul, s.14.
Aycı, Mehmet (2016 Kasım). “15 Temmuz için 4 Haiku”. Dergâh, S.321, İstanbul, s.14.
Aycı, Mehmet (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül). “Temmuz Bildirisi”. Yolcu, S.80, Samsun, s.5.
Ayçil, Ali (2016 Eylül). “15 Temmuz”. Dergâh, S.319, İstanbul, s.3.
Aydın, Mehmet Sait (Kasım 2016). “Çember Var Ama Yuvarlağı Kim Çizdi?” Varlık, 2016/11-1310, İstanbul, ss.12-14.
Aydoğan, Erdoğan (2016 Eylül). “Köprüde” . Temmuz, S.1, İstanbul, ss.79-81.
Ayşe Sevim (Eylül-Ekim 2016). “15 Temmuz”. Karabatak, S.28, İstanbul.s.7.
Bakaç, Naman (2016 Ekim-Kasım-Aralık). “15 Temmuz veya Savaşa Giren Kalbin Yarası”. Yolcu, S.81, Samsun, s.22.
Bayıldıran, Sabit Kemal (2016 Eylül-Ekim). “Hilmi Yavuz’a Saygı”. Yasak Meyve, S.82,İstanbul, ss.70-75.
Berkay, Kâzım Özkardaş (Ağustos 2016). “Genelkurmay Önünde Uzun Süren Bir Gece” ”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.43-44.
Beyza, Hale (2016 Ağustos). “Yeni Bir Gün”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.39-40.
Bilsel, Şeref (Eylül 2016). “Zor Zamanda Dil ve Edebiyat”, Varlık, 2016/09-1308, İstanbul. ss.13-16.
Birsaygılı, Peren (2016 Ağustos). “Dile Gel Ey Şehir”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.31-32.
Bozdaş, Hasan (2016 Ağustos) “Cennette Plastik Sanatlar ve Yazı İşleri.” Dergâh, s.318, İstanbul, s.4.
Ceran, Sinan (2016 Ağustos). “Temmuzda Kurşunla Kaynatılmış Binalar Gibi”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.12-13.
Çalışkan, Furkan (Ağustos 2016). “Köprüde Türk Gecesi”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.31-32.
Darnton, Robert (2016 Kasım-Aralık). “Sansür Edebiyatı Nasıl Şekillendirir”. Kitaplık, S.188, İstanbul, ss.59-60.
Değirmenci, Mukadder (2016 Eylül). “Temmuz Direnişinin Kadın Kahramanları” . Temmuz, S.1, İstanbul, ss.76-78.
Demir, Ayhan (Ağustos 2016). “Memleket Meselesi”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.33-34.
Demir, Gökhan Yavuz (Eylül 2016). “Olağan ile Olağanüstünün Kavşağında Edebiyat”, Varlık, 2016/09-1308, İstanbul. ss.4-6.
Demirbaş, Türker Yılmaz (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül). “Kalk ve Kur Kendini Yeniden”. Yolcu, S.80, Samsun, s.11.
Dinç, Mehmet (Ağustos 2016). “Ne Gördük, Ne Öğrendik”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.35-36.
Doğan, Samet (Ağustos 2016). “Beyaz Atletli Kahramanlar”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.26-28.
Elyesa Koytak (2016 Ağustos). “Türkiye En Güzel Ülke, Halk En Büyük Kahraman!”, Fayrap, S.87, İstanbul, ss.7-8.
Emine Batar (Eylül-Ekim 2016). “Kayıtlı Saatler X” Karabatak, S.28, İstanbul.s.20-21.
Emre, Ali (2016 Ağustos). “Bir İftitah Tekbiri Gibi”. Temmuz, S.1, İstanbul, s.10.
Eraslan, Sibel (Ağustos 2016). “Ya-Sin… Vel’l Kur’anil Azim…”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.23-24
Ercan, Enver (Eylül 2016). “Sunu” Varlık,.2016/09-1308, İstanbul. s.1
Ergür, Gökhan (Ağustos 2016). “Taksim’den Türkiye’ye: Kutlu Bir Direniş”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.37-39.
Eroğlu, Ebubekir (Eylül 2016). “Vakanüvisin Notları’ndan 15 Temmuz 2016”, Hece, S.237, Ankara, ss.8-9
Evren, Süreyya (Kasım 2016). “Olağanüstünün Sinsiliği Söz Daralmasının İçinden Otosansürlü Hikâyeler”. Varlık, 2016/11-1310, İstanbul, ss.4-7
Genç, Ayşegül (2016 Eylül). “Ötekinin Atı” . Temmuz, S.1, İstanbul, ss.47-48.
Gültekin, Asım (2016 Ağustos). “Güzel Köprü”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.40-41.
Gürocak, Manolya (Ekim 2016). “Albert Camus’ün Cezayir’i Nasıl Ağlıyorsa”. Hece, S. 238, Ankara, ss.106-109.
Gürocak, Manolya (Eylül 2016). “Türkiye’de Darbe Girişimi ve Dış Basının Kofluğu”. Hece, S.237, Ankara, ss.73-75.
Hamza Bilgü (2016 Ağustos). “Geceyi Onaran Mimar: Halk” Fayrap, S.87, İstanbul, s.14.
Hasan Akay (Eylül-Ekim 2016). “Tuzaklar ve Köpekler”. Karabatak, S.28, İstanbul.s.6.
Hece Dergisi, [http://hece.com.tr/hakkimizda/] [Erişim Tarihi: 19/4/2017]
Hüseyin Akın (Eylül-Ekim 2016). “Kripto” Karabatak, S.28, İstanbul.s.8.
Isparta, İsmail (2016 Ağustos). “Her Şey Tiyatroydu! ”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.33-35.
İsimsiz (Ağustos 2016). “Karanlık Bir Gecede Göğe Ağan Sala Sesleri”. Yedi İklim, S.317, İstanbul.s.1.
İtibar Dergisi, [https://itibardergi.com/hakkimizda/] [Erişim Tarihi: 19/4/2017]
Kaplan, Tuba (Ağustos 2016). “İstiklal Cephesi”. İtibar, S.59, İstanbul, s.42.
Karabudak, Zümrüt (2016 Ekim). “Redd-i İlhak”. Dergah, S.320, İstanbul, s.31.
Karakoç, İrfan (2016 Kasım-Aralık). “Nazım Hikmet Devlet Arşivlerinde” . Kitaplık, S.188, İstanbul, ss.89-94.
Karal, Cevdet (Ekim 2016). “15 Temmuz Akşamı Devrilen Diktatör”. Hece, S. 238, Ankara, ss.95-96
Karatepe, Şükrü (Ekim 2016). “Ordunun Siyasal İşlevi ve Askerî Darbeler”. Hece, S. 238, Ankara, ss.80-86
Kartal, Dilek (2016 Ağustos). “Tekvîr”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.8-9.
Kılıçarslan, İsmail (2016 Ağustos). “Ne Büyüksün ki Kanın Kurtarıyor Tevhidi ya da O Gece Büyük Türk Şiiri”.Temmuz, S.1, İstanbul, ss.29-30.
Koç, Murat (2016 Ağustos). “Sana Armağan Olsun Bütün Güzellikler”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.25-27.
Koparan, Murat (Ağustos 2016). “Şehit Halil Kantarcı”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.29-30.
Koptaş, Rober (Kasım 2016). “Yerimiz de Dar, Yenimiz de Dar –Ne var!” Varlık, 2016/11-1310, İstanbul, ss.8-11.
Kurbanoğlu, Bahadır (2016 Eylül). “O Halk Bu Halk Değil ya da Ebabilleri Gökte Ararken Yerde Bulduk”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.20-23.
Kutlu, Mustafa (2016 Ağustos). “Köprü”. Dergâh, S.318, İstanbul s.32.
Kutlu, Mustafa (2016 Eylül). “Türk”. Dergâh, S.319, İstanbul, s.32.
Küçükçiftçi, Murat (2016 Ağustos). “Yalın, Temiz, Milyonlarla Birlikte”, Fayrap, S.87, İstanbul, ss.9-10.
Meliha Öz (Eylül-Ekim 2016). “Kıyam Et, Direnme!” Karabatak, S.28, İstanbul, s.72-75.
Mesut Bostan (2016 Ağustos). “Türkiye’de Fırınların Saati”, Ağustos 2016, S.87, İstanbul, ss.11-13.
Metin, Ali K. (Ekim 2016). “Şiirimizin Darbelerle İmtihanı”. Hece, S. 238, Ankara, ss.97-101.
Notos Kitap, [http://notoskitap.com/notos-hakkinda/] [Erişim Tarihi. 19/4/2017]
Orhan, Selçuk (Eylül 2016). “İnsan Olmak Krizi Karşısında Edebiyat”, Varlık, 2016/09-1308, İstanbul. ss.7-12.
Orhanoğlu, Hayrettin (2016 Ağustos). “Irmağın Bir Diyeceği Olmalı”. Dergâh, S.318, İstanbul, s.3.
Özdemir, Memduh (Ekim 2016). “Türkiye 15 Temmuz Gecesi Sokaktaydı Çünkü Hakikat Beşten Büyüktü”. Hece, S. 238, Ankara, ss.77-79
Özdenören, Rasim (Ekim 2016). “Önyazı”, Hece, S. 238, Ankara, ss.6-11.
Özdenören, Rasim (Eylül 2016). “O Gece Neler Oldu” Hece, S.237, Ankara, ss.4-7.
Özekinci, Orhan (Ağustos 2016). “Çiçeğe Durdu Türkiye” ”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.45-47.
Özel, Mustafa (2016 Ekim). “İçimizdeki Şeytan”. Dergâh, S.320, İstanbul, s.10.
Özel, Mustafa (2016 Eylül). “Paralel Eylemin Romanı”. Dergâh, S.319, İstanbul, s.10.
Özkan, Emel (Ağustos 2016). “Gitti”. İtibar, S.59, İstanbul, s.30.
Özköse, Âdem (2016 Ağustos). “Bir Halil Destanı”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.36-38.
Özköse, Âdem (2016 Eylül). “Kısıklı’da Kısılamayan Tekbirlerle Direnen Şehir” . Temmuz, S.1, İstanbul, ss.49-50.
Özyurt, Sinan (2016 Eylül. “Yüzler” . Temmuz, S.1, İstanbul, s.34.
Sazkaya, Dursun Ali (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül). “İhanetin On Beş Temmuz’u”. Yolcu, S.80, Samsun, s.10.
Sonsöz, Hande (2016 Kasım-Aralık). “Sesi Kısılan Bir Tür: Roman” . Kitaplık, S.188, İstanbul, ss.79-88.
Soysal, Sabri (2016 Eylül). “Şehit Erkan Pala” . Temmuz, S.1, İstanbul, ss.73-75.
Sönmez, Sevengül (2016 Kasım-Aralık). “Sansürü Aşma Yolları” . Kitaplık, S.188, İstanbul, ss.61-67.
Söylemez, İsmail (2016 Ağustos). “Hayat sekiyorken taşlardan filizlenen direnmiş temmuziyesi”. Temmuz, S.1, İstanbul, s.11.
Sümer, Mehmet (Ekim 2016). “27 Mayıs Darbesi Karşısında İkinci Yeni”, Hece, S. 238, Ankara, ss.102-105.
Süngü, Güray (2016 Ağustos). “Şehadet Parmağı”. Temmuz, S.1, İstanbul, s.28.
Süngü, Güray (2016 Ağustos). “Gece”. İtibar, S.59, İstanbul, s.52.
Sünnetçi, Gürcan (Ağustos 2016). “Vatan yahut Havalimanı”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.48-49.
Şeker, Mehmet (2016 Ağustos ). “Süt Kardeşim Mustafa Cambaz Şehit Oldu”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.20-22.
Şekerci, Hülya (2016 Eylül). “Seni Bekliyorduk Ey Halkım.” Temmuz, S.1, İstanbul, ss.69-70.
Şimşek Remzi (Eylül-Ekim 2016). “15 Temmuz Soruşturması”. Post Öykü, S.26, İstanbul, ss.95-124.
Taşdelen, Vefa (Ekim 2016). “Darbeye Felsefeyle Bakmak”. Hece, S. 238, Ankara, ss.87-94.
Toprak, Nurcan (2016 Eylül). “Dağlara Karşı”. Dergâh, S.319, İstanbul, s.1
Tosun, Necip (Eylül-Ekim 2016). “Öykücünün Günlüğü: Darbe Günleri”. Post Öykü, S.26, İstanbul, ss.83-85
Uçurum, Mustafa (2016 Temmuz-Ağustos-Eylül). “Meydanlar Bizimdir”. Yolcu, S.80, Samsun, s.4.
Ulaş, Raşit (Ağustos 2016). “Akıldan Geçip İmanla Yürüyenlerin Gecesi”. İtibar, S.59, İstanbul, ss.4041.
Yerlikaya, Tuncay (2016 Ağustos). “Temmuzun Türküsü”. Temmuz, S.1, İstanbul, ss.50-51.
1 http://hece.com.tr/hakkimizda/ (Erişim Tarihi: 19/4/2017)
2 https://itibardergi.com/hakkimizda/ (Erişim Tarihi: 19/4/2017)
3 http://notoskitap.com/notos-hakkinda/ (Erişim Tarihi. 19/4/2017)
4 https://tr.wikipedia.org/ (Erişim Tarihi: 19/4/2017)
5 https://tr.wikipedia.org/wiki/Yedi_İklim_Dergisi (Erişim Tarihi: 19/04/2017)

Henüz yorum yapılmamış.